Erzincan’da yaşayan 28 yaşındaki Çilem Sağlam’ın hikâyesi, fedakârlığın ve aile bağının somut bir örneği olarak dikkat çekti. Küçük yaşta annesini kaybeden, üç yıl önce de babasını toprağa veren Sağlam, özel gereksinimli ablası Pınar (41) ve ağabeyi Ramazan’ın (39) bakımını üstlendi.
İşletme mezunu olan Çilem Sağlam, kendi hayatını kurmak yerine kardeşlerinin yanında kalmayı tercih etti. Çalışmayı bırakarak tüm zamanını onların bakımına ayıran genç kadın, ailesinden gördüğü sevgi ve merhameti sürdürdüğünü ifade etti. Sağlam, kardeşlerine bakmayı bir fedakârlık değil, sevgiyle üstlenilmiş bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi.
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda aileyi Ramazan ayının üçüncü gününde ziyaret ettiklerini belirtti. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Bir Güzel Aile…
Ramazanın 3. günü insanlığın kalbine misafir olduk…
Orada merhamet vardı.
Orada fedakârlık vardı.
Orada insanlığın en saf hâli vardı.
Çilem… 28 yaşında.
Ablası Pınar 41.
Abisi Ramazan 39.
İkisi de özel gereksinimli insanlar.
Annelerini çocuk yaşta kaybetmişler.
Babalarını ise üç yıl önce toprağa vermişler, dün gibi…
Hayat, bazı insanlara erken büyümeyi öğretir.
Çilem de öyle büyümüş.
İşletme mezunu…
Belki kendi hayatını kuracak, kendi yoluna gidecekti.
Ama o sevgi ve merhamet yolunu seçmiş.
Anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmamış.
Ablası ve abisi özel ilgiye muhtaç diye çalışmayı bırakmış.
Hayatını onlara adamış.
Hikâyeyi dinlerken bir an…
O odada nefesler tutuldu.
Boğazlarımız düğümlendi.
Sözler anlamını yitirdi.
“Seninle gurur duyuyoruz” dediğimizde,
Gözlerini indirdi ve öyle bir cümle kurdu ki…
“İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk.”
İşte o an anladık…
Bazı insanlar fedakârlık yaptığını bile düşünmez.
Çünkü onların mayasında sevgi vardır.
Bir cümle daha söyledi…
Bir aileyi, bir terbiyeyi, bir mirası özetleyen cümle:
“Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum.”
İnsan, gördüğünü yaşar.
Gördüğünü taşır.
Gördüğünü çoğaltır.
Abi ve ablasının sağlık problemleri var.
Ama yüzünde şikâyet yok.
Yorgunluk var belki…
Ama isyan yok.
Biz de bu mübarek ayın bereketine sığınıp bir müjde verdik.
İnşallah 15 gün içinde bu sevgi dolu aileyi yeni evlerine taşıyacağız.
Çünkü bazı evler dua ile ayakta durur.
Bazı insanlar alkışla değil, Allah’ın rızasıyla büyür.
Bugün şunu bir kez daha gördük:
Merhamet bir eğitim meselesidir ama özü Allah vergisidir.
Sevgi, insanın içine yerleştirilmiş ilahi bir emanettir.
Çilem…
Allah senden razı olsun.
Sen bu toplumun harcısın.
Mayasısın.
Sarsılmaz bağısın.
İnsanlık hâlâ ayaktaysa,
Bu senin gibi görünmeyen kahramanlar sayesinde.
Bugün Ramazan’ın üçüncü günüydü.
Ama biz bugün,
Dağ gibi bir merhametin karşısında saygıyla eğildik…" dedi...





