<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Erzincan Haber - Net Haber</title>
    <link>https://www.erzincannet.com</link>
    <description>Erzincan Net İnternet Haber sitesi, Erzincan ve Bölge illerden sizler için haber hizmeti sunar. Bizi takipte kalın. Erzincan Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.erzincannet.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Erzincan Net © 2023. Her hakkı saklıdır. Erzincan Haber</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 10:06:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çukurkuyu’da Sağlık Seferberliği: 115 Vatandaşa Yerinde Hizmet Ulaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/cukurkuyuda-saglik-seferberligi-115-vatandasa-yerinde-hizmet-ulastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/cukurkuyuda-saglik-seferberligi-115-vatandasa-yerinde-hizmet-ulastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın Çukurkuyu Bulutlu Mahallesi’nde gerçekleştirilen saha çalışmasında 115 vatandaşa sağlık, psikososyal destek ve danışmanlık hizmeti sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın Çukurkuyu Bulutlu Mahallesi’nde gerçekleştirilen saha çalışmasında 115 vatandaşa sağlık, psikososyal destek ve danışmanlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Erzincan’da vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla yürütülen saha çalışmaları devam ediyor. Sağlıklı Hayat Merkezi ekipleri, Çukurkuyu Bulutlu Mahallesi’nde kapsamlı bir sağlık organizasyonu gerçekleştirerek çok sayıda vatandaşa yerinde hizmet ulaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahalle muhtarının desteğiyle düzenlenen çalışmada vatandaşlara kanser taramasından ağız ve diş sağlığına, psikolojik danışmanlıktan fizyoterapiye kadar farklı alanlarda hizmet verildi.</p>

<h3>Kanser taramalarında önemli çalışma</h3>

<p>Saha organizasyonunda KETEM birimi tarafından 65 vatandaşa kanser taramaları ve farkındalık eğitimleri gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında 14 kişiden HPV testi alınırken, 10 vatandaşa GGK kiti dağıtıldı. Ayrıca 8 kişi mamografi çekimi için Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirilerek sağlık kontrollerinin devam etmesi sağlandı.</p>

<h3>Ağız ve diş sağlığı için tarama yapıldı</h3>

<p>Diş Hekimi Duygu Korkmaz Demirel tarafından 65 vatandaşa ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirme yapıldı. Muayene için onam veren 49 kişinin dental muayenesi gerçekleştirilirken, gerekli görülen durumlarda vatandaşlar uygun tedavi birimlerine yönlendirildi.</p>

<h3>Psikososyal destek de sağlandı</h3>

<p>Saha çalışmasının önemli başlıklarından biri de psikososyal destek oldu. Sosyal çalışmacı Bayram Çeçan tarafından 64 vatandaşa sosyo-ekonomik konularda danışmanlık verilirken, aile danışmanlığı ve aile içi şiddet risklerine yönelik değerlendirmeler gerçekleştirildi.</p>

<p>Psikolog Zeynep Suude Bülbül ise 64 vatandaşa psikososyal tarama uyguladı. İhtiyaç duyulan durumlarda vatandaşların psikiyatri ve aile danışmanlığı hizmetlerinden yararlanabilmesi için gerekli yönlendirmeler yapıldı.</p>

<h3>Çocukların gelişimleri de değerlendirildi</h3>

<p>Çocuk Gelişimcisi Ayça Kanat Yarım tarafından 0-42 ay arasındaki 3 çocuğun gelişimsel değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca 4-18 yaş grubundaki 16 çocuğun okul yaşamı, ekran kullanımı ve akran ilişkileri değerlendirildi.</p>

<p>Çalışma kapsamında 13 anneye de ebeveyn danışmanlığı desteği sunuldu.</p>

<h3>Fizyoterapi ve beslenme danışmanlığı</h3>

<p>Fizyoterapist M. Atay Erükcü tarafından 64 vatandaşa postür eğitimi verildi. Çocuklarda skolyoz açısından değerlendirmeler yapılırken yetişkinler için ihtiyaçlarına uygun bölgesel ev egzersizleri planlandı.</p>

<p>Diyetisyen Ebru Tekin Orhan ise 38 kişinin boy ve kilo ölçümlerini gerçekleştirerek beden kitle indekslerini hesapladı. Vatandaşlara sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü konusunda bilgi verilirken, ayrıntılı tetkik ve takip gerektiren kişiler Sağlıklı Hayat Merkezi’ne davet edildi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Sedat Korul da programın açılışında yaptığı bilgilendirmeyle vatandaşlara saha çalışmasında sunulan hizmetler hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Yetkililer, koruyucu sağlık hizmetlerinin vatandaşların yaşadığı bölgelere ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, benzer saha çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Çukurkuyu Bulutlu Mahallesi’nde gerçekleştirilen organizasyon, sağlık hizmetlerinin yalnızca hastanelerde değil, vatandaşların yaşadığı mahallelerde de doğrudan sunulabileceğini ortaya koyan kapsamlı bir çalışma olarak dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK, VİDEO HABER</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/cukurkuyuda-saglik-seferberligi-115-vatandasa-yerinde-hizmet-ulastirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 02:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/08/saglik-hayat-merkezi.jpg" type="image/jpeg" length="28298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geceleri Uyumakta Zorlananlar Dikkat! Kaliteli Uykunun Şifreleri Tek Tek Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/geceleri-uyumakta-zorlananlar-dikkat-kaliteli-uykunun-sifreleri-tek-tek-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/geceleri-uyumakta-zorlananlar-dikkat-kaliteli-uykunun-sifreleri-tek-tek-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’da Ulalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, kaliteli uykunun sağlıklı yaşam üzerindeki önemine dikkat çekerek, gece uykuya dalamayan, sık uyanan veya sabahları yorgun kalkan vatandaşlar için önemli önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da Ulalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, kaliteli uykunun sağlıklı yaşam üzerindeki önemine dikkat çekerek, gece uykuya dalamayan, sık uyanan veya sabahları yorgun kalkan vatandaşlar için önemli önerilerde bulundu.</p>

<p><img alt="Dr. Mahmut Yılmaz" height="644" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/dr-mahmut-yilmaz.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Yılmaz, uzun süren uyku problemlerinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bazı durumlarda altta yatan farklı sağlık sorunlarının araştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku, insan vücudunun gün içerisinde harcadığı enerjiyi yeniden topladığı, beynin dinlendiği ve organizmanın kendisini yenilediği temel süreçlerden biri olarak öne çıkıyor. Buna rağmen günlük hayatın yoğunluğu, stres, teknolojik cihazların yaygın kullanımı, düzensiz çalışma saatleri ve bazı sağlık sorunları nedeniyle birçok kişi kaliteli uyku konusunda problem yaşayabiliyor.</p>

<p>Ulalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, özellikle “yatağa girdiğim halde uyuyamıyorum”, “gece sürekli uyanıyorum” ve “sabah kalktığımda dinlenmiş hissetmiyorum” şeklindeki şikâyetlerin toplumda oldukça sık görüldüğüne dikkat çekti.</p>

<p>Yılmaz, uykusuzluğun yalnızca geceleri yaşanan bir sorun olmadığını, uyku kalitesindeki bozulmanın kişinin gün içerisindeki enerjisinden dikkat ve konsantrasyonuna, ruh halinden genel sağlık durumuna kadar birçok alanı etkileyebildiğini belirtti.</p>

<h2>Uyku Sadece Dinlenmekten İbaret Değil</h2>

<p>İnsan vücudu uyku sırasında gün içerisinde oluşan fiziksel ve zihinsel yorgunluğun ardından kendisini toparlama fırsatı buluyor. Beynin gün içerisinde edinilen bilgileri işlemesi ve hafızanın desteklenmesi açısından da kaliteli uyku büyük önem taşıyor.</p>

<p>Uyku düzeninin sürekli bozulması ise kişinin ertesi gün kendisini yorgun, isteksiz ve dikkat dağınıklığı yaşar halde hissetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle uyku problemlerinin geçici olduğu durumlarla uzun süre devam eden sorunların birbirinden ayrılması gerekiyor.</p>

<p>Dr. Yılmaz, uyku ihtiyacının herkes için aynı olmadığını, özellikle yaş gruplarına göre hem ihtiyaç duyulan uyku süresinin hem de uykusuzluğun nedenlerinin değişebildiğini vurguladı.</p>

<h2>Çocuklarda Ekran Kullanımı Uyku Düzenini Bozabiliyor</h2>

<p>Çocukluk döneminde düzenli uyku, fiziksel ve zihinsel gelişimin önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor. Okul çağındaki çocukların genellikle daha uzun süre uykuya ihtiyaç duyduğunu belirten Yılmaz, bu yaş grubunda yaşanan uyku sorunlarının birçok farklı nedenden kaynaklanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Çocuklarda gelişim dönemleri, yatma saatlerinin düzensiz olması, karanlık korkusu ve okul kaynaklı kaygılar uykuya geçişi zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Bunun yanında özellikle yatmadan hemen önce televizyon, tablet ve cep telefonu gibi ekranların kullanılması da uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle çocukların uyku saatlerinin mümkün olduğunca düzenli hale getirilmesi, yatmadan önce sakin bir ortam oluşturulması ve elektronik cihaz kullanımının sınırlandırılması öneriliyor.</p>

<h2>Ergenlerde Biyolojik Saat Değişiyor</h2>

<p>Ergenlik döneminde uyku düzeni farklı bir seyir izleyebiliyor. Bu dönemde biyolojik saatin doğal olarak daha geç saatlerde uyumaya ve daha geç uyanmaya eğilim gösterebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak okul programı, sınavlar, sosyal çevre, gelecek kaygısı ve gece geç saatlere kadar devam eden sosyal medya kullanımı bu değişimi daha da belirgin hale getirebiliyor.</p>

<p>Özellikle gece yatağa girildiğinde uzun süre telefonla vakit geçirilmesi, kişinin uyku saatini farkında olmadan geciktirebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, gençlerin uyku düzenini koruyabilmesi için yatmadan önce telefon ve bilgisayar kullanımını azaltmasının, düzenli uyku saatleri oluşturmasının ve gün içerisinde yeterli fiziksel aktivite yapmasının önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Yetişkinlerde Stres ve Kafein Öne Çıkıyor</h2>

<p>Çalışma çağındaki yetişkinlerde ise uykusuzluğun nedenleri daha farklı olabiliyor.</p>

<p>İş yoğunluğu, ekonomik kaygılar, günlük yaşamın stresi, düzensiz beslenme ve hareketsizlik uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Bunun yanında özellikle akşam saatlerinde tüketilen yoğun miktarda çay ve kahve de bazı kişilerde uykuya geçişi zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Kadınlarda gebelik ve menopoz döneminde meydana gelen hormonal değişikliklerin de uyku düzeninde bozulmalara yol açabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle uyku problemi yaşayan kişilerin yalnızca gece alışkanlıklarını değil, gün içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri ve genel yaşam düzenini de gözden geçirmesi gerekiyor.</p>

<h2>İleri Yaşlarda Uyku Daha Sık Bölünebiliyor</h2>

<p>65 yaş ve üzerindeki kişilerde uyku yapısının yaşla birlikte değişebildiği belirtiliyor. İlerleyen yaşlarda derin uyku süresinin azalması nedeniyle gece uykusu daha parçalı hale gelebiliyor.</p>

<p>Gece sık idrara kalkmak, eklem ve kemik ağrıları, bazı kalp ve akciğer hastalıkları, huzursuz bacaklar ve uyku apnesi gibi sorunlar yaşlı bireylerin uyku kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor.</p>

<p>Ayrıca birden fazla ilaç kullanan kişilerde ilaçların uyku düzeni üzerindeki olası etkilerinin de hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h2>Kaliteli Uyku İçin İlk Adım: Düzenli Saatler</h2>

<p>Dr. Mahmut Yılmaz, uyku problemi yaşayan kişilerin öncelikle günlük alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini belirterek, uyku hijyeninin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Buna göre her gün mümkün olduğunca aynı saatte yatmak ve aynı saatte uyanmak, vücudun biyolojik ritminin düzenlenmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Hafta sonlarında uyku saatlerinin tamamen değiştirilmesi de bazı kişilerde pazartesi günü yeniden uyku düzenine geçişi zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca hafta içi değil, hafta sonlarında da mümkün olduğunca benzer bir uyku-uyanma düzeninin korunması tavsiye ediliyor.</p>

