Erzincan’da tarih ve duygunun iç içe geçtiği anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Terzibaba Mezarlığı’nda bulunan, “Çöl Kaplanı” olarak bilinen Fahreddin Paşa’nın kızının mezarını ziyaret etti.

Bir fotoğrafın izinde 125 yıl sonra

Polat, ziyaretine ilişkin yaptığı paylaşımda, 1901 yılında Erzincan’da görev yapan Fahreddin Paşa’nın, küçük kızı Fatma’yı henüz bebekken kaybettiğini ve Terzibaba Makamı’nın yanında toprağa verdiğini hatırlattı.

Aradan geçen 125 yılın ardından aynı noktada bulunmanın derin bir anlam taşıdığını ifade eden Polat, bir babanın evlat acısının tarihte bıraktığı izlere dikkat çekti.

Bir acı, bir direnişin gölgesinde

Tarihçiler, Fahreddin Paşa’nın yaşadığı bu derin acının, onun karakterine ve mücadelesine yansıyan güçlü yönlerden biri olduğunu belirtiyor.

Nitekim Fahreddin Paşa, yıllar sonra 1916-1919 yılları arasında gerçekleşen Medine Müdafaası sırasında gösterdiği direnişle tarihe geçti. “Çöl Kaplanı” unvanıyla anılan Paşa, kutsal emanetleri büyük bir fedakârlıkla İstanbul’a ulaştırmış ve tüm zorluklara rağmen teslim olmayı reddetmişti.

125 Yıl Sonra Aynı Yerde… Erzincan’da Hüzünlü Bir Ziyaret (2)

Sessiz bir mezar, büyük bir hatıra

Erzincan’daki bu mütevazı mezar, yalnızca bir çocuğun değil; aynı zamanda bir komutanın yüreğinde taşıdığı büyük acının da simgesi olarak görülüyor.

Polat’ın ziyareti, hem bu tarihi hatırayı yeniden gündeme taşıdı hem de Erzincan’ın geçmişle kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat, sosyal medya paylaşımında; "Evlat acısıyla derin bir yara alan o baba, yıllar sonra 1916-1919 yılları arasındaki şanlı Medine Müdafaası'nda tarihin karşısına "Çöl Kaplanı" olarak çıkacaktır. Şehre yönelik kuşatma ve saldırıları önceden öngörerek, Kutsal Emanetler'i canı pahasına ve büyük bir gizlilikle İstanbul'a ulaştıran o büyük isimdir. Yıllarca süren kuşatmada sadece düşmanla değil; açlık, hastalık ve yoklukla da savaşmış, Mondros Mütarekesi' nin ardından hükümetten ve Padişah'tan ardı ardına gelen "teslim ol" emirlerini dahi reddederek kutsal toprakları düşmana teslim etmemiştir. O, inancı ve değerleri uğruna kendi bildiği doğrudan şaşmayan, tarihimizin en abidevi kahramanlarından birini Erzincan'a emanetine hürmetle... Nice fedakarlık ve acılarla dolu bir tarihin evlatlarıyız" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi - SK