Erzincan’ın kuzeyinde tarihî katmanlarıyla dikkat çeken bir yerleşim bulunuyor: Bugünkü adıyla Mecidiye, eski kaynaklardaki adıyla Rumsaray veya Urumsaray.

Akademik araştırmalar ve arkeolojik yüzey araştırmaları, bu yerleşimin geçmişinin Osmanlı döneminden çok daha geriye gittiğini ortaya koyuyor. Köyün hemen kuzeyindeki yükseltide bulunan Rumsaray Kalesi ve yerleşim alanı, farklı dönemlere ait izlerin aynı coğrafyada buluştuğu önemli tarihî alanlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Erzincan Tarihi külliyatında yer alan arkeolojik değerlendirmeye göre, Rumsaray Kalesi'nin bulunduğu yükseltide ele geçen yüzey keramiklerinin bir bölümü MÖ II. binyıla, yani Hayaşa dönemine tarihlendiriliyor. Aynı alanda Roma dönemine ait keramikler de tespit edilmiş durumda. Buna karşılık kalenin Urartu döneminde tahkim edilip edilmediği konusunda kesin bir hüküm bulunmuyor. Araştırmacılar bu sorunun ayrıntılı inceleme ve arkeolojik kazılarla açıklığa kavuşabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle Rumsaray Kalesi için bugün kesin olarak “Urartu kalesidir” demek yerine, Urartu döneminde kullanılıp kullanılmadığının henüz araştırılması gereken bir konu olduğunu söylemek daha doğru.

Rumsaray adı nereden geliyor?

Yerleşimin tarihî önemini artıran unsurlardan biri de “Rumsaray” adının kendisi.

Tahir Erdoğan Şahin'in 2016 tarihli hakemli çalışması, Rumsaray'ı Akkoyunluların Anadolu'daki erken yurtlarından biri bağlamında ele alıyor. Çalışmada Akkoyunlu Türkmenlerinin Erzincan-Bayburt arasındaki bölgede, özellikle Rumsaray ve Bayburt'un Sinor çevresinde yarı yerleşik bir hayat sürdükleri aktarılıyor. Tur Ali Bey'in de bu coğrafyayla bağlantısı üzerinde duruluyor.

“Cumhuriyet'in 100. Yılında Erzincan” kapsamında yayımlanan çalışmalarda ise eski kale alanındaki yapı izleri ile “Rumsaray” adı arasında ilişki kuruluyor. Araştırmada, bu isimden hareketle yerleşimin geçmişte ayrıcalıklı veya önemli bir merkez olmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak bu, kesinleşmiş bir sonuçtan ziyade araştırmacıların tarihî ve coğrafi verilerden hareketle geliştirdiği bir değerlendirme olarak aktarılıyor.

Tur Ali Bey bağlantısı

Rumsaray'ın Akkoyunlu tarihi bakımından en dikkat çekici yönlerinden biri Tur Ali Bey bağlantısı.

Akademik çalışmalarda bugünkü Mecidiye olan Rumsaray, Akkoyunlu Türkmenlerinin Erzincan çevresindeki erken yerleşim alanlarından biri olarak gösteriliyor. Bir başka akademik çalışmada ise Rumsaray köyündeki zaviye ve mülkiyet ilişkileri ele alınırken, Tur Ali Bey'in oğullarından Esen Bey'in Rumsaray'ın tamam mâlikânesine sahip olduğu ve bu mülkiyetin daha sonraki Osmanlı kayıtlarında da doğrulandığı belirtiliyor.

Bu kayıt, Rumsaray'ın Akkoyunlu tarihindeki yerinin yalnızca sözlü anlatılara dayanmadığını; Osmanlı dönemine ait tahrir ve vakıf belgelerinde de köyün Akkoyunlu hanedanıyla ilişkili biçimde geçtiğini gösteriyor.

Osmanlı tahrirlerinde Rumsaray

Urumsaray1

Rumsaray'ın tarihî serüveninde Osmanlı tahrir defterleri önemli bir kaynak oluşturuyor.

Erzincan Tarihi'nin XVI. yüzyıl sonlarını ele alan akademik çalışmasında, 1516, 1530 ve 1591 tarihli tahrirlerin bölgedeki yerleşim yapısını ortaya koyduğu belirtiliyor. Araştırmaya göre Osmanlı hâkimiyetinin ilk dönemlerinde Erzincan çevresindeki bazı köyler “hâl-i harâb”, yani viran veya terk edilmiş yerleşim olarak kaydedilmişti. Rumsaray da bu köyler arasında bulunuyordu.