<h2>Yatak Odasının Ortamı da Önem Taşıyor</h2>

<p>Kaliteli uyku için yalnızca yatağın rahat olması yeterli olmayabiliyor. Yatak odasının da uykuya uygun hale getirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Sessiz, karanlık ve serin bir ortamın uykuya geçişi kolaylaştırabileceği belirtilirken, odanın aşırı sıcak veya gürültülü olması gece boyunca uyanmalara neden olabiliyor.</p>

<p>Ayrıca yatak odasının mümkün olduğunca uyku ile ilişkilendirilmesi öneriliyor.</p>

<p>Yatakta uzun süre televizyon izlemek, telefon kullanmak, bilgisayarda çalışmak veya başka işlerle uğraşmak beynin yatağı uyku yerine uyanıklıkla ilişkilendirmesine neden olabiliyor.</p>

<h2>Yatmadan Önce Ekranlara Ara Verin</h2>

<p>Cep telefonları, tabletler, bilgisayarlar ve televizyonlar modern yaşamın vazgeçilmez araçları haline gelirken, gece saatlerinde yoğun ekran kullanımı uyku düzeni açısından sorun oluşturabiliyor.</p>

<p>Dr. Yılmaz, mümkün olduğunca yatmadan yaklaşık bir saat önce ekran kullanımının bırakılmasını öneriyor.</p>

<p>Bu süre içerisinde daha sakin aktiviteler yapılması, ışığın azaltılması ve kişinin kendisini uykuya hazırlaması daha uygun bir uyku rutininin oluşmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<h2>Akşam Yemeğinin Saatine Dikkat</h2>

<p>Gece uykusunun kalitesini etkileyen faktörlerden biri de beslenme alışkanlıkları.</p>

<p>Özellikle yatmaya kısa süre kala ağır ve yağlı yemekler tüketmek, sindirim sistemi üzerindeki yükü artırarak kişinin rahat uyumasını zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ağır yemeklerin uyku saatinden birkaç saat önce tamamlanması öneriliyor.</p>

<p>Kahve ve koyu çay gibi kafein içeren içeceklerin de özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde sınırlandırılması, kafeine duyarlı kişiler açısından faydalı olabilir.</p>

<h2>Gün İçinde Hareket Edin, Ancak Gece Ağır Spor Yapmayın</h2>

<p>Düzenli fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından olduğu gibi uyku düzeni açısından da önemli olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Gün içerisinde yürüyüş yapmak ve uygun düzeyde egzersiz gerçekleştirmek, kişinin gün sonunda daha rahat gevşemesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Bununla birlikte ağır ve yoğun egzersizlerin uyku saatine çok yakın yapılması bazı kişilerde tam tersine uyanıklığı artırabileceğinden, egzersiz zamanının buna göre planlanması öneriliyor.</p>

<h2>Uyuyamıyorsanız Saatlerce Yatakta Beklemeyin</h2>

<p>Uyku problemi yaşayanların sık yaptığı hatalardan biri, uyuyamadığı halde uzun süre yatakta kalmaya devam etmek.</p>

<p>Dr. Yılmaz, yaklaşık 20-30 dakika içerisinde uykuya dalamayan kişilerin yataktan kalkarak loş ışıklı bir ortamda sakin bir aktivite yapabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Kitap okumak veya sakin bir müzik dinlemek gibi rahatlatıcı aktivitelerin ardından uykunun yeniden gelmesi beklenebilir. Kişi uykulu hissettiğinde tekrar yatağa dönmelidir.</p>

<p>Bu yaklaşım, yatağın uzun süre uyanık kalınan bir alan haline gelmesini önlemeyi amaçlıyor.</p>

<h2>Her Uykusuzluk Aynı Değil</h2>

<p>Stresli bir dönem, seyahat, günlük rutinin değişmesi veya geçici bir yaşam olayı nedeniyle birkaç gece uyku problemi yaşanması ile uzun süre devam eden uykusuzluğun birbirinden ayrılması gerekiyor.</p>

<p>Geçici uyku sorunlarında yaşam tarzının düzenlenmesiyle şikâyetler azalabilirken, uzun süre devam eden ve günlük hayatı etkileyen problemlerde tıbbi değerlendirme gerekebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle haftada birden fazla kez ortaya çıkan ve uzun süre devam eden uyku problemleri ihmal edilmemeli.</p>

<h2>Horlama ve Nefes Kesilmesi Varsa Dikkat!</h2>

<p>Gece yüksek sesle horlama, uykuda nefesin kesilmesi, boğulma veya nefes alamama hissiyle uyanma gibi belirtiler uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gereken önemli işaretler arasında bulunuyor.</p>

<p>Uyku sırasında solunumun tekrarlayan şekilde bozulması yalnızca gece uykusunu etkilemekle kalmayıp gündüz aşırı uyku hali ve dikkat sorunlarına da neden olabiliyor.</p>

<p>Bu tür belirtileri bulunan kişilerin kendi kendine çözüm aramak yerine bir hekime başvurması önem taşıyor.</p>

<h2>Bacaklardaki Huzursuzluk da Uykuyu Bölebilir</h2>

<p>Bazı kişiler yatağa uzandığında bacaklarında hareket ettirme ihtiyacı, karıncalanma, çekilme veya tarif edilmesi zor bir rahatsızlık hissedebiliyor.</p>

<p>Bu belirtiler kişinin uykuya dalmasını zorlaştırabileceği gibi gece boyunca uykunun bölünmesine de neden olabiliyor.</p>

<p>Özellikle şikâyetlerin düzenli şekilde tekrarlaması halinde aile hekimi tarafından değerlendirme yapılması öneriliyor.</p>

<h2>Gün İçinde Uyuklamak Ciddiye Alınmalı</h2>

<p>Yeterince uyuduğunu düşündüğü halde gün içerisinde sürekli uyuklayan, işine odaklanmakta zorlanan veya araç kullanırken gözleri kapanan kişilerin de bu durumu hafife almaması gerekiyor.</p>

<p>Özellikle araç kullanırken ortaya çıkan aşırı uyku hali ciddi güvenlik riski oluşturabileceğinden, bu tür belirtiler yaşayan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.</p>

<h2>Aile Hekimleri Uykusuzluğun Nedenini Araştırıyor</h2>

<p>Dr. Mahmut Yılmaz, aile hekimlerinin uyku problemiyle başvuran hastalarda öncelikle kişinin yaşam tarzını, uyku alışkanlıklarını, mevcut hastalıklarını ve kullandığı ilaçları değerlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Gerekli görülen durumlarda bazı kan tetkikleriyle kişinin genel sağlık durumu hakkında bilgi edinilebiliyor. Uykusuzluğa eşlik edebilecek farklı sağlık problemlerinin araştırılması ve mevcut kronik hastalıkların kontrol edilmesi de değerlendirme sürecinin bir parçası olabiliyor.</p>

<p>Sorunun niteliğine göre hastanın ilgili uzmanlık alanına veya uyku konusunda ileri değerlendirme yapılabilecek merkezlere yönlendirilmesi de mümkün olabiliyor.</p>

<h2>“Komşu Tavsiyesiyle Uyku İlacı Kullanmayın”</h2>

<p>Uzmanların özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de doktor önerisi olmadan uyku ilacı kullanılmaması.</p>

<p>Uykusuzluğun nedenini araştırmadan kullanılan ilaçların yalnızca belirtileri baskılayabileceği, bazı ilaçların ise bağımlılık ve farklı yan etki riskleri taşıyabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uyku problemi yaşayan kişilerin çevresinden duyduğu ilaçları kullanmak yerine öncelikle aile hekimine başvurması gerekiyor.</p>

<h2>Sağlıklı Uyku İçin Küçük Değişiklikler Büyük Fark Oluşturabilir</h2>

<p>Kaliteli bir uyku için her zaman karmaşık yöntemlere ihtiyaç duyulmadığına dikkat çekiliyor. Düzenli yatıp kalkmak, yatmadan önce telefon ve televizyon kullanımını azaltmak, akşam saatlerinde kafeini sınırlamak, gün içerisinde hareket etmek ve uygun bir yatak odası ortamı oluşturmak uyku düzeninin desteklenmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak bütün bu önlemlere rağmen uykusuzluk devam ediyorsa sorunun altında yatan nedenin araştırılması gerekiyor.</p>

<p>Dr. Mahmut Yılmaz, sağlıklı uykunun yalnızca gece geçirilen saatlerden ibaret olmadığını, kaliteli uykunun kişinin genel sağlığının önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, uzun süren veya günlük yaşamı etkileyen uyku problemlerinin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzmanların mesajı net: Uykusuzluğu kader olarak görmeyin, gelişigüzel ilaç kullanmayın ve vücudunuzun verdiği uyarıları göz ardı etmeyin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/geceleri-uyumakta-zorlananlar-dikkat-kaliteli-uykunun-sifreleri-tek-tek-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/08/geceleri-uyumakta-zorlananlar-dikkat-kaliteli-uykunun-sifreleri-tek-tek-aciklandi.png" type="image/jpeg" length="99320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan’da Diş Hekiminden Ebeveynlere Kritik Uyarı!]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’da  Diş Hekimi Sena Nur Parlak, çocuk ve yetişkinlerde ağız ve diş sağlığı konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimi Sena Nur Parlak, çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için erken yaşta bakım alışkanlığı kazandırılması gerektiğini belirterek, “Nasıl olsa düşecek” düşüncesiyle süt dişlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle süt dişlerinin sağlıklı şekilde korunmasının çocukların genel yaşam konforu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Parlak, ebeveynlere düzenli bakım ve kontrol çağrısı yaptı.</p>

<p><img alt="Erzincan’da Diş Hekiminden Ebeveynlere Kritik Uyarı" height="338" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/08/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Parlak, çocuklarda ilk süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte ağız bakımının başlaması gerektiğini belirterek, başlangıçta temiz bir gazlı bez veya çocuklara uygun diş fırçalarının kullanılabileceğini ifade etti. Çocuğun yaşına uygun diş macunu ve fırçayla bakımın ilerleyen dönemlerde de ebeveyn gözetiminde sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>“Süt dişleri nasıl olsa düşer” düşüncesi yanlış</h3>

<p>Toplumda yaygın olarak görülen “Süt dişleri zaten düşecek” anlayışının doğru olmadığını vurgulayan Parlak, süt dişlerinde meydana gelen problemlerin çocukların günlük hayatını doğrudan etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>Tedavi edilmeyen süt dişlerindeki sorunların çocuğun beslenmesini, uykusunu ve yaşam konforunu olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Parlak, aynı zamanda süt dişlerinin altında gelişen kalıcı dişlerin sağlıklı şekilde ağız ortamına ulaşması açısından da bu dişlerin korunmasının önemli olduğunu kaydetti.</p>

<h3>Günde iki kez diş fırçalama önerisi</h3>

<p>Çocukların dişlerini günde en az iki kez fırçalaması gerektiğini belirten Parlak, beslenme alışkanlıklarının da ağız sağlığında belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerin mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğine dikkat çeken Parlak, bu tür ürünlerin tüketilmesinin ardından ağız temizliğine özen gösterilmesini önerdi.</p>

<h3>Yetişkinlerde yalnızca fırçalama yeterli değil</h3>

<p><img alt="Erzincan’da Diş Hekiminden Ebeveynlere Kritik Uyarı2" height="338" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/08/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Ağız bakımının yetişkinlik döneminde de düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Parlak, dişlerin günde iki kez, yaklaşık iki-üç dakika boyunca fırçalanmasını tavsiye etti.</p>

<p>Fazla ve yanlış diş fırçalamanın diş yüzeylerinde aşınmaya yol açabileceği uyarısında bulunan Parlak, kişinin ağız yapısına uygun florlu diş macunu kullanılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Diş fırçasının ulaşamadığı bölgeler için ise diş ipi veya uygun ara yüz fırçalarının kullanılmasını öneren Parlak, diş aralarının en az günde bir kez temizlenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3>Tedavi edilmeyen çürük diş kaybına kadar ilerleyebilir</h3>

<p>Düzenli ağız bakımının ihmal edilmesi halinde hem çocuklarda hem de yetişkinlerde diş çürükleri ve diş eti problemlerinin ortaya çıkabileceğini aktaran Parlak, ilerleyen çürüklerin diş kaybına kadar gidebileceğini söyledi.</p>

<p>Diş eti sağlığının da genel sağlık açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Parlak, ağız içerisindeki iltihabi durumların sistemik sağlıkla ilişkili olabileceğine dikkat çekerek, sorunların büyümeden kontrol altına alınmasının önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İmplant tedavisinde erken başvuru avantaj sağlıyor</h3>

