Erzincan

4.1'lik Deprem Yedisu Segmentini Tetikler mi? Deprem Enstitüsü'nden Kritik Analiz..

Üzümlü merkezli meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki sarsıntıyı analiz eden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü uzmanları, bölgedeki sismik hareketliliğe dair kritik veriler paylaştı.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Fahriye Akar, bugün saat 15.40’ta merkez üssü Üzümlü ilçesi olan 4.1 büyüklüğündeki depremin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Enstitü bünyesinde yürütülen kolektif çalışmaların sonuçlarını aktaran Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Fahriye Akar, özellikle Yedisu Fay Hattı’na dikkat çekerek, “Büyük bir deprem olma ihtimalini göz önünde bulunduralım” uyarısında bulundu.

“Yedisu Fay Hattı’na Çok Yakın Olması Düşündürücü”

Depremin ardından enstitüye ait 10 farklı deprem ölçer ve acil müdahale cihazlarından gelen verileri titizlikle incelediklerini belirten Doç. Dr. Akar, sarsıntının konumuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Akar, “Bu deprem MTA’nın diri fay haritası üzerinde doğrudan görünmese de Yedisu fayının batı ucuna yakın, yaklaşık 10 kilometre derinlikte ve çok yakın bir noktada gerçekleşti. Daha önce Kemah civarında olan depremlere göre bu konum bizi daha çok düşündürüyor,” dedi.

“Öncü mü Tetikleyici mi? Bilmek İçin Büyük Sarsıntıyı Görmek Gerekiyor”

Halkın en çok merak ettiği “Bu sarsıntı büyük bir depremin öncüsü mü?” sorusuna yanıt veren Akar, bilimsel gerçekliği şu sözlerle özetledi:

“Dünya tarihi boyunca bir depremin ‘öncü’ olduğunu ancak büyük deprem gerçekleştikten sonra söyleyebiliyoruz. Öncü deprem olduktan sonra ‘kesin büyük deprem olacak’ diyemeyiz ama olabilir mi? Evet, olabilir. Yedisu segmentinde 1784 yılından beri kırılmayan bir yapı var. 250 yıllık enerji birikim süresi dolmuş durumda. Bu sarsıntı orayı tetikleyebilir de, o fayın eğimli uçlarına da denk gelebilir.”

Erzincan’ın Deprem Gerçeği ve Havza Yapısı

Erzincan’ın zemin yapısına özel bir parantez açan Doç. Dr. Fahriye Akar, şehrin jeolojik dezavantajına değindi. Erzincan havzasının gevşek bir zemin yapısına sahip olduğunu vurgulayan Akar, “Bu yapı nedeniyle olası bir depremde Erzincan daha fazla sarsılacak veya daha fazla etkilenecektir. Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz; 3 yıl sonra da olabilir, 5 yıl sonra da. Ancak kaçınılmaz bir gerçek var ki, Erzincan bir deprem şehridir,” ifadelerini kullandı.

“Ev Alırken Projesine ve Yönetmeliğe Bakıyor muyuz?”

Vatandaşları konut tercihlerinde daha bilinçli olmaya davet eden Akar, şu uyarılarla sözlerini noktaladı: “Erzincan’da neredeyse her 50 yılda bir büyük depremler yaşanmış. Hafızamız taze olmalı. Ben görmesem çocuğum, o görmese torunum bu depremi görecek. Bu yüzden bir ev alırken sadece görüntüsüne değil; ‘Depreme dayanıklı mı? Projesine bakabilir miyim? Deprem yönetmeliğine uygun mu?’ diye sormayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Hazır mıyız diye kendimizi sürekli sorgulamalıyız.”

6 Şubat depremleri sonrası bölgedeki hareketliliğin arttığını da hatırlatan Akar, 1939 Erzincan depreminin büyüklüğünün Türkiye tarihinde hala aşılamadığını hatırlatarak tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirtti.