Erzincan

Erzincan’da “Farklı Frekans” çağrısı: Otizme bakış açımız değişmeli

Erzincan’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yapılan dikkat çekici değerlendirme, otizme yönelik toplumsal algıyı yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, otizmli bireylerin değil, toplumun bakış açısının değişmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Erzincan’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yapılan dikkat çekici değerlendirme, otizme yönelik toplumsal algıyı yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, otizmli bireylerin değil, toplumun bakış açısının değişmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Uzm. Psk. Danş. Nimet Özen’in kaleme aldığı değerlendirmede, özellikle toplumda yaygın olan yanlış algılara dikkat çekildi. Günümüzde Otizm denildiğinde iki uç yaklaşımın öne çıktığı ifade edilirken, bireylerin ya “üstün zekâlı dahi” ya da “yetersiz” olarak etiketlenmesinin büyük bir yanılgı olduğu belirtildi.

“Otizm Bir Kalıp Değil, Bir Spektrumdur”

Açıklamada, otizmin tek tip bir durum olmadığı, aksine geniş bir yelpazede farklı özellikler barındıran bir spektrum olduğu vurgulandı. Her bireyin kendine özgü olduğuna dikkat çekilerek, “Asıl mesele otizmli bireylerin ne olduğu değil, bizim onları nasıl gördüğümüzdür” ifadeleri öne çıktı.

Toplumda yaygın olan hızlı yargılama alışkanlığının, otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşamını zorlaştırdığına değinilen değerlendirmede, etiketlemenin en büyük engellerden biri olduğu belirtildi.

“Sorun Onların Dünyasında Değil, Bizim Ayarımızda”

Metaforik bir anlatımla dikkat çeken açıklamada, otizmli bireylerin dünyası “farklı bir frekans” olarak tanımlandı. Yanlış frekansta yalnızca “parazit” duyulduğu, doğru frekansa geçildiğinde ise anlam ve düzenin ortaya çıktığı ifade edildi.

Birçok davranışın yanlış yorumlandığına dikkat çekilen açıklamada şu örneklere yer verildi:

  • Göz teması kurmamak ilgisizlik değil, farklı bir iletişim biçimi olabilir
  • Gürültüden kaçınmak uyumsuzluk değil, duyusal hassasiyettir
  • Tekrarlayan davranışlar anlamsız değil, bireyin kendini düzenleme yöntemidir

Bu davranışların “bozukluk” olarak değerlendirilmesinin, toplumun yanlış bakış açısının bir sonucu olduğu vurgulandı.

Aileler Yalnız Bırakılmamalı

Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de otizmli bireylerin ailelerinin yaşadığı zorluklar oldu. Sürekli açıklama yapmak zorunda kalan, çevresel baskı ve yargılarla mücadele eden ailelerin çoğu zaman yalnız bırakıldığı ifade edildi.

Uzmanlar, ailelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin eleştiri değil anlayış olduğuna dikkat çekerek, “Onlara öğüt vermek yerine yanında olmak gerekir” mesajını verdi.

Topluma Net Mesaj: Etiketleme, Anlamaya Çalış

Erzincan’dan verilen mesajda, toplumsal dönüşüm için yapılması gerekenler de sıralandı:

  • Etiketleyici dil terk edilmeli
  • “Nesi var?” yerine “Nasıl destek olabilirim?” sorusu sorulmalı
  • Her çocuğun gelişiminin farklı olduğu kabul edilmeli
  • Farklı olan dışlanmak yerine anlaşılmaya çalışılmalı

“Gerçek Farkındalık, Değiştirmek Değil Anlamaktır”

2 Nisan’ın sadece bir farkındalık günü olarak kalmaması gerektiği belirtilen açıklamada, bu tarihin aynı zamanda toplumsal bir yüzleşme fırsatı olduğuna dikkat çekildi.

Erzincan’dan yükselen bu anlamlı çağrı, otizme bakış açısının değişmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlara göre mesele, farklılıkları ortadan kaldırmak değil; onları doğru bir şekilde anlayabilmek.

“Belki de sorun bir bozukluk değil… Sadece doğru frekansı henüz bulamamış olmamızdır.”