<p>Diş kaybı yaşayan hastalar için implant tedavisinin günümüzde yaygın olarak uygulanan seçeneklerden biri olduğunu ifade eden Parlak, uygun kemik yapısına ve genel sağlık koşullarına sahip yetişkin hastalarda implant tedavisinin değerlendirilebildiğini belirtti.</p>

<p>Diş çekiminin ardından implant planlayan hastaların uzun süre beklemeden diş hekimine başvurmasının önemli olduğunu söyleyen Parlak, çekim bölgesindeki kemik yapısının korunmasının tedavi planlamasında avantaj sağladığını ifade etti.</p>

<p>Diş kaybının üzerinden uzun yıllar geçmiş hastalarda ise kemik miktarının yeterli olmayabileceğini belirten Parlak, gerekli durumlarda kemik grefti veya kemik tozu olarak bilinen materyaller kullanılarak implant tedavisine uygun altyapının oluşturulabildiğini aktardı.</p>

<p>Diş hekimi Sena Nur Parlak, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ağız ve diş sağlığının korunmasında en önemli adımın sorun ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak yerine düzenli bakım ve kontrolleri alışkanlık haline getirmek olduğunu vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK, VİDEO HABER</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/08/erzincanda-dis-hekiminden-ebeveynlere-kritik-uyari.png" type="image/jpeg" length="59743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk Şurupları Ne Kadar Süre Kullanılmalı? Uzmanından Ailelere Önemli Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/cocuk-suruplari-ne-kadar-sure-kullanilmali-uzmanindan-ailelere-onemli-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/cocuk-suruplari-ne-kadar-sure-kullanilmali-uzmanindan-ailelere-onemli-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi hekimi Dr. Mahmut Yılmaz, çocuklarda kullanılan şurup ve süspansiyonlarda son kullanma tarihi ile açıldıktan sonraki kullanım süresinin farklı olduğuna dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk sağlığında en sık kullanılan şurup gruplarını, açıldıktan sonra kaç gün/ay kullanılabileceklerini ve bozulmasalar dahi etken maddesi bozularak etkisi azalan (veya tehlikeli hale gelen) ilaç gruplarının detayları aşşağıda belirtildi.</p>

<p>İlaç Gruplarına Göre Açıldıktan Sonra Kullanım Süreleri</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">A. Toz Halinde Satılıp Suyla Hazırlanan Antibiyotikler (En Hassas Grup)</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ilaçlar eczaneden toz halinde alınır ve su eklenerek süspansiyon hazırlanır. Su eklendiği andan itibaren kimyasal bozulma süreci başlar.</p>

<p>Kullanım Süresi: Oda sıcaklığında veya buzdolabında genellikle 7 ila 14 gün.</p>

<p>Amoksisilin / Klavulanik Asit (Klamoks, Augmentin vb.): Su ile karıştırıldıktan sonra buzdolabında (2-8°C) saklanmalı ve en geç 7-10 gün içinde tüketilmelidir. 10 günü geçtiğinde etken madde hızla çöker ve bakterilere karşı etkisini kaybeder.</p>

<p>Azitromisin (Zitromax vb.): Genellikle oda sıcaklığında saklanır ve 5 gün sonra atılmalıdır.</p>

<p>B. Ateş Düşürücü ve Ağrı Kesiciler</p>

<p>Hazır likit formda olan bu şuruplar toz antibiyotiklere göre daha dayanıklıdır ancak kapak açıldıktan sonra koruyucu maddelerin etkisi azalır.</p>

<p>Kullanım Süresi: Açıldıktan sonra ideal olarak 3 ila 6 ay içinde tüketilmelidir.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Önemli Örnekler:</span></strong></p>

<p>Parasetamol (Calpol, Tylol, Paraketen vb.): Açıldıktan sonra oda sıcaklığında (25°C altında) 3 ila 6 ay stabil kalır. Buzdolabına konulmamalıdır (kristalleşebilir).</p>

<p>İbuprofen (Dolven, Pedifen, İbufen vb.): Açıldıktan sonra 3 ila 6 ay kullanılabilir.</p>

<p>C. Soğuk Algınlığı, Öksürük ve Allerji Şurupları</p>

<p>Kullanım Süresi: Açıldıktan sonra genellikle 3 ila 6 ay.</p>

<p>Antihistaminikler (Allerset, Zyrtec vb.): Işığa karşı duyarlıdır. Kapak açıldıktan sonra 6 ay içinde kullanılmalıdır.</p>

<p>Öksürük ve Balgam Sökücüler (Prospan, Asist vb.): Çoğu bitkisel veya sentetik öksürük şurubu açıldıktan sonra 3-6 ay dayanır.</p>

<p>D. Kortizonlu Şuruplar (Örn: Dekort, Prednol)</p>

<p>Kullanım Süresi: Açıldıktan sonra 1 ay (30 gün) içinde tüketilmelidir. Kortizon molekülleri oksijenle temas ettikçe çok hızlı reaktif hale gelir veya etkinliğini kaybeder.</p>

<p>Bozulmasa Dahi Etkisi Azalan Veya Riski Artan İlaçlar</p>

<p>Bazı şuruplarda renk, koku veya kıvam değişimi olmasa dahi ilaç kimyasal olarak gücünü kaybeder veya toksik hale gelebilir:</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Reconstitution (Suyla Hazırlanan) Antibiyotikler</span></strong></p>

<p>Neden Etkisi Azalır? Su molekülleri antibiyotik moleküllerini zamanla hidrolize uğratır (parçalar). 14. günden sonra görünüşü hiç değişmese bile çocuğa verdiğiniz doz artık bakteriyi öldürecek seviyede değildir. Bu durum hem tedavi başarısızlığına hem de bakteriyel direnç gelişmesine yol açar.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Parasetamol ve İbuprofen Grupları</span></strong></p>

<p>Neden Etkisi Azalır? Şurubun içindeki etken madde çökelebilir veya oksitlenebilir. Çocuğun ateşi 39°C'ye çıktığında verdiğiniz "tarihi geçmiş/açık kalmış" parasetamol ateşi düşürmez, çünkü etken madde dozu yarı yarıya düşmüştür.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Şeker/Şurup Bazlı Tüm Şuruplar (Bakteriyel Üreme Riski)</span></strong></p>

<p>Çoğu çocuk şurubu tadı güzel olsun diye yüksek oranda fruktoz/sakkaroz içerir. Kapak açıldığında içeri giren hava ve kaşık temasından bulaşan mikroorganizmalar bu şekerli ortamda hızla ürer. Şurubun etken maddesi bozulmasa bile çocukta mide-bağırsak enfeksiyonuna (ishal, kusma) neden olabilir.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Şurubun Bozulduğu Nasıl Anlaşılır?</span></strong></p>

<p>İlacın süresi dolmamış olsa bile şu belirtileri görüyorsanız kesinlikle kullanmayınız:</p>

<p>Çökelti ve Faz Ayrışması: Şurubu çalkalamanıza rağmen dipteki tortu çözünmüyorsa veya üstte yağ/su katmanı oluşmuşsa.</p>

<p>Renk Değişimi: Özellikle parasetamol ve antibiyotiklerde sararma, koyulaşma.</p>

<p>Kristalleşme: Şişe ağzında veya içinde şeker kristallerinden ziyade sert tuz kristalleri oluşmuşsa.</p>

<p>Koku ve Tad Değişimi: Ekşimsi, keskin veya normalinden farklı bir koku.</p>

<p>Altın Kural: Bir çocuk şurubunu açtığınız gün, kutunun veya şişenin üzerine tükenmez kalemle açılış tarihini (Örn: 10.08.2026) mutlaka yazın.</p>

<p>Şüpheli durumlarda veya kronik hastalıklarda doktorunuza ya da eczacınıza danışmayı ihmal etmeyin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/cocuk-suruplari-ne-kadar-sure-kullanilmali-uzmanindan-ailelere-onemli-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/08/cocuk-suruplari-ne-kadar-sure-kullanilmali-uzmanindan-ailelere-onemli-uyarilar.png" type="image/jpeg" length="28246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Neden Artıyor? Gerçekler ve Yanılgılar]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/kanser-neden-artiyor-gercekler-ve-yanilgilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/kanser-neden-artiyor-gercekler-ve-yanilgilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her geçen gün daha fazla kanser vakası duyuyoruz. Peki bunun nedeni gerçekten kanserin artması mı, yoksa daha iyi tanı koyabiliyor olmamız mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde "Çevremizde neden bu kadar çok kanser vakası duymaya başladık?" sorusu hemen her evde, her sohbet ortamında sıkça dile getiriliyor.</p>

<p>Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi aile hekimi olan Dr. Mahmut Yılmaz Kanser'in artış nedeni ve korunmak için neler yapılabileceğini  tek tek anlattı.</p>

<p>Yılmaz:" Ulalar Aile Sağlığı Merkezi’nde hastalar ile yaptığımız görüşmelerde de sıkça karşılaştığımız bu durum, hem bireysel endişelerimizi hem de toplum sağlığı yaklaşımlarımızı doğrudan ilgilendiriyor.</p>

<p>Kanser oranlarındaki bu görünür artış tek bir sebebe dayanmıyor; aksine, modern yaşamın getirdiği tıp alanındaki gelişmeler ile çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin karmaşık bir birleşiminden kaynaklanıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Tıp Gelişti, Tanı Olanakları Artıyor</span></strong></p>

<p>Geçmiş yıllarda "sebebi bilinmeyen hastalıklar" veya "yaşlılığa bağlı vefatlar" olarak kaydedilen pek çok durum, günümüzde gelişen görüntüleme sistemleri, biyokimyasal testler ve genetik taramalar sayesinde henüz başlangıç aşamasındayken teşhis edilebiliyor.</p>

<p>Vakaların bir kısmı aslında yeni ortaya çıkmış değil; daha erken ve daha doğru tanı konulabilir hale gelmiş durumda.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Yaşlanan Nüfus Faktörü</span></strong></p>

<p>Kanser, temelde hücrelerin bölünme ve yenilenme mekanizmasındaki bozulmalarla ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe hücrelerin kendini onarma kapasitesi azalır ve mutasyon birikimi artar.</p>

<p>Dünya genelinde ve ülkemizde ortalama yaşam süresinin uzaması, doğal olarak kronik hastalıklar ve kanser görülme sıklığını da istatistiksel olarak üst sıralara taşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Değişen Yaşam Tarzı ve Beslenme</span></strong></p>

<p>Modern şehir hayatı, beslenme alışkanlıklarımızı radikal biçimde değiştirdi:</p>

<p>İşlenmiş Gıdalar: Katkı maddeleri yüksek, ultra işlenmiş gıdaların tüketimi arttı.</p>

<p>Hareketsizlik ve Obezite: Masa başı işler ve azalan fiziksel aktivite, obezite oranlarını yükseltti. Obezitenin birçok kanser türü (özellikle meme, kolon ve rahim kanseri) için doğrudan risk faktörü olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.</p>

<p>Tütün ve Alkol Kullanımı: Akciğer başta olmak üzere pek çok kanser türünün en temel ve önlenebilir nedeni olmaya devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Çevresel Faktörler ve Kimyasallar</span></strong></p>

<p>Sanayileşme ile birlikte soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve temas ettiğimiz toprak değişti. Hava kirliliği, plastik türevleri, gıdalardaki tarım ilacı (pestisit) kalıntıları ve günlük yaşamda maruz kaldığımız radyasyon/kimyasallar hücresel düzeyde stresi artırarak risk oluşturuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Sürekli Stres ve Uyku Düzeninin Bozulması</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik stres ve yetersiz uyku, bağışıklık sisteminin "hatalı hücreleri tespit edip yok etme" mekanizmasını zayıflatır.</p>

<p>Güçlü bir bağışıklık sistemi, kanserleşme eğilimindeki hücreleri henüz başlangıçta ortadan kaldıran en büyük savunma hattımızdır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Korunmak İçin Ne Yapabiliriz?</span></strong></p>

<p>Risk faktörlerinin tamamını ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, önlenebilir riskleri en aza indirmek elimizdedir:</p>

<p>Akdeniz tipi beslenmeye geçin: Taze sebze, meyve, lifli gıdalar ve sağlıklı yağları tercih edin.</p>

<p>Harekete geçin: Haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüş veya egzersiz yapın.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">"Tütün ürünlerinden uzak durun"</span></strong></p>

<p>Taramalarınızı aksatmayın: Aile Sağlığı Merkezimizde uygulanan Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kapsamındaki rahim ağzı, meme ve kolon kanseri tarama programlarına düzenli olarak katılın.</p>

