Doğu Anadolu’nun önemli şehirlerinden biri olan Erzincan, yalnızca doğal güzellikleri ve dağlık coğrafyasıyla değil, aynı zamanda zengin yer altı kaynaklarıyla da dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bölgenin jeolojik yapısı, farklı yaş ve türde kayaçların bir arada bulunmasına olanak tanıyor. Bu durum ise Erzincan’ı Türkiye’nin önemli maden potansiyeline sahip bölgelerinden biri haline getiriyor.

Jeolojik çeşitlilik sayesinde Erzincan ve çevresinde krom, demir, altın, manyezit ve çeşitli endüstriyel madenler bulunuyor. Uzmanlar, özellikle Erzincan’ın dağlık alanlarının maden oluşumları açısından oldukça zengin bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor.

Erzincan’da en dikkat çeken madenlerden biri krom olarak öne çıkıyor. Bölgedeki krom yataklarının özellikle rezerv ve tenör açısından Türkiye’nin önemli sahaları arasında yer aldığı ifade ediliyor. Tercan, Refahiye, Üzümlü ve Çayırlı ilçeleri çevresinde yüksek tenörlü krom yataklarının bulunduğu belirtilirken, bu sahalarda 1950’li yıllardan bu yana üretim faaliyetlerinin sürdüğü ifade ediliyor.

Erzincan’ın yer altı zenginliği kromla sınırlı değil. Bölge aynı zamanda Türkiye’de önemli bir maden hattı olarak bilinen Sivas-Malatya-Erzincan demir kuşağı içinde yer alıyor. Bu kuşak içerisinde Kemaliye, İliç ve Çaltı çevresinde demir yataklarının bulunduğu biliniyor.

Özellikle İliç ilçesi son yıllarda maden üretimi açısından dikkat çeken bölgelerden biri haline geldi. 1990’lı yıllarda yapılan jeolojik araştırmalar sonucunda İliç’te bulunan Çöpler sahasının altın ve bakır rezervleri açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu ortaya kondu. Bugün bu bölge Türkiye’nin önemli maden üretim alanları arasında gösteriliyor.

Erzincan’da ayrıca endüstriyel madenler açısından da önemli rezervler bulunuyor. Çayırlı ilçesinde Türkiye’de nadir görülen sedimanter manyezit yataklarının bulunduğu belirtilirken, Refahiye ilçesinde de manyezit rezervlerinin tespit edildiği ifade ediliyor. Bunun yanı sıra jips, perlit ve tuğla-kiremit hammaddesi gibi sanayi için önemli maden türlerinin de Erzincan ve çevresinde yer aldığı biliniyor.

Bölgede geçmiş yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda Refahiye ve Kemaliye çevresinde kömür sahalarının da tespit edildiği ifade ediliyor. Bunun yanı sıra Erzincan’daki fay hatlarının etkisiyle sıcak su ve maden suyu kaynaklarının da oluştuğu belirtiliyor. Özellikle Ekşisu ve Böğert bölgelerinde yaklaşık 29 derece sıcaklığa ulaşan doğal sıcak su kaynaklarının bulunduğu biliniyor.

Ancak Erzincan’daki maden potansiyeli beraberinde bazı tartışmaları da gündeme getiriyor. Uzmanlar, madencilik faaliyetlerinin çevre dengesi gözetilerek yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle Fırat Nehri ve çevresindeki su kaynaklarının korunmasının hayati olduğu ifade edilirken, doğal dengenin bozulmaması için sürdürülebilir madencilik anlayışının benimsenmesi gerektiği belirtiliyor.

Madenciliğin ekonomik açıdan önemli katkılar sağladığını belirten uzmanlar, çevre ve doğa dengesi korunmadığı takdirde uzun vadede ciddi risklerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Erzincan’ın yer altı zenginliklerinin doğru planlama ve çevre duyarlılığıyla değerlendirilmesinin hem bölge ekonomisi hem de doğal yaşam açısından büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.

Kaynak: Prof. Dr. Ali Demirsoy, Dr. Eşref Atabey, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, Cilt 1

Muhabir: Haber Merkezi - SK