Bingöl’ün Yedisu ilçesi yakınlarında meydana gelen 4.4 büyüklüğündeki deprem, gözleri yeniden Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerindeki Yedisu segmentine çevirdi. Deprem Uzmanı Paleosismolog Ramazan Demirtaş, yaşanan sarsıntının ardından yaptığı açıklamada hem önemli uyarılarda bulundu hem de kamuoyundaki “büyük deprem hemen olacak” söylemlerine karşı çıktı.
Demirtaş, 26 Nisan 2026 saat 08.01’de meydana gelen depremin, Yedisu segmentinin ana hattı üzerinde değil, yaklaşık 8 kilometre güneybatısında bulunan ikincil bir kırık üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Bu detayın kritik olduğunu vurgulayan uzman, bu tür orta büyüklükteki depremlerin doğrudan büyük bir depremi tetikleyeceğine dair kesin bir kural bulunmadığını ifade etti.
242 Yıllık Sessizlik: Sismik Boşluk Gerçeği
Uzmanlara göre Yedisu segmenti, en son 1784 yılında büyük bir deprem üretmiş ve o tarihten bu yana “sismik boşluk” olarak tanımlanan bir süreç içerisinde bulunuyor. Demirtaş, segmentte yıllık 16–20 mm civarında bir kayma hızı olduğunu ve bu süre zarfında yaklaşık 3.8 ila 4.8 metre arasında bir gerilme biriktiğini belirtti.
Bu büyüklükteki birikimin ise 7.0 ve üzeri büyüklükte bir depreme karşılık gelebileceği ifade ediliyor. Ancak uzman, bu durumun “hemen büyük deprem olacak” şeklinde yorumlanmasının bilimsel olmadığını özellikle vurguladı.
“Felaket Senaryoları Bilim Değil”
Demirtaş açıklamasında, küçük ve orta ölçekli depremlerin ardından yapılan erken ve kesin yargılı açıklamalara da sert eleştiri getirdi. Özellikle uzmanlık alanı dışında yapılan yorumların toplumda gereksiz korku oluşturduğunu belirten Demirtaş, bu tür yaklaşımların bilim etiği ile bağdaşmadığını ifade etti.
10–50 Yıl Aralığına Dikkat
Yedisu segmentinin deprem üretme periyodunun dolduğunu belirten uzman, bölgenin önümüzdeki 10 ila 50 yıl içerisinde 7.0 ve üzeri bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu yineledi. Bu durumun ani bir tehditten çok, uzun vadeli bir risk olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Geniş Bir Bölgeyi Etkileyebilir
Olası bir büyük depremin yalnızca Bingöl değil, geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği belirtiliyor. Risk altında bulunan bölgeler arasında Erzincan, Karlıova, Muş, Erzurum ve Tunceli de yer alıyor.
Uzmanlar, bu nedenle yapılması gerekenin korku oluşturmak değil; risk azaltıcı adımları hızla hayata geçirmek olduğunu vurguluyor. Depreme dayanıklı yapılaşma, yerel yönetimlerin hazırlıkları ve bireysel farkındalık bu sürecin en kritik başlıkları arasında gösteriliyor.
Net Mesaj: Panik Değil, Hazırlık
Açıklamaların ortak noktası ise net:
Yedisu segmenti önemli bir deprem potansiyeli taşıyor, ancak bu durum “yarın olacak” anlamına gelmiyor.
Bilim insanları, özellikle Erzincan ve çevresinde yaşayan vatandaşlara panik yerine bilinçli hazırlık çağrısı yapıyor. Çünkü asıl risk, deprem değil; hazırlıksız yakalanmak olarak öne çıkıyor.