<p>Erken tanı, hayat kurtarır. Aile hekiminiz olarak sağlıklı günler dilerim.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/kanser-neden-artiyor-gercekler-ve-yanilgilar</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/08/kanser-neden-artiyor-gercekler-ve-yanilgilar.png" type="image/jpeg" length="45818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Kalmanın Sırrı Pahalı Tedavilerde Değil, Hücre Sağlığında]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/genc-kalmanin-sirri-pahali-tedavilerde-degil-hucre-sagliginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/genc-kalmanin-sirri-pahali-tedavilerde-degil-hucre-sagliginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, yaşlanmanın yalnızca takvim yaşıyla ilgili olmadığını belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hücresel düzeyde yaşlanmayı yavaşlatabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihi boyunca "gençlik çeşmesi" arayışı devam etmiştir. Ancak modern tıp ve biyomoleküler araştırmalar bize göstermektedir ki; yaşlanma yalnızca kronolojik bir takvim ilerleyişi değil, hücresel düzeyde gerçekleşen biyolojik bir süreçtir. Hücresel hasarların birikmesi, telomer boylarının kısalması, kronik düşük düzeyli iltihaplanma (inflammaging) ve serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stres, yaşlanma belirtilerinin temelini oluşturur.</p>

<p><img alt="Mahmut Hoca-1" height="488" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/mahmut-hoca-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="400" /></p>

<p>Geleneksel ve koruyucu hekimlik perspektifinden baktığımızda, yaşlanmayı tamamen durdurmak mümkün olmasa da bu süreci belirgin şekilde yavaşlatmak, yaşam kalitesini artırmak ve kronik hastalıklardan uzak, dinç bir yaşlılık dönemi geçirmek tamamen bizim elimizdedir. Bu makalede, doğanın ve biyolojimizin bize sunduğu en etkili anti-aging (yaşlanma karşıtı) stratejileri bilimsel bir temelde ele alacağız.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"> Beslenme ve Hücresel Yenilenme: Otofajiyi Tetiklemek</span></strong></p>

<p>"Ne yiyorsak oyuz" söylemi, biyolojik yaşımız söz konusu olduğunda tam anlamıyla gerçeği yansıtır. Hücresel düzeyde temizlik ve yenilenme mekanizması olan otofaji, vücudun hasarlı hücre bileşenlerini geri dönüştürme sürecidir.</p>

<p>Aralıklı Oruç (Intermittent Fasting): Belirli saat aralıklarında kalori alımını kısıtlamak (örneğin 16/8 yöntemi), sirtuin adı verilen uzun yaşam genlerini aktive eder ve otofajiyi başlatır. Bu süreç, dokularda biriken yaşlı ve işlevsiz hücrelerin temizlenmesine yardımcı olur.</p>

<p>Antioksidan Zenginliği: Serbest radikaller hücre zarına ve DNA'ya zarar vererek erken yaşlanmaya yol açar. Resveratrol (siyah üzüm kabuğu), kuersetin (kırmızı soğan, elma), kurkumin (zerdeçal) ve epigallokateşin gallat (yeşil çay) gibi güçlü polifenoller, oksidatif stresi nötralize ederek hücresel bütünlüğü korur.</p>

<p>Glukoz Dalgalanmalarından Kaçınmak: Yüksek kan şekeri, proteinlerin şeker molekülleriyle çapraz bağlanması anlamına gelen glikasyon (AGEs) sürecini hızlandırır. Glikasyon, cildin kolajen yapısını bozarak kırışıklıklara neden olduğu gibi damar sertliğini de tetikler. İşlenmiş karbonhidratlardan uzak durmak bu nedenle hayati önem taşır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Kaliteli Uyku ve Sirkadiyen Ritm</span></strong></p>

<p>Yaşlanmayı geciktiren en güçlü doğal hormonlardan biri melatonindir. Sadece uyku düzenini sağlamakla kalmayan melatonin, vücudun en güçlü iç antioksidanlarından biridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gece Tam Karanlık: Melatonin salgısı gece 23:00 ile 03:00 arasında zirve yapar. Mavi ışıktan (telefon, televizyon, tablet) uzak, tam karanlık ve serin bir odada uyumak, hücresel tamir mekanizmalarının eksiksiz çalışmasını sağlar.</p>

<p>Derin Uykuda Büyüme Hormonu: Derin uyku fazı sırasında salgılanan büyüme hormonu (GH), doku onarımını, kas kütlesinin korunmasını ve cildin elastikiyetini destekler.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"> Hareketin Biyolojik Gücü: Telomer Koruması</span></strong></p>

<p>Egzersiz, sadece fiziki görünümü düzeltmekle kalmaz; kromozomlarımızın ucunda bulunan ve hücre ömrünü belirleyen telomer yapılarının kısalmasını yavaşlatır.</p>

<p>Kas Kütlesini Korumak (Sarkopeni Önleme): Yaşla birlikte kas kaybı (sarkopeni) hızlanır. Haftada en az 2-3 gün yapılan direnç ve ağırlık egzersizleri, insülin duyarlılığını artırır, kemik yoğunluğunu korur ve metabolik hızı yüksek tutar.</p>

<p>Aerobik Kapasite ve Mitoz: Düzenli yürüyüş, yüzme veya tempolu egzersizler, hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerin sayısını ve kalitesini artırır. Bu da hücrelerin enerjisiz kalıp yaşlanmasını önler.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"> Doğal Takviyeler ve Fitoterapi Yardımı</span></strong></p>

<p>Dengeli bir yaşam tarzının yanı sıra doğanın sunduğu bazı takviyeler hücresel gençleşmeyi destekler:</p>

<p>Omega-3 Yağ Asitleri: Hücre zarının esnekliğini korur, beyin sağlığını destekler ve sistemik inflamasyonu baskılar.</p>

<p>Kolajen Peptitleri ve C Vitamini: Bağ dokusunun ana yapısını oluşturan kolajen, yaşla birlikte azalır. C vitamini ile kombine edilen doğal kolajen desteği ve bol su tüketimi cilt elastikiyetini korur.</p>

<p>D3 ve K2 Vitamini: Bağışıklık sistemini düzenler, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır ve kalsiyumun damarlar yerine kemiklerde birikmesini sağlayarak damar yaşlanmasını engeller.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Stres Yönetimi ve Zihinsel Gençlik</span></strong></p>

<p>Kronik stres, vücutta sürekli bir kortizol yüksekliğine yol açar. Yüksek kortizol seviyeleri bağışıklık sistemini zayıflatır, telomerleri kısaltır ve doku yıkımını hızlandırır.</p>

<p>Zihinsel Esneklik ve Sosyal Bağlar: Güçlü sosyal ilişkiler, doğada zaman geçirmek, nefes egzersizleri ve zihni aktif tutan hobiler (yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak) beyindeki nöroplastisiteyi (beynin kendini yenileme yeteneği) canlı tutar.</p>

<p>İç Huzur ve İltihap İlişkisi: Pozitif duygu durumu, vücuttaki inflamatuar sitokinlerin (iltihap yapıcı maddeler) seviyesini düşürerek organizmanın yıpranmasını azaltır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Sonuç ve Değerlendirme</span></strong></p>

<p>Yaşlanmayı geciktirmek, pahalı kozmetik müdahalelerden ya da mucizevi ilaçlardan ziyade, günlük yaşam alışkanlıklarımızın bütünsel bir yansımasıdır.</p>

<p>Doğru ve temiz beslenme, aralıklı oruç ile hücre temizliği, kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve güçlü bir stres yönetimi; biyolojik yaşımızı kronolojik yaşımızın gerisinde tutmanın en güvenli ve doğal yoludur. Unutulmamalıdır ki amacımız sadece uzun yaşamak değil; her yaşta zinde, sağlıklı, bağımsız ve yüksek yaşam kalitesine sahip bir ömür sürmektir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/genc-kalmanin-sirri-pahali-tedavilerde-degil-hucre-sagliginda</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/genc-kalmanin-sirri.jpg" type="image/jpeg" length="70260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saçım Neden Dökülüyor? İşte En Sık Görülen Sebepler ve Çözüm Yolları]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/sacim-neden-dokuluyor-iste-en-sik-gorulen-sebepler-ve-cozum-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/sacim-neden-dokuluyor-iste-en-sik-gorulen-sebepler-ve-cozum-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saç dökülmesi, hem kadınlarda hem de erkeklerde sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Günde 50 ila 100 tel saç dökülmesi normal kabul edilirken, bunun üzerinde yaşanan dökülmeler altta yatan farklı sağlık sorunlarının habercisi olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saç dökülmesi, hem kadınlarda hem de erkeklerde sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Günde 50 ila 100 tel saç dökülmesi normal kabul edilirken, bunun üzerinde yaşanan dökülmeler altta yatan farklı sağlık sorunlarının habercisi olabilir.</p>

<p>Ulalar Aile Sağlığı Merkezi Hekimi <strong>Dr. Mahmut Yılmaz'ın</strong> tıbbi bilgilendirmelerine göre, saç dökülmesinin nedenleri ve uygulanabilecek tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Erkeklerde Saç Dökülmesi (Androgenetik Alopesi)</span></strong></p>

<p>Erkeklerde görülen saç dökülmelerinin %95'inden fazlası erkek tipi saç dökülmesi (genetik dökülme) kaynaklıdır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Nedenleri:</span></strong></p>

<p>Genetik Yatkınlık: Ailede (baba, dayı, amca) kellik öyküsünün bulunması en baskın nedendir.</p>

<p>Hormonal Faktörler: Testosteron hormonunun, DHT (Dihidrotestosteron) adı verilen daha güçlü bir hormona dönüşmesi ve bu hormonun saç köklerini minyatürleştirerek (küçülterek) zamanla yok etmesi.</p>

<p>Yaşlanma: Yaş ilerledikçe saç tellerinin kalitesi azalır ve dökülme hızı artabilir.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Çözümleri:</span></strong></p>

<p>Medikal Tedaviler: Hekim kontrolünde kullanılan ve DHT hormonunu baskılayan veya saç köklerindeki kan dolaşımını artıran (Minoksidil, Finasterid vb.) sprey, losyon ve tabletler.</p>

<p>Destekleyici Tedaviler: Saç PRP'si (Platelet Rich Plasma) ve saç mezoterapisi ile saç köklerinin vitamin, mineral ve aminoasitlerle beslenmesi.</p>

<p>Kalıcı Çözüm: Dökülmenin durduğu veya yavaşladığı dönemde, ense bölgesindeki dökülmeye dirençli köklerin alınarak boş bölgelere nakledilmesi (Saç Ekimi).</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Kadınlarda Saç Dökülmesi</span></strong></p>

<p>Kadınlarda saç dökülmesi genellikle erkeklerdeki gibi lokalize (şakaklar ve tepe) değil, genel bir seyrelme şeklinde kendini gösterir ve arkasında çok daha karmaşık sistemik nedenler barındırır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Nedenleri:</span></strong></p>

<p>Hormonal Değişimler: Hamilelik, doğum sonrası dönem, menopoz ve doğum kontrol haplarının bırakılması.</p>

<p>Vitamin ve Mineral Eksiklikleri: Özellikle Demir (Kansızlık/Ferritin düşüklüğü), Vitamin D, B12, Çinko ve Biotin eksiklikleri kadınlarda en sık rastlanan dökülme sebepleridir.</p>

<p>Tiroid Hastalıkları: Tiroid bezinin az çalışması (Hipotiroidi) veya çok çalışması (Hipertiroidi).</p>

<p>Polikistik Over Sendromu (PKOS): Kadınlarda erkeklik hormonlarının (androjen) fazla salgılanmasına yol açarak erkek tipi dökülmeye neden olabilir.</p>

<p>Fiziksel ve Psikolojik Stres: Ağır diyetler, ani kilo kayıpları, ameliyatlar ve yoğun stres (Telogen Effluvium).</p>

<p>Kozmetik Hatalar: Sık fön, düzleştirici kullanımı, ağır kimyasal boyalar ve saçları çok sıkı toplamak (Traksiyon alopesisi).</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Çözümleri:</span></strong></p>

<p>Altta Yatan Nedenin Tedavisi: Aile hekiminiz tarafından yapılacak kan tahlilleri neticesinde eksik olan vitamin/minerallerin (Demir, D3 vb.) yerine konması veya tiroid/hormon bozukluklarının tedavi edilmesi.</p>

<p>Beslenme Düzenlemesi: Protein, omega-3 ve antioksidanlardan zengin bir diyet programı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saç Mezoterapisi ve PRP: Kadınlarda saç yoğunluğunu artırmada ve dökülmeyi durdurmada oldukça başarılı sonuçlar veren enjeksiyon yöntemleri.</p>

