1978 yılında Erzincan’da bir kamyon margarin satarak gıda sektörüne adım atan ve bugün kentin en önemli iş insanları arasında yer alan Zekeriya Ataş, başarılarla, göçlerle ve hayat dersleriyle dolu yaşam hikayesini anlattı. 1944 yılında Bayburt’ta doğan ancak anne tarafı Erzincanlı olduğu için çocukluğu ve gençliği bu topraklarda geçen Ataş, sıfırdan zirveye uzanan öyküsünü paylaştı.
"Yahudi Ustanın 10 Liralık Hayat Dersi"
İş hayatına 1963 yılında İstanbul’da bir inşaatta amelelik yaparak başladığını belirten Zekeriya Ataş, o yıllarda aldığı ve hayatına yön veren bir dersi şu sözlerle aktardı:
"İstanbul’da bir Yahudi’nin yanında günlük 8 liraya çalışıyordum. Dışarıdan birileri gelip 'Biz sana 10 lira verelim, bizimle çalış' dedi. Ustama gidip durumu anlattım. Bana döndü ve, 'Be kuzum, sana 10 lira verirler ama 10 gün çalıştırır, sonra işten çıkarırlar; aç kalırsın' dedi. O sözü hiç unutmadım. Orada hem amelelik yaptım hem ustalık öğrendim."
Askerlik dönüşü Erzincan’da inşaat işçiliği yapan, ardından 1969’da Almanya’ya giden Ataş, orada çok iyi paralar kazanmasına rağmen çocuklarının hasretine dayanamayarak ve "başkasına işçilik yapmayı gururuna yediremeyerek" 1978 yılında kesin dönüş yaptı.
Gıda Sektöründen Enerji ve Akaryakıta
Erzincan’a döndüğünde fabrikadan un ve şeker alıp satarak ticarete atılan Ataş, dürüstlüğüyle kısa sürede güven kazandı. İzmir’den getirdiği bir kamyon margarin ve ardından gelen makarna ticaretiyle gıda sektörünün aktif bir aktörü haline geldi.
Erzincan depreminin ardından Ankara’ya taşınan ve burada döviz bürosu ile akaryakıt istasyonu açarak işlerini büyüten vizyoner iş insanı, öngörüsüyle de dikkat çekiyor. Döviz bürolarının geleceğinin olmadığını erkenden fark edip çocuklarını yönlendiren Ataş; bugün Erzincan ve Ankara’da gıda, akaryakıt, inşaat ve yenilenebilir enerji (Güneş Enerjisi) sektörlerinde faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor.
"Bir Saat Fazla Çalışanın Bile Hakkını Öderiz"
Kendisi de çekirdekten yetiştiği için çalışanlarının hakkını her zaman gözettiğini vurgulayan Zekeriya Ataş, "Bizim yanımızda bir arkadaşımız bir saat bile mesai yapsa, hem teşekkür ederiz hem de o bir saatin ücretini kuruşu kuruşuna öderiz. Kimsenin hakkının bizde kalmaması için çok özen gösterdim" diyerek iş ahlakının altını çizdi.
Gençlere Altın Tavsiyeler: "Bilgisayar Oyunlarından Uzak Durun"
Genç nesle de önemli tavsiyelerde bulunan usta iş insanı, şunları söyledi:
"Gençler kendilerini bilgisayar oyunu oynamaktan kurtarmalı, kafalarını oraya yormamalılar. Ticaret mi yapmak istiyorlar, memur mu olmak istiyorlar; hangi işi seviyorlarsa erken yaşta ona ilgi duymalı ve o yönde kendilerini geliştirmeliler. Kendilerine bir yol çizmeliler."
En Büyük Sevinci ve En Derin Yarası
Hayatındaki en büyük mutluluğun gençliğini ve emeğini yabancı bir ülkede değil, kendi memleketinde değerlendirip başarılı olmak olduğunu söyleyen Ataş, en büyük acısını ise gözyaşlarıyla anlattı:
"Hayattaki en üzücü anım, oğlum Güven’in vefatı oldu. Biz ondan sonra aile olarak bir daha toparlanamadık. Hala herkes buruk, kırık... Allah kimseye evlat acısı vermesin. Bana göre dünyada en mutlu anne baba, evlat acısı görmeden ahirete intikal eden anne babadır."
Neredeyse yarım asırdır Erzincan ekonomisine değer katan Zekeriya Ataş, işleri biraz küçültmüş olsa da ilerleyen yaşına rağmen ilk günkü dürüstlük ilkesiyle üretmeye ve istihdam sağlamaya devam ediyor.