Osmanlı Devleti’nde 19. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilen idari reformlar, Anadolu’daki birçok şehir gibi Erzincan’ın da yönetim yapısını değiştirdi. 1867 yılında yürürlüğe giren Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi ile birlikte Osmanlı taşra yönetiminde önemli bir yeniden yapılanma süreci başladı.
Bu düzenlemeye kadar Osmanlı Devleti’nde ülke yönetimi büyük ölçüde eyalet sistemi üzerinden yürütülüyordu. Ancak Tanzimat reformlarının bir parçası olarak idari yapı yeniden düzenlendi ve modern vilayet sistemi oluşturuldu. Bu kapsamda Anadolu’da yeni vilayetler kurulurken mevcut idari sınırlar da yeniden belirlendi.
Yapılan düzenlemeler sonucunda Erzurum Vilayeti Osmanlı Devleti’nin önemli vilayetlerinden biri olarak yeniden teşkil edildi. Bu vilayete bağlı sancaklardan biri de Erzincan oldu. Böylece Erzincan, Erzurum’a bağlı önemli bir sancak merkezi olarak idari yapıda yer aldı.
Yeni düzenlemeye göre Erzincan Sancağı’na bağlı kazalar da belirlenmişti. Kemah, Gercanis (bugünkü Refahiye), Kuruçay, Kuzican (Pülümür), Ovacık ve Mazgirt bu sancak yönetimine bağlanan kazalar arasında yer aldı. Bu durum Erzincan’ın bölgedeki idari önemini artırdı.
Öte yandan Tercan kazası ise doğrudan Erzurum merkez sancağına bağlı olarak bırakıldı. Aynı dönemde bazı idari değişiklikler de yaşandı. Örneğin Eğin kazası, yapılan düzenlemeler sırasında Sivas’tan alınarak Harput vilayetine bağlandı.
Vilayet sistemiyle birlikte sancak yönetimlerinin başında mutasarrıflar görev yapmaya başladı. Erzincan Sancağı’nda da bu tarihten itibaren mutasarrıflar aracılığıyla yönetim yürütüldü. Mutasarrıflar hem idari işleri yürütüyor hem de merkezi hükümetin taşradaki temsilcisi olarak görev yapıyordu.
Bu reformlar yalnızca idari yapıyı değil aynı zamanda vergi, güvenlik ve adalet sistemlerini de etkiledi. Yeni vilayet düzeni sayesinde devlet yönetiminin taşrada daha düzenli ve merkezi bir şekilde yürütülmesi hedeflendi.
1867’de gerçekleştirilen bu düzenleme Erzincan’ın tarihindeki önemli idari dönüşümlerden biri olarak kabul edilmektedir. Erzincan, bu tarihten itibaren Osmanlı vilayet sisteminde Erzurum’a bağlı önemli bir sancak merkezi olarak yer aldı.