<p>Doğru Saç Bakımı: Kimyasal işlemlerden uzak durulması, sülfatsız ve saç yapısına uygun medikal şampuanların tercih edilmesi.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Dr. Mahmut Yılmaz'dan Önemli Not:</span></strong></p>

<p>"Saç dökülmesi sadece estetik bir sorun değil, vücudunuzdaki bir iç hastalığın veya vitamin eksikliğinin habercisi olabilir. Kulaktan dolma bilgilerle veya kuaför önerileriyle şampuan,serum kullanmak yerine, mutlaka bir hekime başvurarak kan tahlili yaptırmalı ve dökülmenin gerçek nedeni saptanmalıdır."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/sacim-neden-dokuluyor-iste-en-sik-gorulen-sebepler-ve-cozum-yollari</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/sacim-neden-dokuluyor-iste-en-sik-gorulen-sebepler-ve-cozum-yollari.png" type="image/jpeg" length="74672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmplant Düşünenler Dikkat! Uzman İsim Tüm Merak Edilenleri Anlattı]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da görev yapan Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, son yıllarda giderek yaygınlaşan implant tedavisi hakkında merak edilen soruları yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan'da görev yapan Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, son yıllarda giderek yaygınlaşan implant tedavisi hakkında merak edilen soruları yanıtladı. İmplantın kimlere uygulanabileceğini, tedavi sürecini, sigaranın etkilerini ve dikkat edilmesi gereken noktaları anlatan Yılmaz, ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="İmplant Düşünenler Dikkat! Uzman İsim Tüm Merak Edilenleri Anlattı1" height="338" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, implantın çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökü sistemi olduğunu belirterek, bu sistemlerin çoğunlukla titanyumdan üretildiğini ve doğru planlama yapıldığında uzun ömürlü, güvenli ve sağlıklı bir tedavi sunduğunu söyledi.</p>

<h2>İmplant Öncesi Ayrıntılı Planlama Şart</h2>

<p>İmplant tedavisine başlamadan önce hastanın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, radyolojik görüntüleme ve gerekli laboratuvar tetkiklerinin yapıldığını söyledi.</p>

<p>Çene kemiğinin implant için yeterli olup olmadığının detaylı olarak incelendiğini belirten Yılmaz, kemik yapısı uygun olan ve genel sağlık durumu elverişli hastalarda implant uygulamasının güvenle yapılabileceğini dile getirdi.</p>

<h2>Yaş Sınırı Alt Değil, Üst Sınır Yok</h2>

<p><img alt="İmplant Düşünenler Dikkat! Uzman İsim Tüm Merak Edilenleri Anlattı-1" height="338" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>İmplant uygulamasında kemik gelişiminin tamamlanmasının önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, kadınlarda genellikle 18 yaşından, erkeklerde ise 18-21 yaş aralığından sonra implantın tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p>İleri yaşın implant için engel olmadığını vurgulayan Yılmaz, 80-90 yaşındaki bireylere de sağlık durumları uygun olduğu sürece başarılı şekilde implant uygulanabileceğini söyledi.</p>

<h2>Ortalama Tedavi Süreci 3 Ay</h2>

<p>Cerrahi işlemin ardından implantın çene kemiğiyle kaynaşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, bu sürecin ortalama üç ay sürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Osseointegrasyon" olarak adlandırılan bu dönemde implant ile kemiğin bütünleştiğini ifade eden Yılmaz, diyabet, kalp hastalıkları ve bazı sistemik rahatsızlıkların iyileşme süresini uzatabileceğini kaydetti.</p>

<h2>Yerli ve İthal İmplantlar Arasında Tercih Hastaya Ait</h2>

<p>Tedavide hem yerli hem de ithal implantların kullanıldığını belirten Yılmaz, Türkiye'de de oldukça kaliteli implant sistemlerinin bulunduğunu söyledi.</p>

<p>İthal implantların döviz maliyetleri nedeniyle daha pahalı olduğunu ifade eden Yılmaz, tedavide ürün seçiminin hastanın bütçesi ve tercihine göre belirlendiğini dile getirdi.</p>

<h2>İmplant Tutmazsa Yeniden Uygulanabiliyor</h2>

<p>İmplantın başarısız olmasının hekim, hasta veya implant kaynaklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Yılmaz, bu durumda implantın çıkarılarak bölgenin iyileşmesinin beklendiğini, ardından yeniden implant uygulanabileceğini söyledi.</p>

<h2>Sigara Başarı Oranını Düşürüyor</h2>

<p>Sigaranın implant tedavisindeki en önemli risklerden biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, sigaranın kan dolaşımını azaltarak kemiğin implantla kaynaşmasını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Sigara kullanan hastalarda implant başarısının yaklaşık yüzde 10-20 oranında azalabildiğini ifade eden Yılmaz, implant sonrası en az 15-20 gün sigara kullanılmamasını tavsiye etti.</p>

<h2>SGK-Bağkur İmplant Tedavisini Karşılıyor mu?</h2>

<p>Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri olan SGK desteğine de değinen Yılmaz, mevcut uygulamada implant tedavisinin SGK tarafından karşılanmadığını söyledi.</p>

<p>Üniversite ve devlet hastanelerinde implant uygulamalarının yapıldığını ancak hastaların, hastanelerin belirlediği ücret tarifesi üzerinden ödeme yaptığını belirtti.</p>

<h2>"Sağlık Ağızda Başlar"</h2>

<p>Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, implant tedavisine ihtiyaç duyulmaması için ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<p>"Sağlık ağızda başlar. Düzenli diş fırçalamak, ağız hijyenine dikkat etmek ve periyodik diş kontrollerini aksatmamak büyük önem taşıyor. Çürük dişlerin erken tedavi edilmesi hem ağız sağlığını hem de genel vücut sağlığını korur. Uzun süre tedavi edilmeyen dişler enfeksiyon kaynağı haline gelebilir ve kalp başta olmak üzere birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir."</p>

<p>Yılmaz ayrıca diş ağrısının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek, vatandaşların sorun büyümeden diş hekimine başvurmalarının hem daha kolay hem de daha ekonomik bir tedavi süreci sağlayacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK, VİDEO HABER</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/implant-dusunenler-dikkat-uzman-isim-tum-merak-edilenleri-anlatti.png" type="image/jpeg" length="64580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene Tehlikesine Dikkat! Hayat Kurtaran Uyarılar Geldi]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/kene-tehlikesine-dikkat-hayat-kurtaran-uyarilar-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/kene-tehlikesine-dikkat-hayat-kurtaran-uyarilar-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, yaz aylarında artış gösteren Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) konusunda vatandaşları uyardı!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Kene tutunmalarına karşı alınacak basit önlemlerin hayati önem taşıdığını belirten Yılmaz, şüpheli belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Dr. Mahmut Yılmaz" height="644" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/dr-mahmut-yilmaz.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Dr. Mahmut Yılmaz; “Aileniz ve sevdiklerinizle sağlıklı bir bahar-yaz dönemi geçirmeniz adına, bu bilgilendirme rehberini hazırlama gereği duydum. Lütfen bu kurallara dikkatle uyalım ve çevremizi de bilgilendirelim.”</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Nedir?</span></strong></p>

<p>KKKA, ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan, mikrobu bir virüs (Bunyavirus) olan, ciddi ve enfekte kişilerde kanamalara yol açabilen viral bir hastalıktır.</p>

<p>Virüsün ana kaynağı doğadaki kenelerdir. Keneler küçük görünmelerine rağmen virüsü bünyelerinde barındırabilir ve ısırma yoluyla insanlara aktarabilirler.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Hastalık Nasıl Bulaşır?</span></strong></p>

<p>Hastalık esas olarak üç farklı yolla bulaşmaktadır:</p>

<p>Kene Tutunması/Isırması: Enfekte kenelerin insan vücuduna tutunması (en yaygın bulaş yolu).</p>

<p>Keneyi Elle Ezmek: Vücuda yapışan veya hayvanların üzerinde görülen keneleri çıplak elle ezmek, patlatmak veya kenelerin vücut sıvılarıyla temas etmek.</p>

<p>Hasta İnsan veya Hayvan Sıvılarıyla Temas: KKKA hastası bir kişinin veya enfekte hayvanların kan, tükürük ve vücut sıvılarına koruyucusuz temas etmek.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Hastalığın Belirtileri Nelerdir?</span></strong></p>

<p>Kene tutunmasından sonra ortalama 1 ila 3 gün (en fazla 9 gün) içinde ilk belirtiler ortaya çıkar. Başlıca belirtiler şunlardır:</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Kenelerden Korunma Yolları (En Etkili Önlemler)</span></strong></p>

<p>KKKA’dan korunmanın en temel yolu kenelerle teması kesmektir. Günlük hayatımızda alacağımız basit önlemler hayat kurtarır:</p>

<p>Açık Renkli ve Kapalı Kıyafetler Tercih Edin: Tarla, bağ, bahçe, piknik veya otlak alanlara giderken açık renkli giysiler giyin (keneyi fark etmek kolaylaşır).</p>

<p>Pantolon Paçalarını Çorap İçine Sokun: Kenelerin alt kısımlardan vücudunuza tırmanmasını engellemek için pantolon paçalarınızı çorabınızın içine sokun.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Eve Döner Dönmez "Kene Kontrolü" Yapın:</span></strong></p>

<p>Arazi dönüşünde kendinizin, çocuklarınızın ve elbiselerinizin her yerini mutlaka kontrol edin.</p>

<p>Özellikle kulak arkası, koltuk altları, kasıklar, diz arkası ve saç diplerini dikkatlice inceleyin.</p>

<p>Hayvanlarınızı Düzenli İlaçlayın: Ahır ve hayvan barınaklarını kene ilaçları ile periyodik olarak ilaçlayın, hayvanların üzerindeki kenelere kesinlikle çıplak elle dokunmayın.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Vücutta Kene Görülürse NE YAPILMALI?</span></strong></p>

<p>Vücudunuza kene tutunduğunu fark ederseniz sakin olun ve hızlı hareket edin:</p>

<p>1-Mümkünse En Yakın Sağlık Kuruluşuna Başvurun:</p>

<p>Kenenin uzman bir sağlık personeli tarafından çıkarılması en güvenli yoldur.</p>

<p>2-Sağlık Kuruluşuna Ulaşamıyorsanız:</p>

<p>Kene tutunduğu yerden çıplak elle değil, bir eldiven, cımbız, peçete veya bez yardımıyla tutularak, ezilmeden ve koparılmadan çivi çeker gibi dik bir şekilde çıkarılmalıdır.</p>

<p>Kene çıkarıldıktan sonra bölge alkol, tentürdiyot veya sabunlu su ile temizlenmelidir.</p>

<p><strong><span style="color:#d35400">Vücutta Kene Görülürse NE YAPILMAMALIDIR? (Hatalı Uygulamalar)</span></strong></p>

<p>Kesinlikle çıplak elle keneye dokunmayın veya ezmeyin.</p>

<p>Kenenin üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, sigara veya deterjan gibi maddeler DÖKMEYİN. Bu maddeler kenenin kusmasına ve virüsü vücudunuza daha hızlı enjekte etmesine neden olur. Keneyi patlatmaya veya ezmeye çalışmayın.</p>

<p>KKKA, erken teşhis edildiğinde tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Kene tutunmasından sonraki 10 gün boyunca kendinizi takip edin. Ateş, baş ağrısı veya halsizlik hissettiğiniz an en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.</p>

<p>Erzincanda ise;</p>

<p>Haziran sonu ,Temmuzun başı resmî açıklamalarına göre Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 18 şüpheli başvuru gerçekleşti.</p>

<p>9 vaka PCR/serolojik olarak kesin tanı aldı.</p>

<p>6 vaka negatif olarak değerlendirildi, kalan vakaların takibi sağlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Şu ana kadar ölüm olmadı…</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Belirtiler varsa vakit kaybetmeyin</span></strong></p>

<p>Doğada bulunduktan sonra bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden sağlık kuruluşumuza veya en yakın acil servise başvurmalısınız.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğada bulunduktan sonra bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden sağlık kuruluşumuza veya en yakın acil servise başvurmalısınız.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/kene-tehlikesine-dikkat-hayat-kurtaran-uyarilar-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/kene-tehlikesine-dikkat-hayat-kurtaran-uyarilar-geldi.png" type="image/jpeg" length="65269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Unutkanlığım Arttı" Diyorsanız Dikkat! Yaşa Göre Hafıza Değişimleri ve Çözüm Yolları]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/unutkanligim-artti-diyorsaniz-dikkat-yasa-gore-hafiza-degisimleri-ve-cozum-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/unutkanligim-artti-diyorsaniz-dikkat-yasa-gore-hafiza-degisimleri-ve-cozum-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan Dr. Mahmut Yılmaz, toplumda sıkça karşılaşılan unutkanlık şikâyetlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Unutkanlığın her yaşta farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirten Yılmaz, yaşa göre hafıza değişimlerinin bilinmesinin gereksiz endişelerin önüne geçebileceğini söyledi.</p>

