Aile Hekimleri İhtiyatlı: Doğrudan Hastaneye Sevk
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı spor tesislerinde lisanslı spor yapacak çocuk ve gençlerin resmi müsabakalara katılabilmesi için "Sporcu Lisansı İçin Sağlık Raporu" alınması yasal bir zorunluluk. Lisans işlemlerinin tamamlanması için raporda mutlaka "Spor yapmasında sakınca yoktur" ifadesinin ve bir kardiyolog kaşesinin yer bularak onaylanması gerekiyor.

İlk olarak aile hekimlerine başvuran çocuk ve gençler, burada bürokratik ve tıbbi bir tıkanıklıkla karşılaşıyor. Aile hekimleri; çocuklarda ani ritim bozuklukları veya doğumsal kalp rahatsızlıkları gibi hayati riskleri gözden kaçırmamak adına haklı olarak ihtiyatlı davranıyor. Sporun ağırlığı ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak, çocuklar doğrudan hastaneye ve ilgili uzmanlıklara sevk ediliyor. Ancak Erzincan'da çocuk kardiyoloğu olmaması, süreci tam bir çıkmaza sürüklüyor.
"Amaç Spordan Uzaklaştırmak Değil, Güvenceye Almak"
Yollara düşen ailelerin ve sporcuların yaşadığı bu sıkıntının ardından, Erzincan Sağlık İl Müdürü Dr. Cihan Tekin konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uygulamanın amacının çocukları spordan uzaklaştırmak değil, aksine onların hayatını güvenceye almak olduğunu belirten Dr. Tekin şunları söyledi:
"Profesyonel olarak spor yapan çocukların en az bir kez çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi, olası kardiyak risklerin erken dönemde tespit edilmesi ve güvenli spor yapabilmelerinin sağlanması açısından önem arz etmektedir. Uygulamada talep edilen husus, sporla aktif olarak ilgilenen çocuklarımızın çocuk kardiyolojisi tarafından en az bir kez değerlendirilmesidir. İlk değerlendirme sonrasında aynı çocuğun rutin olarak tekrar tekrar çocuk kardiyolojisine yönlendirilmesi beklenmemektedir."
"Gizli Kalp Hastalıkları Yoğun Aktivitede Risk Yaratıyor"
Bazı kalp hastalıklarının uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ve özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini hatırlatan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bizler çocuklarımızın sporla büyümesini, güçlenmesini istiyoruz. Ancak bedensel gelişimlerini destekleyen sporun, altta yatan ve fark edilmemiş bir hastalık nedeniyle onlar için risk oluşturmasına da göz yumamayız. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir sevk, bir muayene ya da bir prosedür değildir; söz konusu olan çocuklarımızın sağlığıdır."
"Telafisi Mümkün Olmayan Acılar Yaşanmasın"
Sağlık süreçlerindeki bu hassasiyetin hayati bir sorumluluk olduğunun altını çizen Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Her çocuk kıymetlidir. Bir çocuğumuzun dahi gözden kaçmış bir sağlık sorunu nedeniyle zarar görmesi durumunda bunun telafisi mümkün olmayacaktır. O gün geldiğinde ne aileye verilebilecek yeterli bir cevabımız ne de vicdanlarımızı rahatlatabilecek bir gerekçemiz olacaktır. Bu nedenle yapılan uygulamaların temel amacı; çocuklarımızı gereksiz işlemlere yönlendirmek değil, onları korumak ve sporun olumlu etkilerinden güvenle faydalanmalarını sağlamaktır."
Erzincanlı aileler ve geleceğin sporcuları ise çocuk sağlığının önemini haklı bulurken, bu hayati raporlama sürecinin çevre illere gitmeye gerek kalmadan, kentteki uzman doktor eksikliğinin giderilerek çözülmesini talep ediyor.






