Erzincan'ın Kemah ilçesinde dağlardan çıkan doğal kaynak sularının güneş ve rüzgârla buluşmasıyla elde edilen Kemah Tuzu, tarihinin en önemli uluslararası adımlarından birini atıyor.
Kemah Tuz İşletmesi sahibi Metin Tanrıkulu, ürünün Avrupa Birliği coğrafi işareti alması için başvuru yaptıklarını açıklarken, hedeflerinin Kemah Tuzu'nu AB coğrafi işareti alan ilk Türk tuzu haline getirmek olduğunu belirtti.
Bu gelişme, yalnızca bir tuz ürününün Avrupa'ya açılması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Erzincan'ın yüzlerce yıllık üretim kültürünün, Avrupa'nın coğrafi işaret sistemi üzerinden uluslararası korumaya taşınması anlamına geliyor.

2021'de Türkiye'de tescillendi
Kemah Doğal Kaynak Tuzu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 3 Eylül 2021 tarihinde menşe adı olarak tescil edildi.
Tescilin başvurusu Kemah İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapıldı. Coğrafi sınırı ise Erzincan'ın Kemah ilçesi olarak belirlendi.
TÜRKPATENT'in resmi ürün tanımına göre Kemah Tuzu, Munzur Dağları'ndaki kaya tuzu yataklarından geçen yer altı sularının tuz tabakasını eriterek tuzlu su halinde yeryüzüne çıkması ve bu suyun güneş ısısı ile rüzgâr kullanılarak havuzlarda buharlaştırılması sonucunda elde ediliyor.
Yani ürünün karakterini belirleyen yalnızca tuzun kendisi değil; Kemah'ın jeolojisi, doğal kaynakları, iklimi ve geleneksel üretim yöntemi.

Tarihi Osmanlı'ya, hatta daha geriye uzanıyor
Kemah Tuzu'nun en dikkat çekici özelliklerinden biri de tarihsel geçmişi.
TÜRKPATENT'in tescil belgesinde, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde Kemah'ta üretilen tuzdan söz edildiği ve tuzun Osmanlı saray mutfağında kullanıldığı belirtiliyor.
2024 yılında yapılan araştırmalarda ise Kemah'taki tuz üretim alanının tarihinin çok daha geriye uzandığı aktarılıyor. İşletme sahibi Metin Tanrıkulu, bölgede yaklaşık 3 bin yıldır tuz üretimi yapıldığını, alanın Urartular'dan Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar kullanıldığını belirtiyor.
Kemah Tuzu'nun üretim yöntemi, ürünü sıradan bir sofra tuzundan ayıran en önemli unsurlardan biri.
Dağların içerisinden gelen doğal tuzlu kaynak suyu önce havuzlara alınıyor. Daha sonra güneşin ve rüzgârın etkisiyle suyun buharlaşması sağlanıyor.
Geride kalan kristaller ise çalışanların yoğun emeğiyle toplanıyor.
İşletme sahibi Metin Tanrıkulu, üretim sürecinde kaynak suyunun yoğunluğunun artırılarak kristalize havuzlara alındığını ve güneşin etkisiyle yaklaşık 3-4 gün içinde tuz kristallerinin oluştuğunu belirtiyor.

“Tuzun serası dünyada bir tek Kemah'ta var”
Kemah Tuzu'nun üretiminde geleneksel yöntem ile modern teknoloji aynı noktada buluşuyor.
Metin Tanrıkulu'nun dikkat çeken ifadelerinden biri de “tuz serası”.
Üretim hızını artırmak ve üretim koşullarını daha kontrollü hale getirmek amacıyla cam seralardan yararlanılıyor. Tanrıkulu, bu uygulamayı dünyada kendilerine özgü bir üretim modeli olarak tanımlıyor.
Böylece yüzyıllardır güneş ve rüzgârla yapılan üretim, günümüzün kontrollü üretim anlayışıyla destekleniyor.
Erzincan Tulum Peyniri'nin Avrupa dosyasında da Kemah Tuzu var