<p>Dr Yılmaz;” İnsan ömrü, her bir yaşı farklı bir heyecanla yazılan kalın bir kitaba benzer. Bir hekim olarak poliklinik odamda her gün bu kitabın farklı sayfalarını çeviren hastalarımı ağırlarım.</p>

<p>Kimi yirmilerinde, sınav telaşında bir gençtir; kimi ellilerinde, hayatın tüm yükünü omuzlamış bir çınar.</p>

<p>Hemen hepsinin son zamanlarda ortak bir cümlesi var: "Doktor bey, son zamanlarda unutkanlığım arttı, acaba bir sorun mu var?"</p>

<p>Unutkanlık, tek bir kalıba sığdırılamayacak kadar geniştir ve aslında her yaşta rengi, sebebi farklı olan bir misafirdir. Gelin hayatın evrelerine şöyle bir bakalım ve hangi yaşta unutkanlığın arkasında ne yatıyor, birlikte inceleyelim.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"> Gençlik Dönemi (20 - 35 Yaş): Modern Dünyanın Hız Tuzağı</span></strong></p>

<p>Genç hastalarım kapıdan girip unutkanlıktan yakındığında, genellikle arkasında ciddi bir beyin hastalığı aramayız. Bu yaş grubunun unutkanlığı "hafıza kaybı" değil, çoğunlukla *"odaklanma eksikliği"*dir.</p>

<p>Dijital Bilgi Bombardımanı: Aynı anda telefona bakmak, bilgisayarda çalışmak ve bir şeyler dinlemek beynimizin "kayıt" tuşuna basmasını engeller.</p>

<p>Kronik Stres ve Gelecek Kaygısı: Sınavlar, iş bulma telaşı veya kariyer baskısı, beynin alarm durumunda (savaş ya da kaç) kalmasına yol açar. Alarm durumundaki bir beyin ise anahtarı nereye koyduğunu kaydedemez.</p>

<p>Uykusuzluk: Beynimiz, gün içinde öğrendiklerini gece uykunun derin evrelerinde uzun süreli hafızaya yazar. Uykusuz kalan bir genç, o günkü sayfayı yırtıp atmış gibi olur.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Olgunluk Dönemi (35 - 55 Yaş): Hayatın Yoğun Kavşağı</span></strong></p>

<p>Bu yaş grubu, hem kendi çocuklarının büyüme sancılarıyla hem de yaşlanan anne-babalarının sorumluluklarıyla ilgilenen, tabiri caizse "sandviç nesli"dir. Yük çok, zaman azdır.</p>

<p>Tükenmişlik Sendromu ve Depresyon: Hayatın getirdiği sorumluluklar bazen ruhu yorar. Depresyon ve yoğun anksiyete, yalancı bir unutkanlık (psödodemans) yaratarak kişiyi korkutabilir.</p>

<p>Metabolik ve Hormonal Değişimler: Bu yaşlarda tiroit bezinin yavaş çalışması (hipotiroidi), B12 vitamini veya D vitamini eksiklikleri sık görülür. Kadınlarda ise menopoz dönemiyle birlikte östrojenin azalması, geçici bir "beyin sisi" ve unutkanlığa yol açabilir.</p>

<p>Rutin İşlerin Otomatiğe Bağlanması: Evden çıkarken "Ocağı kapattım mı, kapıyı kilitledim mi?" şüpheleri bu dönemin klasiğidir. Nedeni unutkanlık değil, o işi tam bir farkındalıkla yapmamaktır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Kıdemli Yıllar (55 Yaş ve Üstü): Bilgeliğin ve Yorgunluğun Dengesi</span></strong></p>

<p>Yaş ilerledikçe beyin hücrelerimizde ve damarlarımızda da tıpkı saçlarımızın beyazlaması gibi doğal değişimler olur. Ancak burada iki durumu birbirinden net ayırmak gerekir: Normal yaşlanma ve Hastalıklar.</p>

<p>Doğal Yaşlanma Süreci: İsimleri daha geç hatırlamak, bir kelimeyi dilinin ucuna gelip bir türlü söyleyememek bu yaşlarda normaldir. Beyin işlemci hızı biraz yavaşlamıştır ama bilgi hala oradadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Damarsal (Vasküler) Nedenler: Erzincan’ımızın güzel ama bazen ağır sofraları, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı damar sağlığını etkiler. Beyne giden kılcal damarlardaki tıkanıklıklar unutkanlığı tetikler.</p>

<p>Demans ve Alzheimer: Eğer unutkanlık sadece isimleri değil, yaşanmış büyük olayları, yolları bulmayı, günlük kıyafetleri seçmeyi etkiliyorsa ve kişinin karakterinde değişimler (hırçınlık, şüphecilik) yaratıyorsa, bu artık doğal yaşlanma değil, tıbbi destek gerektiren bir durumdur.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Aile Hekiminizden Küçük Bir Reçete</span></strong></p>

<p>Hangi yaşta olursak olalım, hafızamızı taze tutmak büyük ölçüde bizim elimizde. Ulalar'daki poliklinik odamda hastalarıma her zaman tavsiye ettiğim birkaç altın kuralı buraya da iliştirmek isterim:</p>

<p>1. Toprağa ve Doğaya Dokunun: Erzincan’ın temiz havasında, doğasında yürüyüş yapmak hem beynimize bol oksijen sağlar hem de stresi azaltır.</p>

<p>2. Akdeniz Tipi Beslenin: Sofranızdan yeşilliği, zeytinyağını ve mevsiminde balığı eksik etmeyin.</p>

<p>3. Beyninizi Şaşırtın: Hep aynı yoldan eve gitmeyin, bulmaca çözün, yeni bir beceri veya dil öğrenmeye çalışın. Beyin, kullanıldıkça parıldayan bir organdır.</p>

<p>4. Sosyal Kalın: Dostlarınızla, komşularınızla kahve içip dertleşmek, yalnızlığı ve onun getirdiği zihinsel durgunluğu önler.</p>

<p>Unutmayalım ki, bazen bazı şeyleri unutmak, beynimizin kendini koruma ve temizleme mekanizmasıdır.</p>

<p>Ancak hayat kalitenizi etkileyen, sizi kaygılandıran bir durum hissettiğinizde, aile sağlığı merkezinizin kapısı sizlere her zaman açıktır, diyerek sözlerine son verirken</p>

<p>tüm vatandaşların Sağlıkla, huzurla ve hep güzel anılar biriktireceğiniz mutlu günlerle kalma dileğiyle temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/unutkanligim-artti-diyorsaniz-dikkat-yasa-gore-hafiza-degisimleri-ve-cozum-yollari</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/unutkanligim-artti-diyorsaniz-dikkat-yasa-gore-hafiza-degisimleri-ve-cozum-yollari.png" type="image/jpeg" length="34829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Raporlarında Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme adımlarına bir yenisi daha eklendi. Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı duyuru ile vatandaşların sağlık ocaklarından (Aile Sağlığı Merkezleri) aldıkları istirahat raporlarının artık tamamen dijital ortamda, e-Rapor Sistemi üzerinden oluşturulmaya başlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme adımlarına bir yenisi daha eklendi. Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı duyuru ile vatandaşların sağlık ocaklarından (Aile Sağlığı Merkezleri) aldıkları istirahat raporlarının artık tamamen dijital ortamda, e-Rapor Sistemi üzerinden oluşturulmaya başlandığını açıkladı.</p>

<p>T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen bu uygulama sayesinde, vatandaşlar aldıkları raporlara <strong>e-Devlet</strong> kapısı üzerinden de anında erişebilecek. Kağıt kürek işlerini azaltan bu adım, hem bürokrasiyi azaltmayı hem de hastaların rapor süreçlerini kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>

<h2>e-Rapor Sistemi Nedir, Vatandaşlara Ne Sağlar?</h2>

<p>e-Rapor Sistemi, Sağlık Bakanlığı'na bağlı tüm sağlık kuruluşlarında düzenlenen raporların (istirahat, sürücü, engelli, durum bildirir raporları vb.) elektronik ortamda, güvenli bir şekilde hazırlanmasını, imzalanmasını ve saklanmasını sağlayan merkezi bir veri sistemidir.</p>

<p>Sistemin getirdiği başlıca kolaylıklar ve avantajlar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kağıt İsrafına Son: Raporlar artık fiziki kağıtlara basılmak zorunda kalmadığı için ciddi bir çevre dostu adım ve maliyet tasarrufu sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>e-Devlet Entegrasyonu: Aldığınız istirahat raporunu kaybetme derdiniz bitiyor. e-Devlet kapısına giriş yaparak "Sağlık Bakanlığı / e-Rapor Doğrulama" veya ilgili sorgulama ekranlarından raporunuza anında ulaşabilir, PDF olarak indirebilirsiniz.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hızlı ve Güvenli Paylaşım: Dijital olarak üretilen ve hekim tarafından elektronik imza ile onaylanan raporlar, doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işveren sistemlerine entegre olabiliyor. Böylece iş yerine rapor teslim etme süreci hızlanıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sahteciliğin Önüne Geçilmesi: Elektronik imza ve doğrulanabilir karekod (QR kod) altyapısı sayesinde raporlarda tahrifat yapılması veya sahte rapor düzenlenmesi imkansız hale geliyor.Özetle: Aile hekiminizden aldığınız istirahat raporları artık kaybolmayacak, anında e-Devlet hesabınıza düşecek ve iş işlemleriniz çok daha hızlı çözülecek. Sağlıkta dijitalleşme çağı, hem hekimlerin hem de vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><img alt="Erapor1" height="800" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/07/erapor1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sosyal Medya Hesabı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/saglik-raporlarinda-yeni-donem.webp" type="image/jpeg" length="78763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutluluğun reçetesi sadece ilaçlar değil]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/mutlulugun-recetesi-bu-kez-eczanede-yazilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/mutlulugun-recetesi-bu-kez-eczanede-yazilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamın stresi, kaygı ve görünmeyen ruhsal yükler çoğu zaman fiziksel ağrılara dönüşüyor. Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nden Aile Hekimi Dr. Mahmut Yılmaz, ruh sağlığını korumanın yollarını anlatarak önemli bir mesaj veriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamın stresi, kaygı ve görünmeyen ruhsal yükler çoğu zaman fiziksel ağrılara dönüşüyor. Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nden Aile Hekimi <strong>Dr. Mahmut Yılmaz</strong>, ruh sağlığını korumanın yollarını anlatarak önemli bir mesaj veriyor: "Kendi kendinizin psikoterapisti olmayı öğrenin, ancak gerektiğinde profesyonel destek almaktan da çekinmeyin."</p>

<p>Psikoterapi, ruhun kendi kendini iyileştirme sanatıdır. Elbette çok ağır, içinden çıkılmaz durumlarda bir uzmana gitmek şarttır; Tıpkı bedeniniz hastalandığında bana gelmeniz gerektiği gibi. Ancak günlük stresler, kaygılar ve bizi yoran düşünceler için evinizde, kendi başınıza uygulayabileceğiniz harika bir zihinsel ilk yardım çantası hazırlayabilirsiniz.</p>

<p>İşte zihninizi rahatlatmak için her gün kendi kendinize uygulayabileceğiniz o adımlar:</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Düşüncelerinizi Bir Misafir Gibi Karşılayın (Farkındalık)</span></strong></p>

<p>Çoğu zaman bizi üzen şey olayların kendisi değil, kafamızda kurduğumuz senaryolardır. Kaygılı veya üzgün hissettiğinizde durun ve zihninize bakın. Kendinize şu soruyu sorun: "Şu an aklımdan ne geçiyor?" O düşünceyi yakalayın ama onunla kavga etmeyin. Tıpkı kapınızı çalan bir misafir gibi... İçeri buyur edin, "Evet, şu an işimi kaybetmekten korkuyorum" ya da "Şu an değersiz hissediyorum" deyin. İsmini koyduğunuz şeyin gücü azalır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Düşüncelerinizi Mahkemeye Çıkarın (Sorgulama)</span></strong></p>

<p>Aklımıza gelen her düşünce doğru değildir; zihnimiz bazen bize yalan söyler. Kendinizi en karamsar hissettiğiniz anlarda o düşünceyi bir hakim gibi yargılayın:</p>

