Türkiye–Avrupa Birliği ilişkilerinin onlarca yıla yayılan seyrine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme Anahtar Parti Erzincan İl Başkanı Ahmet Korkmaz’dan geldi. Korkmaz, Gümrük Birliği’nin mevcut haliyle Türkiye açısından ekonomik dengeleri bozduğunu, karar alma süreçlerinden dışlayan asimetrik bir yapıya dönüştüğünü ve sürdürülebilir olmaktan uzaklaştığını söyledi.

Gümrük Birliği sürecinin zaman içinde ekonomik bir ortaklıktan çıkarak siyasal araçlara dönüştüğünü belirten Korkmaz, Türkiye’nin yükümlülük üstlenen ancak karar süreçlerine dahil edilmeyen bir ülke haline getirildiğini ifade etti. Bu durumun Türkiye’nin pazarlık gücünü zayıflattığını ve rekabet avantajını aşındırdığını vurguladı.
“Türkiye Kural Koymuyor, Kuralları Uygulamakla Yetiniyor”
Ahmet Korkmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne taraf olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin ortak ticaret politikasını şekillendiren mekanizmalarda yer almamasının ciddi bir yapısal sorun oluşturduğunu dile getirdi. Bu asimetrik yapının Türkiye’yi kural koyan bir aktör olmaktan uzaklaştırarak, dışarıdan belirlenen kuralları uygulayan bir konuma ittiğini söyledi.
Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarının Türkiye açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Korkmaz, Türkiye’nin bu anlaşmalara eş zamanlı taraf olamaması nedeniyle pazar kaybı yaşadığını ve rekabet dezavantajı ile karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Dar Kapsam, Yüksek Katma Değeri Engelliyor
Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünleriyle sınırlı yapısının günümüz ekonomik gerçekleriyle örtüşmediğini vurgulayan Korkmaz, hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonomi gibi stratejik alanların kapsam dışında bırakılmasının Türkiye’nin üretim ve ihracat potansiyelini sınırladığını söyledi.
Dünya ticaretinin yönünün hızla değiştiğine dikkat çeken Korkmaz, yüksek katma değerli üretimin artık hizmetler ve dijital ekonomi üzerinden şekillendiğini, mevcut Gümrük Birliği yapısının ise bu dönüşümü yakalayamadığını kaydetti. Güncellenmeyen sistemin teknoloji transferi, verimlilik artışı ve ölçek ekonomilerinin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti.
Ticaret Hacmi Büyüyor, Denge Zayıflıyor
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacminin artmasına rağmen bu artışın Türkiye lehine bir denge oluşturmadığını belirten Korkmaz, ihracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüşün dikkat çekici olduğunu söyledi. Mevcut yapının Türkiye’nin dış ticaret dengesini giderek daha kırılgan hale getirdiğini ifade eden Korkmaz, Gümrük Birliği’nin bu haliyle Türkiye’ye beklenen faydayı sağlamadığını dile getirdi.
Vize Engelleri ve Hizmet Kısıtları Ekonomiye Zarar Veriyor
Mal serbestisi sağlanırken emek ve hizmet dolaşımının sınırlandırılmasının ciddi ekonomik maliyetler doğurduğunu belirten Korkmaz, vize uygulamalarının ve hizmet sunumuna getirilen kısıtların Türk firmaları için zaman ve maliyet kaybına yol açtığını söyledi. Bu uygulamaların Gümrük Birliği’nin bütünleşme mantığıyla açık bir çelişki oluşturduğunu vurguladı.
Yeşil Dönüşümde Adil Paylaşım Çağrısı
Ahmet Korkmaz, Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartlarının Türk firmaları üzerinde ilave maliyet baskısı oluşturduğunu belirterek, bu sürecin tek taraflı yüklerle yürütülemeyeceğini ifade etti. Geçiş süreleri, ortak finansman modelleri ve teknoloji transferi mekanizmalarının birlikte planlanması gerektiğini söyleyen Korkmaz, yeşil dönüşüm başlıklarının Gümrük Birliği çerçevesinde müzakere edilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Türkiye Stratejik Gücünü Masaya Koymalı
Brexit ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa Birliği’nin güvenlik merkezli yeni bir döneme girdiğini belirten Korkmaz, bu sürecin Türkiye’nin stratejik önemini daha da artırdığını söyledi. Türkiye’nin bu jeopolitik avantajı doğru değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve müzakere başlıklarının yeniden açılması için daha kararlı ve güçlü diplomatik adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Anahtar Parti’den Net Yol Haritası
Anahtar Parti’nin çözüm yaklaşımına da değinen Korkmaz, Türkiye’nin AB ticaret politikalarına kurumsal ve bağlayıcı şekilde dahil edilmesini, Serbest Ticaret Anlaşmalarına eş zamanlı taraf olunmasını, Gümrük Birliği kapsamının genişletilmesini ve vize serbestisinin ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçası haline getirilmesini önerdi.
Açıklamasının sonunda Korkmaz, Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve demokratik standartlarını yükselten politikalarla Avrupa standartlarına ulaşmasının önemine dikkat çekerek, “Anahtar Parti olarak duruşumuz nettir. Hizmette rekabeti esas alan, dengeyi önceleyen bir ekonomi siyaseti savunuyoruz” dedi.





