Erzincan Ovası’nın kuzeydoğusunda yer alan Ekşisu Sazlığı, ilk bakışta sıradan bir sulak alan gibi görünse de barındırdığı eşsiz bitki türleriyle bilim dünyasının dikkatini çekiyor. Uzmanlara göre bu bölge, Türkiye’nin en özel ekosistemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bölgede yapılan incelemelerde toprak pH değerinin 9’un üzerine çıktığı, yani son derece alkali bir yapıya sahip olduğu tespit edildi. Bu durum, çoğu bitki için yaşanması zor bir ortam anlamına gelirken, doğa bu zorlu koşullara uyum sağlayan özel türlerin gelişmesine olanak tanıyor.
Tuzcul bozkır ekosistemi dikkat çekiyor
Maden sularının yüzeye çıktığı ve minerallerin yoğun olduğu alanlarda oluşan tuzcul bozkırlar, yalnızca belirli bitki türlerinin yaşayabildiği özel habitatlar arasında yer alıyor. Ekşisu çevresinde görülen Çorakandızotu, Yufkaunluca, Deliunluca ve bazı saz türleri bu zorlu şartlara uyum sağlayan bitkiler arasında bulunuyor.
Ancak bölgedeki en dikkat çekici türlerden biri, bilimsel adıyla Sonchus erzincanicus olarak bilinen Erzincan sütotu. Bu bitki, dünyada yalnızca Erzincan Ovası’nda yetişiyor.
Dünyada tek: Erzincan sütotu
Erzincan sütotu, sınırlı bir alanda ve özel toprak koşullarında yaşayabilen endemik bir tür olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu bitkinin farklı bir ortama taşındığında aynı şekilde gelişemediğini belirtiyor.
Uluslararası düzeyde de öneme sahip olan bu türün, Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında olduğu ifade ediliyor.
Zengin bir yaşam alanı
Ekşisu Sazlığı yalnızca tuzcul bozkırlarla sınırlı değil. Aynı zamanda kamışlar, sazlıklar, söğütler ve çeşitli sucul bitkilerle zengin bir ekosistem sunuyor. Bu bitki örtüsü, kuşlar, böcekler ve birçok canlı için önemli bir yaşam alanı oluşturuyor.
Tehditler ve uyarılar
Uzmanlar, sulak alanların kurutulması, kontrolsüz insan müdahaleleri ve artan arazi baskısının bu hassas ekosistem için ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor. Tuzcul ve sucul habitatların bozulması durumunda eski haline dönmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor.
Erzincan Ovası’ndaki Ekşisu Sazlığı, görünüşte sade ancak derininde eşsiz bir doğal zenginlik barındıran önemli bir alan olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu tür alanların korunmasının yalnızca yerel değil, küresel ekolojik denge açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Kaynak: Prof. Dr. Ali Kandemir, Prof. Dr. Mustafa Korkmaz, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, Cilt 2