<p>Bu düşüncemin kesin bir kanıtı var mı?</p>

<p>En kötü ne olabilir ve ben bununla nasıl başa çıkabilirim?</p>

<p>Aynı dertten muzdarip bir dostum bana gelseydi, ona ne tavsiye ederdim?</p>

<p>Kendimize karşı genellikle çok acımasız, başkalarına karşı ise çok şefkatliyizdir. Kendinize bir yabancıya gösterdiğiniz şefkati göstermeyi öğrenmelisiniz.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">"Şimdi ve Burada" Olmayı Seçin (Nefes ve Topraklanma)</span></strong></p>

<p>Kaygı, gelecekte yaşar; depresyon ise geçmişte. Ruhun şifası ise sadece şu andadır. Kafanızın içi çok karıştığında, Ulalar'ın o güzel temiz havasını içinize çekerek derin bir nefes alın. Nefesinizi verirken etrafınıza bakın:</p>

<p>Gözünüzle görebileceğiniz 5 farklı nesne seçin.</p>

<p>Kulağınızla duyabileceğiniz 4 farklı ses yakalayın.</p>

<p>Teninizle hissettiğiniz 3 dokuyu (oturduğunuz koltuk, giysiniz) fark edin.</p>

<p>Koklayabildiğiniz 2 kokuyu ve tadabildiğiniz 1 lezzeti düşünün.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu basit egzersiz, beyninize "Şu an güvendesin" mesajı gönderir ve sizi geçmişin veya geleceğin hapishanesinden çıkarır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">1. Yazarak Hafifleyin (İç Dökme)</span></strong></p>

<p>Her akşam temiz bir deftere o gün sizi yoran, üzen, kıran ne varsa sansürsüzce yazın. Yazmak, zihnin darmadağın odasını toplamaktır.</p>

<p>Kelimeler kağıda döküldükçe, kafanızın içindeki yükün hafiflediğini hissedeceksiniz. Yazdıktan sonra o sayfayı yırtıp atabilirsiniz bile; önemli olan o enerjinin içinizden çıkmasıdır.</p>

<p>Unutmayın: Kendi kendinize terapi yapmak, her gün mutlu olmak demek değildir. İnsan olmak; üzülmeyi, kaygılanmayı ve öfkelenmeyi de içerir. Amaç bu duyguları yok etmek değil, onlarla birlikte güvenle yürüyebilmektir.</p>

<p>Aynı fikre, anlayışa sahip güzel arkadaşlarınızla sohbet edin, fikir alışverişinde bulunun,</p>

<p>Size çok iyi gelecek emin olun.</p>

<p>Son olarak Dr Mahmut Yılmaz :"Kendinize zaman tanıyın, zihninize karşı sabırlı olun, Sağlık sadece bedende değil, ruhta başlar" dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/mutlulugun-recetesi-bu-kez-eczanede-yazilmiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/07/mutlulugun-recetesi-sadece-ilaclar-degil.png" type="image/jpeg" length="40530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'da Uzmandan Yaz Alarmı: Bu Alışkanlıklar Tartıyı Yükseltiyor]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanda-uzmandan-yaz-alarmi-bu-aliskanliklar-tartiyi-yukseltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanda-uzmandan-yaz-alarmi-bu-aliskanliklar-tartiyi-yukseltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Kübra Akbaş, Erzincan'da yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte doğru beslenmenin daha da önem kazandığını belirterek, yeterli su tüketimi, porsiyon kontrolü ve dengeli beslenmenin hem kilo kontrolü hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Kübra Akbaş, Erzincan'da yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte doğru beslenmenin daha da önem kazandığını belirterek, yeterli su tüketimi, porsiyon kontrolü ve dengeli beslenmenin hem kilo kontrolü hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>YAZ AYLARINDA BESLENME </strong></p>

<p>Yaz mevsimi, metabolizmamız için kritik bir dönem. Doğru yönetilirse kilo vermek ve ödem atmak için harika bir fırsattır; ancak "nasıl olsa terliyorum" diyip sıvı dengesini kuramazsanız veya meyve şekerini abartırsanız tartıda üzücü sonuçlar görebilirsiniz.</p>

<p><strong>SU TÜKETİMİ </strong></p>

<p>Çay, kahve veya asitli içecekler su yerine geçmez. Bu içecekler vücuttan su atar. Günde kg başına 35-40 ml su tüketimini sağlamanız gerekir. Aynı zamanda terle kaybedilen mineralleri yerine koymak için günde 1 şişe sade maden suyu (tansiyon probleminiz yoksa) tüketmek elektrolit dengesini ve halsiz hissediyorsanız toparlanmanızı sağlar.</p>

<p><strong>YAĞLI VE KIZARTMIŞ YİYECEKLER</strong></p>

<p>Yağlı, baharatlı ve kızartılmış ağır yemeklerin sindirimi zordur ve vücut ısısını daha da yükseltir. Sizi "ağırlık çökmüş" hissettiren şey budur. Yazın ızgara, haşlama veya zeytinyağlı sebze yemekleri tercih etmeliyiz.</p>

<p><strong>MEYVE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz meyveleri (karpuz, kavun, incir, üzüm) maalesef şeker oranı en yüksek meyvelerdir. Meyveyi tek başına değil, yanında peynir, yoğurt veya ceviz gibi bir protein kaynağı ile tüketerek kan şekerini dengeleyin.</p>

<p><strong>DONDURMA</strong></p>

<p>Haftada 2-3 kez, şerbetli tatlılar yerine 2 top sade veya meyveli dondurma tercih edebiliriz.</p>

<p><strong>GIDA ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT</strong></p>

<p>Sıcak hava, bakterilerin en sevdiği ortamdır. Özellikle mayonezli soslar, tavuk, kremalı pastalar risklidir. Dışarıda yemek yerken "pişmiş" ürünleri tercih edin ve soğuk zincirin kırılmadığından emin olun.</p>

<p><strong>YAZIN KİLO VERMEK DAHA KOLAY</strong></p>

<p>Günlerin uzun olması hareket imkanını artırır, sıcak hava iştahı doğal olarak baskılar ve su tüketimi artar. Ancak avantajı, şekerli soğuk içecekler ve dondurma kaçamaklarıyla dezavantaja çevirmemek sizin elinizde.</p>

<p>Sonuç olarak, yaz mevsiminde beslenme planımızı oluştururken, vücudumuzun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalı ve mevsimin sunduğu zengin besin çeşitliliğinden faydalanmalıyız.</p>

<p>Hafif, besleyici ve sıvı içeriği yüksek gıdaları tercih ederek sağlığımızı koruyabilir ve yaz sıcaklarıyla daha kolay baş edebiliriz. Unutmayalım ki, doğru beslenme alışkanlıkları, yaz aylarını daha enerjik ve keyifli geçirmemize yardımcı olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanda-uzmandan-yaz-alarmi-bu-aliskanliklar-tartiyi-yukseltiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/05/diyetisyen-kubra-akbastan-erzincanlilara-cagri-tahlilini-al-randevunu-kap-gel-2.JPG" type="image/jpeg" length="27141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaman'dan Erzincan'a Sağlık Müjdesi]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/karamandan-erzincana-saglik-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/karamandan-erzincana-saglik-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ak Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman Ankara’daki bulundukları sağlık temaslarının meyvelerini verdiğinin müjdesini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ak Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman Ankara’daki bulundukları sağlık temaslarının meyvelerini verdiğinin müjdesini duyurdu.</p>

<p>Karaman; Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakan Yardımcılarımız ve Bakanlık yetkilileriyle gerçekleştirdiğimiz girişimlerimiz neticesinde, 129. Devlet Hizmet Yükümlülüğü (DHY) Kurası kapsamında ilimize önemli hekim atamaları gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Erzincan'a Ataması Yapılan Hekimler;</span></strong></p>

<p>1 Tabip</p>

<p>9 Uzman Tabip atanmıştır.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Ataması yapılan branşlar;</span></strong></p>

<p>1 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon</p>

<p>1 Hematoloji</p>

<p>1 Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi</p>

<p>1 Kulak Burun Boğaz Hastalıkları</p>

<p>1 Ortopedi ve Travmatoloji</p>

<p>3 Aile Hekimliği Uzmanı (Merkez 2, Çayırlı 1)</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Yeni Kadrolar Açıldı</span></strong></p>

<p>2026 Yılı 2. Dönem İlk Defa ve Yeniden Atama Kurası ile ilimize 1 TABİP, 2 UZMAN TABİP (1 Çocuk Endokrinolojisi, 1 Göğüs Hastalıkları) münhal kadro açıldı;</p>

<p>Açıktan atamada Erzincan’ı tercih edilmesi noktasında takip ediyoruz.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">"Biplan Anjiyografi Cihazı Alım Sürecini Takip Ediyoruz"</span></strong></p>

<p>Ayrıca, talebimiz doğrultusunda Dünya Bankası finansmanı kapsamında Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanemize;</p>

<p>1 adet Biplan Anjiyografi Cihazı planlandı ve alım süreci devam ediyor;</p>

<p>Ayrıca talep ettiğimiz diğer branşlardaki hekim atamalarının da önümüzdeki Devlet Hizmet Yükümlülüğü kuralarında değerlendirilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">"Erzincan İçin Çalışmaya Kararlıyız"</span></strong></p>

<p>Hemşehrilerimizin sağlığını önemsiyoruz. Erzincan’ımızın sağlık altyapısını güçlendirecek her yatırımın, her doktor atamasının ve her projenin takipçisi olmaya; vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, kaliteli ve etkin şekilde ulaşabilmesi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.</p>

<p>Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu beyefendiye ; Valimiz Sayın Hamza Aydoğdu’ya; İl Sağlık Müdürümüz Sayın Cihan Tekin’e ve Erzincan Mengücekgazi Eğitim Araştırma hastanesi Başhekimimiz Sayın Ufuk Kuyrukluyıldız’a Erzincan halkımız adına teşekkür ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/karamandan-erzincana-saglik-mujdesi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/06/karamandan-erzincana-saglik-mujdesi.jpeg" type="image/jpeg" length="79941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'ın muhtarlarına: "Sağlıklı Hayat Akademisi”]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanin-muhtarlarina-saglikli-hayat-akademisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanin-muhtarlarina-saglikli-hayat-akademisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından merkez mahalle muhtarlarına yönelik düzenlenen “Sağlıklı Hayat Akademisi” programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından merkez mahalle muhtarlarına yönelik düzenlenen “Sağlıklı Hayat Akademisi” kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme ve eğitim semineri düzenlendi.</p>

<p>Düzenlenen seminere Erzincan merkez mahalle muhtarları katılım sağladı. Seminerde; aşının toplum sağlığı açısından önemi, koruyucu sağlık hizmetleri, topuk kanı taraması, anne ve bebek sağlığı, gebelik sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar, erken teşhisin hayati önem taşıdığı kanser taramaları ve aile hekimliği hizmetleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.</p>

<p>Başbağlar Mahallesi Muhtarı ve Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunda Yönetim Kurulu Üyesi Murat Tapan seminer hakkında şu ifadelerde bulundu: "Muhtarlar olarak yalnızca mahallelerimizin idari temsilcileri değil, aynı zamanda vatandaşlarımız ile kamu kurumları arasında önemli bir köprü vazifesi görmekteyiz. Bu tür eğitim programları sayesinde hem bilgi birikimimizi artırıyor hem de mahalle sakinlerimizi doğru ve güncel bilgilerle bilinçlendirme noktasında daha donanımlı hale geliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Erzincan'ın Muhtarlarına Sağlıklı Hayat Akademisi” (2)" height="908" src="https://erzincannetcom.teimg.com/erzincannet-com/uploads/2026/06/erzincanin-muhtarlarina-saglikli-hayat-akademisi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Toplum sağlığının korunması, hastalıkların önlenmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi adına büyük önem taşıyan bu değerli eğitim programında emeği geçen Erzincan İl Sağlık Müdürlüğümüze, Halk Sağlığı Başkanlığımıza ve kıymetli sunumlarıyla bizleri bilgilendiren değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum.</p>

<p>Sağlıklı birey, sağlıklı aile; sağlıklı aile ise güçlü bir toplum demektir. Vatandaşlarımızın sağlık konusunda bilinçlenmesine katkı sunan bu tür çalışmaların artarak devam etmesini temenni ediyor, halkımızın sağlığı için özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi - A</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanin-muhtarlarina-saglikli-hayat-akademisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 06:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/06/erzincanin-muhtarlarina-saglikli-hayat-akademisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="69371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan’ın Sağlığı İçin Ankara’da Kritik Zirve: Yeni Doktorlar ve Yatırım Talebi]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanin-sagligi-icin-ankarada-kritik-zirve-yeni-doktorlar-ve-yatirim-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanin-sagligi-icin-ankarada-kritik-zirve-yeni-doktorlar-ve-yatirim-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesi amacıyla Ak Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman Ankara’da önemli temaslarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’ın sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesi amacıyla Ak Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman Ankara’da önemli temaslarda bulundu.</p>

