Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde yıllardır evleri ısıtan, geleneksel el işçiliğiyle şekillenen Eğin sobaları, bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 1970’li yıllardan bu yana soba üreten Mehmet Akbaş, babasından öğrendiği mesleği yarım asrı aşkın süredir yaşatmaya çalışıyor. Ancak mesleği devralacak çırak ve kalfa bulamaması, geleneksel ustalığın geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor.
Kemaliye’nin tarihî ve kültürel değerleri arasında yer alan Eğin sobaları, yalnızca ısınma aracı olarak değil, el emeğiyle ortaya çıkan bir zanaatın ürünü olarak da öne çıkıyor. Sacın kesilmesi, dövülmesi ve şekillendirilmesiyle hazırlanan sobalar, ustanın yıllar içinde edindiği deneyim ve incelikli işçiliği yansıtıyor.
Babasından öğrendiği mesleği yarım asırdır sürdürüyor
Mehmet Akbaş, soba ustalığını babasından öğrendi. 1970’li yıllardan itibaren sürdürdüğü mesleğinde yıllar boyunca çok sayıda soba üreten Akbaş’ın yaptığı sobalar, pek çok evde kış aylarının vazgeçilmez parçalarından biri oldu.
Her bir sobanın arkasında uzun bir emek ve ustalık birikimi bulunuyor. Sacın işlenmesinden son şeklini almasına kadar devam eden üretim süreci, yalnızca el becerisi değil, yıllar içinde kazanılan tecrübe de gerektiriyor.

Ancak geleneksel el sanatlarının devamlılığı açısından önemli olan usta-çırak ilişkisi, Eğin sobası üretiminde de zayıflamış durumda. Mehmet Akbaş, mesleğin bugünkü temsilcisi olarak artık çırak ya da kalfa bulamadıklarını ifade ediyor.
“Son usta” olmanın ardında büyük bir emek var
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu da Mehmet Akbaş’ın yıllardır sürdürdüğü emeğe dikkat çekerek sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Aydoğdu, ustanın ellerinin onlarca yıldır sacı kesip döverek şekillendirdiğini, babasından öğrendiği mesleği yarım asrı aşkın süredir yaşattığını anlattı.
Vali Aydoğdu, Mehmet Akbaş’ın ürettiği sobaların etrafında çocukların büyüdüğünü, çayların demlendiğini ve uzun kış gecelerinde sohbetlerin edildiğini hatırlatarak geleneksel zanaatın yalnızca bir üretim faaliyeti olmadığını vurguladı.
Paylaşımında “Son usta” ifadesinin ardında bir ömürlük emeğin ve babadan kalan bir mirasın bulunduğuna işaret eden Aydoğdu, Mehmet Akbaş’a teşekkür ederek ustanın yüreğindeki sıcaklığın eksik olmamasını diledi.

Eğin sobalarının geleceği için usta-çırak geleneği önemli
Geleneksel mesleklerin yaşatılmasında ustaların bilgi ve deneyimlerini yeni kuşaklara aktarması büyük önem taşıyor. Ancak çırak ve kalfa yetişmemesi, yalnızca bir mesleğin değil, o meslekle birlikte aktarılan üretim bilgisinin ve kültürel hafızanın da kaybolma riskini beraberinde getiriyor.
Kemaliye’de Mehmet Akbaş’ın sürdürdüğü Eğin sobası ustalığı, bu açıdan dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Mesleğin devamı için yeni ustaların yetişmesi, geleneksel üretim tekniklerinin öğrenilmesi ve bu zanaata ilgi duyacak gençlerin desteklenmesi önem taşıyor.
Yarım asrı aşkın süredir tezgâhının başında çalışan Mehmet Akbaş’ın hikâyesi, Kemaliye’nin kültürel mirasının yaşatılması konusunda da önemli bir mesaj veriyor. Eğin sobalarının geleceği, yalnızca son ustanın emeğiyle değil, bu emeği devralacak yeni kuşakların yetişmesiyle mümkün olacak.