1530 tarihli kayıtlarda ise Rumsaray için oldukça somut bilgiler bulunuyor. 8 hane ve 6 mücerred kaydedilen köyün toplam hâsılı 1.440 akçe olarak görülüyor. Kayıtta ayrıca bir değirmen ve zaviye bağlantısı dikkat çekiyor.

1591 tarihli tahrir ise Rumsaray'ın bölgede yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Erzincan Tarihi'nde yayımlanan TD 40 numaralı tahririn ilgili tablosunda Rumsaray 32 neferlik, tamamı Müslüman olarak kaydedilmiş bir yerleşim şeklinde görülüyor. Kayıtta 15 caba, 14 mücerred, 2 muaf ve 1 vasıfsız nüfus yer alıyor.

Dolayısıyla köyün nüfus tarihini verirken farklı tahrirlerin hane, nefer ve mücerred gibi farklı kayıt kategorileri kullandığını dikkate almak gerekiyor.

Rumsaray neden önemliydi?

Cevabın önemli bir bölümü coğrafyada saklı.

Bugünkü Mecidiye, dağlık ve yüksek plato karakterine sahip bir bölgede bulunuyor. Ancak bu coğrafi görünüm, yerleşimin ulaşım açısından önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın arkeolojik yüzey araştırması raporunda Mecidiye'nin, tarih boyunca Erzincan ile Bayburt ve Erzurum yönlerini birbirine bağlayan yol ağları üzerinde bulunduğu belirtiliyor. Rapora göre köy, Erzincan'ın yaklaşık 13 kilometre kuzeyinde yer alıyor ve kuzeye doğru uzanan yol hattı Sipikor Geçidi üzerinden Karadeniz'e ulaşıyor.

Bu durum Rumsaray'ın neden farklı dönemlerde önem taşıdığını anlamak açısından önemli.

Çünkü tarih boyunca yalnızca kaleler değil, yol kavşakları, geçitler, su kaynakları ve yaylak alanları da yerleşimlerin gelişiminde belirleyici oldu.

Rumsaray, Osmanlı döneminde derbend noktasıydı

Rumsaray'ın tarihî önemini gösteren en dikkat çekici kayıtlardan biri de derbend statüsü.

Osmanlı döneminde derbendler, ulaşım güzergâhlarındaki kritik geçitlerin güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturulan yapılardı. Bu görevi üstlenen yerleşimlerin sakinlerine belirli vergi muafiyetleri tanınabiliyor, karşılığında yol güvenliği ve geçitlerin korunması gibi sorumluluklar yüklenebiliyordu.

Üçler Bulduk'un 1591 tahrirleri üzerine yaptığı araştırmada, Erzincan ve çevresinde derbend olarak kaydedilen yerleşimlerden söz ediliyor. Çalışmada Rumsaray'ın Erzincan-Bayburd-Kelkit yol ayrımında bulunması nedeniyle korunması gereken derbendlerden biri olarak kaydedildiği açıkça belirtiliyor.

Bu bilgi, Rumsaray'ın yalnızca yerel ölçekte bir köy olmadığını; Osmanlı'nın bölgesel ulaşım ve güvenlik sistemi içerisinde de işlev taşıdığını gösteriyor.

Kale alanındaki izler günümüze ne kaldı?

Rumsaray Kalesi'nin bulunduğu tepe üzerindeki tarihî yapıların önemli bölümü zaman içerisinde tahrip olmuş durumda.

Araştırmalarda Roma ve Bizans dönemlerine ait yapı izlerinin büyük ölçüde ortadan kalktığı, günümüzde ise yer yer belli belirsiz temel kalıntılarının görülebildiği belirtiliyor. Eski kale alanında oldukça yıpranmış bir taş oda ile ana kayaya işlenmiş bir bölümün bulunduğu; kuzeybatıdaki dik kayalıkların ise doğal savunma duvarı işlevi görmüş olabileceği değerlendiriliyor.

Bu nedenle alanın gerçek tarihsel potansiyelini ortaya çıkarabilecek en önemli adımın kapsamlı arkeolojik yüzey araştırmaları ve bilimsel kazılar olduğu görülüyor.

Mecidiye adı ne zaman ortaya çıktı?

Bugünkü “Mecidiye” adı da köyün tarihinin ayrı bir katmanını oluşturuyor.

Akademik çalışmalarda Rumsaray adının daha sonraki dönemde Mecidiye olarak değiştirildiği belirtiliyor. “Cumhuriyet'in 100. Yılında Erzincan” kapsamında yayımlanan çalışmada, köyün önceki adının Rumsaray olduğu ve daha sonra Mecidiye adını aldığı aktarılıyor.

