Erzincan eğitim camiasının yakından tanıdığı, Milli Eğitim’in farklı kademelerinde sunduğu hizmetlerin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavirliği görevine getirilen Dr. İhsan Ünlü, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Ünlü, uzun süredir titizlikle yürüttüğü saha çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda "Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülü"ne layık görüldü.

Dr. İhsan Ünlü'ye Uluslararası Bilim Ödülü

Sahadan Kürsüye Bir Başarı Hikâyesi

Özellikle doktora sürecinde Erzincan’ın çeşitli bölgelerindeki geniş kitlelerle kurduğu güçlü iletişim ve Alevi-Bektaşi kültürü üzerine yaptığı derinlemesine analizlerle dikkat çeken Ünlü’nün bu ödülü, Erzincan’ın akademik dünyadaki temsiline de büyük katkı sağladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Dr. İhsan Ünlü, Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri programında yaptığı konuşma:

“Bugün burada bu güzide topluluk huzurunda olmaktan dolayı son derece bahtiyar olduğumu ifade etmek isterim.

Bu güzel organizasyonda emeği geçen Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) yönetimine, ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Bana bu anlamlı ödülü layık gören bilim kuruluna şükranlarımı sunuyorum.

Bu ödülü, ömrünü hakka ve hakikate adamış hak aşığı merhum babama ithaf etmek istiyorum. Yetişmemizde, bu günlere gelmemizde büyük emeği olan rahmetlinin ve tüm geçmişlerimizin ruhu şad olsun.

En güçlü kitle imha silahı nedir? Diye sorsam, sanırım herkesten askeri terminolojide kullanılan farklı silah isimleri gelecektir.

Ancak insanlık tarihi de göstermiştir ki en güçlü kitle imha silahı; cehalettir.

Panzehiri ise ilimdir, irfandır, kısaca eğitimdir.

Bazı yıkımlar sessiz olur. Ne sirenler çalar, ne dumanlar yükselir. Ama o sessiz ve karanlık ortamda akıl körelir, vicdan susar, insan insanlıktan uzaklaşır. İşte cehalet, böyle bir yıkımdır. Ne sınır tanır, ne zaman bilir. Sessiz gelir, ama toplumları ayırt etmeden topyekûn çökertir.

Bugün burada icra edilen tam da bu noktada Hünkâr Hacı Bektaş Velinin “ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” gerçeğinden hareketle, bilimsel çalışmaları ayağa kaldırmak ve bilim insanlarını yüreklendirmektir.

Burada ödül alan aslında bilimin kendisidir.

Çünkü bizim inancımıza ve kültürümüze göre, bilenlerle bilmeyenler bir olmadığı gibi, ilim Çin gibi en uzak mesafede bile olsa bulup alınması gereken bir değerdir.

İlmin kapısı ve hikmet evinin reisi Hz. Ali’nin, “kişi bilmediğinin düşmanıdır” sözünden hareketle bilimin aydınlatıcılığı yanında evrenselliği söz konusudur.

Âşık Daimi’nin dediği gibi bu ilim ve irfan her eve, herkese lazımdır.

Âşık Davut Sulari’nin çırağı olan Âşık Daimi şöyle ifade ediyor bu gerçeği;

“Göremiyor isem gerçek varlığı

Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Sanat edindiysem sahtekârlığı

Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

İnsanlık giderken hep ileriye

Bizler inadına kaldık geriye

Gelmedikçe cehaletten beriye

Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Kemaletim, hidayetim olmazsa

Marifet suyundan kabım dolmazsa

Benden insanlığa eser kalmazsa

Sünniyisem Aleviysem ne çıkar”

Biz de bu gerçekten hareketle; karanlığa sövmektense bir mum da biz yakalım diye düşündük.

Ve yine, ilmin yaşı yoktur diyerek yaşımıza başımıza aldırmadan doktora yolunda çalışmalara başladık.

Uzun uğraşların sonunda hamdolsun zorlu süreci tamamlayarak tezimizi ortaya koyduk.

Sonunda şunu gördük ki, bazı yorum farkları olsa da aynı Allah’a ve Kitaba inanıyoruz, aynı peygambere tabiyiz, aynı kıbleye yöneliyoruz ve hepimiz Ehl-i Beyt sevdalısıyız.

Yaşanan şu son hadiseler de göstermiştir ki, bugün ayrılıkları konuşma ve kaşıma zamanı değil; ortak noktalara vurgu yapma zamanıdır.

Birbirimizi ötekileştirecek söylemler yerine farklılıklarımıza saygı duyarak, empati yapma ve birlikte kardeşçe yaşama vaktidir.

Aynı coğrafyada kader birliği yapanların, ayrıntı konulara takılarak birbirine sırt çevirmesi hain güçlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz.

Bu oyunları boşa çıkarmanın yolu, bu tür bilimsel faaliyetleri ve organizasyonları artırmaktan geçer.

Ben bu vesileyle, tekrar bu güzel organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik ediyor, programın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Muhabir: Mehmet Yaşar Çiçek