13 Mart 1992 akşamı saatler 19.18’i gösterdiğinde Erzincan, Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı depremlerden biriyle sarsıldı. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın doğu ucunda meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki deprem, kısa sürede büyük bir felakete dönüştü. Resmî kayıtlara göre 653 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve 8 binin üzerinde bina yıkıldı ya da ağır hasar gördü.
ARDIŞIK SARSINTILAR YIKIMI ARTIRDI
Deprem yalnızca büyüklüğüyle değil, peş peşe yaşanan sarsıntılarla da hafızalara kazındı. Ana şoktan yaklaşık 15 saniye sonra ikinci, 28 saniye sonra ise üçüncü bir sarsıntı meydana geldi. Bu ardışık sarsıntılar, zaten zayıf olan yapıların ayakta kalmasını daha da zorlaştırdı.
Uzmanlara göre felaketin boyutunu büyüten en önemli etkenlerden biri zemin koşullarıydı. Erzincan ovasının alüvyal yapısı ve yeraltı su seviyesinin yüksek olması, sarsıntının etkisini artırdı. Buna ek olarak, birçok binanın yeterli zemin etüdü yapılmadan ve deprem yönetmeliklerine uygun şekilde inşa edilmemiş olması da yıkımın büyümesine neden oldu.
DEPREMİN ETKİSİ ÇEVRE İLLERDE DE HİSSEDİLDİ
Depremin etkileri yalnızca Erzincan’la sınırlı kalmadı. Erzurum ve Bingöl’de de çok sayıda bina hasar gördü. Kentte kamu binalarının da zarar görmesi, ilk saatlerde yürütülen arama-kurtarma ve yardım çalışmalarını zorlaştırdı. Buna rağmen Türkiye genelinde başlatılan yardım kampanyalarıyla depremzedelere destek sağlandı.
1992 depremi, aslında bölge için beklenen bir sarsıntıydı. Bilim insanları, 1939 Erzincan Depremi’nde kırılan 360 kilometrelik fay segmentinin doğu ucunda kırılmayan bölümlerin ilerleyen yıllarda yeni bir deprem üretebileceğini daha önce dile getirmişti. Nitekim 1980’li yıllarda bölgede yaşanan küçük ölçekli sarsıntılar da bu ihtimali güçlendiriyordu.
ERZİNCAN’IN DEPREMLE DEĞİŞEN TARİHİ
Erzincan, tarih boyunca Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı için birçok büyük deprem yaşadı. Bunların en yıkıcısı ise 27 Aralık 1939’da meydana gelen 7,9 büyüklüğündeki Erzincan Depremi’ydi. Bu felakette yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla yapı yıkılmıştı. Kent neredeyse tamamen yerle bir olmuş, ayakta kalan nadir yapılardan biri olan Erzincan Tren Garı ise bir süreliğine hastane olarak kullanılmıştı.
1939’dan 53 yıl sonra yaşanan 1992 depremi ise, Erzincan’ın deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Bugün uzmanlar, Türkiye’nin büyük bölümünün aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu vurgulayarak güvenli yapılaşmanın ve deprem bilincinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Aradan geçen yıllar sonrası 13 Mart 1992’de hayatını kaybedenler Erzincan’da her yıl anılıyor. Bu yıldönümü ise yalnızca bir anma değil, aynı zamanda deprem gerçeğini hatırlama ve daha güvenli şehirler kurma sorumluluğunu yeniden düşünme günü olarak görülüyor.