Osmanlı arşiv belgesine dayandığını belirten daha eski bir araştırmada ise Rumsaray adının Mecidiye olarak değiştirilmesi, Sultan Abdülmecid dönemindeki bir irade ve Şûrâ-yı Devlet kararıyla ilişkilendiriliyor. Bu bilgi arşiv belgesine dayalı olarak aktarılmış olsa da, haber metninde söz konusu iddianın arşiv belgesine dayandırılan bir açıklama olduğu şeklinde verilmesi daha sağlıklı.

Binlerce yıllık tarih aynı tepede

Bugünkü Mecidiye'nin kuzeyindeki Rumsaray Kalesi ve çevresine bakıldığında, küçük bir köy alanından çok daha geniş bir tarih tablosu ortaya çıkıyor.

MÖ II. binyıla tarihlenen Hayaşa dönemi yüzey keramikleri, Roma dönemine ait buluntular, Roma-Bizans yapı izleri, Orta Çağ ve Akkoyunlu dönemine ilişkin veriler ve Osmanlı tahrirlerindeki Rumsaray kayıtları aynı coğrafyanın farklı zamanlardaki kullanımını gösteriyor.

Üstelik yerleşimin Erzincan-Bayburt-Kelkit yol ağındaki konumu, Osmanlı döneminde derbend olarak kaydedilmesi ve Akkoyunlu Tur Ali Bey ailesiyle ilişkilendirilen mülkiyet kayıtları, Rumsaray'ın tarih boyunca yalnızca bir yerleşim yeri değil, ulaşım, güvenlik, yaylak hayatı ve siyasi güç ilişkilerinin kesiştiği bir alan olduğunu düşündürüyor.

Bugün Mecidiye adıyla yaşayan köyün kuzeyindeki Rumsaray Kalesi ise hâlâ cevap bekleyen sorular barındırıyor. Özellikle Urartu döneminde kalenin kullanılıp kullanılmadığı, Roma-Bizans dönemindeki yerleşimin niteliği ve alandaki farklı yapı kalıntılarının birbirleriyle ilişkisi, kapsamlı arkeolojik araştırmalarla daha net ortaya çıkarılabilecek konular arasında bulunuyor.

Bu yönüyle Mecidiye, Erzincan'ın tarihî coğrafyasında Hayaşa'dan Roma'ya, Bizans'tan Akkoyunlulara ve Osmanlı'dan günümüze uzanan çok katmanlı bir geçmişin izlerini taşıyan yerleşimlerden biri olarak öne çıkıyor.


Kaynaklar

1. Erzincan Tarihi – Cilt VI, “Rumsaray Kalesi ve Yerleşimi”
Rumsaray Kalesi'nin konumu, MÖ II. binyıl/Hayaşa dönemi yüzey keramikleri, Roma dönemi buluntuları, Urartu ihtimali ve yapı kalıntıları için temel kaynak.

2. Tahir Erdoğan Şahin, “Akkoyunluların Anadolu’daki İlk Yurtlarından Erzincan-Rumsaray Köyü ve Tur Ali Bey”, Akra Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, Cilt 4, Sayı 8, 2016, s. 9-29.
Rumsaray'ın Akkoyunlu tarihi, Tur Ali Bey ve Bayındır/Türkmen yerleşimi açısından önemli akademik çalışma. EBYÜ AVESİS kaydında çalışma hakemli yayın olarak listeleniyor.

3. Üçler Bulduk, “16. Yüzyıl Sonlarında Erzincan’ın Taşrası”, Erzincan Tarihi Cilt III.
1516, 1530 ve 1591 tahrirleri; Rumsaray'ın derbend konumu; Erzincan-Bayburd-Kelkit yol ayrımı ve XVI. yüzyıl kırsal nüfusu açısından temel kaynak.

4. Erzincan – Kemah – Bayburt – Tercan Evkaf Defteri
1530 tarihli Rumsaray kaydı, 8 hane, 6 mücerred, 1.440 akçe hâsıl; zaviye ve değirmen kayıtları.

5. Kültür ve Turizm Bakanlığı – 40. Araştırma Sonuçları Toplantısı
Mecidiye/Urumsaray'ın konumu, tarihî yol ağları, Bayburt-Erzurum ve Karadeniz bağlantıları konusunda arkeolojik yüzey araştırması.

6. Ferruhşad Bey'in Vakfiyesi üzerine akademik çalışma
Rumsaray'ın Tur Ali Bey'in oğlu Esen Bey'in mülkü olduğuna ve mülkiyetin Osmanlı tahrir kayıtlarında doğrulandığına ilişkin bilgiler.

7. “Cumhuriyet'in 100. Yılında Erzincan” külliyatı
Rumsaray/Mecidiye'nin isim tarihi ve Akkoyunlu dönemine ilişkin farklı araştırmaları bir arada değerlendirmek için yararlanılan temel yerel tarih külliyatı.

Muhabir: Haber Merkezi - SK