Tarihî kaynaklar Erzincan'ın Mengücekler döneminde önemli bir yönetim merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bugün bu beyliğin yönetim sarayının tam olarak nerede bulunduğu kesin olarak bilinmiyor.
Arkeolojik kazılar ve tarihî kaynaklar bazı ipuçları sunsa da, bugüne kadar "işte Mengücek Sarayı buradaydı" denilebilecek kesin bir bulgu ortaya konmuş değil.
İşte Erzincan'ın en büyük tarih bilmecelerinden biri de bu.
Bir Başkent Ama Saray Yok
Mengücekler yaklaşık 12. yüzyıl boyunca Erzincan'ı yönetti.
Normalde bir başkentte;
- saray,
- divan binası,
- askerî yapılar,
- yönetim merkezi
bulunması beklenir.
Ancak Erzincan'da bu yapılara ait izlerin büyük bölümü;
- depremler,
- savaşlar,
- yeniden imarlar
nedeniyle günümüze ulaşmamış olabilir.
Bu nedenle araştırmacılar, yazılı kaynaklar ile arkeolojik verileri birlikte değerlendiriyor.
Depremler Tarihi Gizledi mi?
Erzincan'ın en büyük talihsizliği...
Sürekli yeniden kurulması.
MÖ dönemlerden beri defalarca büyük depremler yaşayan şehirde;
Roma,
Bizans,
Mengücek,
Selçuklu,
İlhanlı,
Osmanlı
katmanlarının önemli bölümü ya yıkıldı ya da yeni yapıların altında kaldı.
Bu nedenle Erzincan arkeolojisi, Anadolu'nun en zor araştırma alanlarından biri olarak görülüyor.
Belki de Hâlâ Toprağın Altında
Bugün eski Erzincan yerleşim alanında yapılan her bilimsel çalışma yeni sorular ortaya çıkarıyor.
Henüz kazılmamış alanlarda;
- yönetim yapıları,
- sivil mimari,
- günlük yaşam alanları
bulunma ihtimali tamamen dışlanmış değil.
Ancak bunun için sistemli arkeolojik araştırmalar gerekiyor.