Kemah Tuzu'nun uluslararası önemini gösteren bir başka gelişme ise Erzincan Tulum Peyniri'nin Avrupa Birliği coğrafi işaret süreci.
Avrupa Birliği'nin resmi belgelerinde Erzincan Tulum Peyniri'nin üretiminde Kemah'ta üretilen doğal kaynak tuzunun kullanıldığı açıkça belirtiliyor.
AB'ye sunulan ürün dosyasında Kemah Tuzu'nun, peynirin üretiminde kullanılan temel unsurlardan biri olduğu ve tuzun peynirin yapısında kolay çözünmesi nedeniyle üretim sürecinde önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
Bu durum Kemah Tuzu'nu yalnızca kendi başına değerli bir yöresel ürün olmaktan çıkarıp Erzincan Tulum Peyniri'nin özgün kimliğinin de parçalarından biri haline getiriyor.
Avrupa yolunda kritik hedef
Kemah Tuzu'nun Türkiye'deki coğrafi işaret tescili 2021 yılında tamamlandıktan sonra şimdi sırada Avrupa Birliği var.
TÜRKPATENT, Türkiye'deki coğrafi işaret tescillerinin yalnızca Türkiye sınırları içinde koruma sağladığını, Avrupa'da koruma elde etmek için AB sistemine ayrıca başvurulması gerektiğini belirtiyor. Güncel AB sisteminde gıda ve tarım ürünleri için başvurular Avrupa Komisyonu'nun ilgili sistemi üzerinden yürütülüyor.
Kemah Tuzu için yapılan başvurunun kabul edildiği ve dosyanın Avrupa sürecine taşındığı, 2026 Ağustos ayında yapılan açıklamalarda doğrulandı. Ancak başvurunun kabul edilmesi, henüz AB tescilinin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Nihai tescil için AB inceleme ve itiraz süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Dolayısıyla Kemah'ın hedefi net:
Türkiye'nin AB coğrafi işareti alan ilk tuzu olmak.

Kemah Tuzu yalnızca sofralık tuz değil
Kemah Tuzu'nun kullanım alanı da oldukça geniş.
Başta Erzincan Tulum Peyniri olmak üzere peynir üreticileri, yaylacılar ve salamura üreticileri tarafından tercih edilen Kemah Tuzu, Erzincan'ın yöresel üretim zincirinde önemli bir yere sahip. Ürün bugün Erzincan'ın yanı sıra İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere, ayrıca yurt dışına da gönderiliyor.
TÜRKPATENT'in tescil belgesinde de Kemah Tuzu'nun özellikle peynir üretiminde tercih edildiği belirtiliyor.
Avrupa tescili Erzincan için ne değiştirebilir?
AB coğrafi işareti yalnızca bir logo veya belge değil.
Başarılı bir tescil, ürünün Avrupa Birliği sınırları içinde belirlenen şartlar çerçevesinde korunmasını sağlayabilir. Aynı zamanda ürünün bilinirliğinin artırılması, markalaşması, ihracat değerinin yükselmesi ve üretim zincirinin güçlendirilmesi açısından önemli bir avantaj yaratabilir.
Kemah Tuzu'nun başarısı, Erzincan'ın diğer coğrafi işaretli ürünleri açısından da örnek oluşturabilir.
Özellikle Erzincan Tulum Peyniri'nin Avrupa'daki tescil süreciyle Kemah Tuzu arasındaki bağ, iki ürünün uluslararası pazarda birlikte tanıtılması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Bir tarafta Avrupa Birliği coğrafi işareti için ilerleyen Kemah Tuzu, diğer tarafta Avrupa dosyasında Kemah Tuzu'nu üretim unsur olarak taşıyan Erzincan Tulum Peyniri...
Bu iki ürünün aynı hikâyede buluşması, Erzincan'ın yöresel ürünlerini uluslararası pazarda farklılaştırabilecek güçlü bir marka hikâyesi ortaya çıkarıyor.
3 bin yıllık gelenek Avrupa'ya açılıyor
Kemah'ın tuz havuzlarında bugün yaşanan hareketlilik aslında çok daha büyük bir hikâyenin parçası.
Dağlardan gelen doğal kaynak suyu...
Güneş altında kristalleşen tuz...
Yüzyıllardır sürdürülen üretim...
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sine giren bir ürün...
Osmanlı saray mutfağına uzanan bir geçmiş...
2021'de Türkiye'de alınan coğrafi işaret...
Ve şimdi Avrupa Birliği'ne uzanan yeni bir başvuru.
Kemah Tuzu için hedef yalnızca Avrupa'ya ürün göndermek değil.
Kemah'ın adını, Erzincan'ın üretim kültürünü ve yüzyıllardır korunan bir lezzeti Avrupa'nın coğrafi işaret sistemiyle güvence altına almak.
Başvuru başarıyla sonuçlanırsa Kemah Tuzu, AB coğrafi işareti alan ilk Türk tuzu olarak yeni bir sayfa açabilir.
Erzincan için asıl heyecan da burada başlıyor.





