Uzman Psikolojik Danışman Çiftci, “Okullarda güvenli bir iklimden söz ederken çoğu zaman fiziksel koşulları, disiplin kurallarını ya da akademik başarıyı ön plana çıkarıyoruz. Oysa bir okulun gerçekten güvenli olup olmadığını belirleyen asıl unsur, öğrenciler arasındaki ilişkilerin niteliğidir. Bu noktada akran nezaketi, görünmeyen ama etkisi son derece güçlü bir belirleyici olarak karşımıza çıkar.

Akran nezaketi; alay etmemeyi, dışlamamayı, güç üzerinden ilişki kurmamayı ve bir başkasının duygusunu gözetebilmeyi içerir. Bu beceriler çocuklara kendiliğinden kazandırılmaz. Nezaket ve empati, tıpkı akademik beceriler gibi öğrenilen; yaşantıyla, modellemeyle ve rehberlikle gelişen sosyal-duygusal yeterliklerdir. Bu nedenle akran zorbalığını yalnızca “sorunlu davranışlar” üzerinden ele almak, sorunun kök nedenlerini göz ardı etmek anlamına gelir.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından yürütülen #PDRileAkranNezaketi farkındalık çalışması, akran nezaketinin okul yaşamındaki yerini yeniden gündeme taşımıştır. Bu çalışma, nezaketin bireysel iyi niyetle sınırlı bir tutum olmadığını; bilimsel temelli, planlı ve önleyici bir rehberlik anlayışıyla ele alınması gereken bir süreç olduğunu güçlü biçimde hatırlatmaktadır. Aynı zamanda okul psikolojik danışmanlarının bu alandaki kritik rolünü de görünür kılmaktadır.

Güvenli okulların nasıl inşa edileceğine ilişkin bu yaklaşım, alanın önemli isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz’in de vurguladığı üzere; bilimsel temelli psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, önleyici çalışmalar ve güçlü bir mesleki sorumluluk anlayışıyla mümkündür. Deniz’e göre okul iklimi, yalnızca kurallar ve yaptırımlar üzerinden değil; empati, nezaket ve psikolojik güvenliği önceleyen rehberlik uygulamalarıyla güçlenir. Araştırmalar da bu yaklaşımı desteklemekte; nezaket ve empati temelli okul kültürlerinin öğrencilerin sosyal-duygusal gelişimlerinin yanı sıra akademik başarılarını da anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir.

Okul psikolojik danışmanları; akran ilişkilerindeki riskleri erken fark eden, zorbalık ortaya çıkmadan önce önleyici çalışmalar yürüten ve okul iklimini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan profesyonellerdir. Rolleri yalnızca kriz anlarıyla sınırlı değildir. Sınıf rehberliği, psiko-eğitim çalışmaları ve öğretmen–aile iş birlikleri yoluyla akran nezaketini okul kültürünün kalıcı bir parçası hâline getirirler. Bu yönüyle psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, okul yaşamında destekleyici değil, temel bir unsurdur.

Okullarımızda zorbalığın yerine nezaket ve empatiyi yerleştirmek istiyorsak, akran nezaketinin yaygınlaştırılmasında Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmenlerin bilimsel, etik ve önleyici rehberlik rollerini merkeze almak zorundayız. Bu durum yalnızca pedagojik bir tercih değil; çocukların psikolojik güvenliğini ve iyi oluşunu korumaya yönelik bir zorunluluktur. Dolayısıyla her okulda Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen bulunması, ertelenebilir bir talep değil; güvenli okul ikliminin temel koşuludur.

Akran nezaketi bir kampanya ya da geçici bir gündem değildir. Süreklilik isteyen, bilinçli biçimde inşa edilen bir okul iklimidir. Bu iklim ise ancak bilimsel bilgiye dayalı rehberlik, etik sorumluluk ve mesleki kararlılıkla mümkün olur. Güvenli okulların sessiz mimarları olan psikolojik danışmanların emeği görünür kılınmadıkça, bu inşanın eksik kalacağı unutulmamalıdır.” dedi.

Muhabir: Haber Merkezi - A