<p>Yapılan görüşmeler kapsamında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakan Yardımcıları Yasin Erkoç ve Halim Özçevik ile Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Öztürk bir araya gelindi.</p>

<p>Toplantılarda Erzincan’ın sağlık hizmetlerinde ihtiyaç duyduğu birçok konu gündeme taşındı. Özellikle Yenidoğan, Çocuk Kardiyolojisi ve Çocuk Nörolojisi branşlarında uzman hekim talepleri ile Romatoloji bölümüne ikinci uzman doktor atanması konusu görüşüldü.</p>

<p>Ayrıca ileri teknolojiye sahip Biplan Anjiyografi cihazının Erzincan’a kazandırılması için de girişimlerde bulunuldu. Sağlık yatırımlarının artırılması ve vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı erişebilmesi adına yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Erzincanlıların sağlık alanındaki beklenti ve taleplerinin ilgili kurumlara doğrudan iletildiğini vurgulayarak, kentin sağlık altyapısını güçlendirecek adımların takipçisi olacaklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletvekili Karaman:" Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, kaliteli ve etkin şekilde erişebilmesi için çalışmaya; şehrimizin sağlık altyapısını güçlendirecek her yatırımın ve her projenin takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adem Toprakoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanin-sagligi-icin-ankarada-kritik-zirve-yeni-doktorlar-ve-yatirim-talebi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/06/erzincanin-sagligi-icin-ankarada-kritik-zirve-yeni-doktorlar-ve-yatirim-talebi.jpeg" type="image/jpeg" length="96197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan’da Diş Hekimi Açıkladı: Çocukların Dişlerini Tehdit Eden Büyük Tehlike]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekimi-acikladi-cocuklarin-dislerini-tehdit-eden-buyuk-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekimi-acikladi-cocuklarin-dislerini-tehdit-eden-buyuk-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda erken yaşlarda oluşan diş çürüklüklerin başlıca sebeplerine değinen Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, alınması gereken tedbirler ve tavsiyeler hakkında bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda erken yaşlarda oluşan diş çürüklüklerin başlıca sebeplerine değinen Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, alınması gereken tedbirler ve tavsiyeler hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>Diş Hekimi Yılmaz, “Diş bakımı çocukluk yaştan itibaren başlıyor. Bunun için çocukların bir alışkanlık edinmesi lazım. Esasında koruyucu diş hekimliği diye bir tabir var. Koruyucu diş hekimliği tabirinde dişler çürümeden tedbir almak anlamını taşır. Biz dişler çürümeden nasıl tedbir alabiliyoruz? Füsür koruyucu yapabiliyoruz veya çocuklarda diş fırçalama alışkanlığı edindirebiliyoruz. Bu da daha sağlıklı bir ağız ortamı oluşturmuş oluyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>ÇOCUKLARDAKİ ÇÜRÜYEN DİŞLER ÇEKTİRİLMELİ Mİ? ÇÜRÜK DİŞ SEBPELERİ NEDİR?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Hayır, çekilmesi gerekmiyor tabii ki. Öncelikle çürüğün boyutunu değerlendirmesi lazım. Niye çok çürük oluyor? Çocuklar hazır gıdaları çok besleniyorlar. Bu beslenme alışkanlığı çürümeye ciddi bir etkinlik oluşturuyor. Çocuklar gazlı içecekler, bisküvi, benzeri yiyeceklerle beraber çürümeyi hızlandıracak şeyler yapıyorlar daha çok. Burada yapması gereken mümkün olduğu kadar bu beslenmeden sonra yiyeceklerin ağız ortamından uzaklaştırılması lazım. Çünkü bakteriler aldıkları yiyecekleri sindirip açığa çıkardıkları asit zaten dişlere mahvediyor. Onları ortamdan uzaklaştırmak lazım. Koruyucu diş etkinliği bizim için şöyle bir önemi var esasında. Mevcut ağızdaki dişleri korumak ilerleyen zamanda diş kaybına ve diş çürüklerini engelleyeceği için daha büyük problemlerin önüne geçmiş oluyor. Erken diş çekimi olur diş çürüğü ile beraber. Bu erken diş çekiminden sonra dişleri çatışık olur, çana darlık olur, çana gelişim etkiler. Bu da</p>

<p>ilerleyen zamanlarda 12-15 yaşlarından sonra çatışık diş ortaya çıkarır. Bu sefer ortodontik tedavi olarak devreye girer. Hem parasal yöntem hem zaman açısından hem de çocuğun psikolojisi açısından çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>ÇOCUKLARDAKİ KRİTİK YAŞLAR HANGİLERİDİR?</strong></p>
</blockquote>

<p>Karşılıklı dişlenme ortalama 6 yaşından itibaren başlıyor. Bu çocuğun gelişimine bağlı olarak da değişebiliyor. Kemik gelişimine bağlı olarak da değişebiliyor. Kimisi de 5 yaşında kimisi de 7 yaşında olabiliyor. Bu süreç bizim için bir tedbir edici bir süreç değil. Ama ortalığımızı 6 yaş olarak değerlendiriyoruz. Bu 6 yaş içerisinde çocuktan tedavi edilmesi ağızda korunuyor olmasını kolaylaştırır. Karışık dişlenme bizim için niçin önemli? Çünkü dişler belli bir sırayla çıkması gerekiyor. Önce ön kurup dişler çıkar sonra arka büyük ağızlara doğru gider. Bu sefer erken yaşta çekilen bir diş bu sefer alttan gelen daim dişin çok erken yaşta çıkmasına sebep olabilir. Hatta erken yaşta çıkmasını engelleyebilir arası kapandığı için. Bu sefer de çene bulutları ortaya çıkar.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi - A</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, ÖZEL HABER, SAĞLIK, VİDEO HABER</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanda-dis-hekimi-acikladi-cocuklarin-dislerini-tehdit-eden-buyuk-tehlike</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/06/erzincanda-dis-hekimi-acikladi-cocuklarin-dislerini-tehdit-eden-buyuk-tehlike.jpg" type="image/jpeg" length="33205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan’da En Çok Rastlanan Diş Hastalığı Hangisi? İşte Sebepleri...]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanda-en-cok-rastlanan-dis-hastaligi-hangisi-iste-sebepleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanda-en-cok-rastlanan-dis-hastaligi-hangisi-iste-sebepleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, kentte en sık karşılaşılan diş rahatsızlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. İşte sebepleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da uzun yıllar diş hekimliği yapan, Erzincan Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nden emekli olduktan sonra özel kliniğini açan Diş Hekimi Yavuz Yılmaz, kentte en sık karşılaşılan diş rahatsızlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Erzincan’da muayeneye gelen hastalarda en sık rastlanan problemin diş eksikliği olduğunu belirten Yılmaz, bu durumun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Diş eksikliğinin ağız ve diş sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Yılmaz, erken teşhis ve düzenli diş kontrollerinin önemine dikkat çekerek, eksik dişlerin uygun tedavi yöntemleriyle tamamlanmasının yaşam kalitesini artırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılmaz, “Hastane ortamında baktığımız zamanlarda daha çok protez yapmaya öğrenmiştik. Bunun bir numara sebebi diş eksikliğinden kaynaklanıyor. Diş eksikliğinin birçok sebebi var. Bunların en başında periodontal hastalıklar geliyor. Periodontal hastalıklar da diş eti hastalığı dediğimiz halk arasında bilinen adıyla. Bu daha çok diş fırçalanma veya diş taşı oluşumu. Bunlarla beraber ağız hijyeninin sağlıklı olmaması. Sonrasında bu sürecin sağlıksız bir şekilde devam etmesi. En son dişleri tutan eti, dişin etrafındaki kemik ve diş etinin etrafında oluşan periodontal diş herhangi bir çürüme olmadan sağlanıp dökülüyor.</p>

<p><strong>BUNU SAĞLAYAN ETKEN NEY?</strong></p>

<p>Daha çok diş taşı oluşumu, ağız hijyeninin sağlıklı olmaması ve sürecin devamında tekrarlaması dişleri bir harabeye ters hedef veriyor.</p>

<p><strong>PEKİ BUNU DAHA AZA İNDİRİLMEK İÇİN VATANDAŞLAR NE YAPMALI?</strong></p>

<p>Bir, düzenli bir diş fırçalama alışkanlığı edinilmesi lazım. Beslenme tarzına dikkat etmesi lazım. Diş hekimine 6 aylık bir rutin kontrolü yapılması lazım. Eğer bazen insanlarda tükürük de diş taşı oluşumuna sebebiyet verebiliyor. Bunun kontrolünü sağlamak lazım. Genel bir şey, özellikle muayeneden geçiyor. Mobilite olursa dişte herhangi bir şekilde mobilite olursa onun da diş hekim tarafından kriyotaj dediğimiz veya diş taşı temizliği dediğimiz tertaraj dediğimiz yöntemlerle beraber etken maddeni uzaklaştırması lazım.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi - A</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, ÖZEL HABER, SAĞLIK, VİDEO HABER</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanda-en-cok-rastlanan-dis-hastaligi-hangisi-iste-sebepleri</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/06/erzincanda-en-cok-rastlanan-dis-hastaligi-hangisi.jpg" type="image/jpeg" length="93644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Sebahattin Ateşal’ın Sağlık Durumunda Kritik 24 Saat: Yeni Açıklama Geldi!]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/prof-dr-sebahattin-atesalin-saglik-durumunda-kritik-24-saat-yeni-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/prof-dr-sebahattin-atesalin-saglik-durumunda-kritik-24-saat-yeni-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da geçirdiği beyin kanaması nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören ünlü kardiyolog Prof. Dr. Sebahattin Ateşal’ın sağlık durumuna ilişkin ardı ardına önemli açıklamalar yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Mayıs Cumartesi akşamı geçirdiği beyin kanaması sonucu Medicana International İstanbul – Beylikdüzü Hastanesi’nde tedavi altına alınan Prof. Dr. Sebahattin Ateşal için tıp dünyası ve sevenleri tek yürek oldu. Deneyimli hekimin sağlık durumuna dair merakla beklenen üçüncü ve dördüncü resmi güncellemeler yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Umut Veren Gelişme: "Ağrılı Uyaranlara Cevap Verdi"</strong></h3>

<p>Edinilen bilgilere göre, hafta sonu yapılan değerlendirmelerde olumlu sinyaller alındığı, ünlü hekimin yaşamsal bulgularının stabil olduğunu ifade edildi. İlk etapta ateş ve enfeksiyon bulgusuna rastlanmadığı yönünde sevindirici gelişmeyi ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Tıp dünyasının yakından takip ettiği Prof. Dr. Ateşal’ın tedavisine yoğun bakım ünitesinde titizlikle devam ediliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmet Yaşar Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/prof-dr-sebahattin-atesalin-saglik-durumunda-kritik-24-saat-yeni-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/05/prof-dr-sebahattin-atesal-erzincan.jpg" type="image/jpeg" length="99462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincanlıların Kalbi Onun için Çarpıyor: Prof. Dr. Sebahattin Ateşal'dan Yeni Haber!]]></title>
      <link>https://www.erzincannet.com/erzincanlilarin-kalbi-onun-icin-carpiyor-prof-dr-sebahattin-atesaldan-yeni-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.erzincannet.com/erzincanlilarin-kalbi-onun-icin-carpiyor-prof-dr-sebahattin-atesaldan-yeni-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’ın yetiştirdiği dünyaca ünlü kalp hekimi Prof. Dr. Sebahattin Ateşal’dan iyi haberler gelmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Cumartesi akşamı geçirdiği beyin kanaması sonucu Medicana International İstanbul – Beylikdüzü Hastanesi’nde tedavi altına alınan Erzincanlı ünlü kardiyolog Prof. Dr. Sebahattin Ateşal’ın yoğun bakımdaki tedavi süreci umut verici gelişmelerle devam ediyor. Edinilen bilgilere göre, bu sabah yapılan tıbbi değerlendirme sonuçlarının olumlu yönde seyrettiği yönünde bilgiler paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmet Yaşar Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.erzincannet.com/erzincanlilarin-kalbi-onun-icin-carpiyor-prof-dr-sebahattin-atesaldan-yeni-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://erzincannetcom.teimg.com/crop/1280x720/erzincannet-com/uploads/2026/05/prof-dr-sebahattin-atesal-erzincan.jpg" type="image/jpeg" length="98955"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
