12 Eylül sabahına gelindiğinde Erzincan açısından askeri yönetimle ilk kez karşılaşılması söz konusu değildi.
26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş olaylarının ardından Erzincan'ın da aralarında bulunduğu 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmişti. Akademik çalışmalara göre Erzincan, 12 Eylül'e kadar devam eden bu ortam içerisinde siyasi ve ekonomik krizlerin etkisini yoğun biçimde yaşadı.
1970'lerin sonlarında ekonomik gelişmişlik açısından batıdaki illerin gerisinde kalan Erzincan'ın devlet yatırımlarına duyduğu ihtiyaç da dikkat çekiyordu. Ülke genelindeki ekonomik kriz, kentin bütçeden aldığı payın ve yatırımların etkilenmesine, temel tüketim maddelerine ulaşmakta güçlük çekilmesine neden olmuştu.
Darbeden önce Erzincan'da hayat zaten zordu
Erzincan'ın 1980 tablosunu anlamak için dönemin gazetelerine bakmak yeterli.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde yapılan araştırmada Birlik, Öz Erzincan ve Erzincan'ın Sesi gazetelerinin 1980 yılı nüshaları incelendi.
Başlangıçta şehirde akaryakıt sıkıntısı öne çıkıyordu. Mazot, benzin, gazyağı ve fueloil bulunamıyor; yakıt yokluğu elektrik üretiminden eğitime kadar birçok alanı etkiliyordu.
Öyle ki İliç'te belediye jeneratörü mazot bulunamadığı için durmuş ve ilçe karanlıkta kalmıştı. Erzincan'daki okullarda kalorifer sorunları yaşanıyor, öğretmenlerin ek ders ücretleri dahi gecikiyordu.
Ekonomik sıkıntılar bununla da sınırlı değildi.
Benzin ve tüp gaz kuyrukları, un ve ekmek sıkıntısı, karaborsa, elektrik ve su kesintileri, kömür ve çimento yokluğu dönemin yerel gazetelerine yansıyan başlıca sorunlar arasındaydı.
Belediye başkanından dikkat çeken çağrı
Dönemin Erzincan Belediye Başkanı Adnan Ercan, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle vatandaşlara tüketimi azaltmaları yönünde çağrıda bulunmuştu.
Akademik çalışmada aktarıldığına göre Ercan, vatandaşlara özetle “yediğinizi, içtiğinizi, giydiğinizi ve aldığınızı üçte birine düşürün” mesajı vermişti.
Bu ayrıntı, 1980 Erzincan'ının ekonomik atmosferini göstermesi bakımından oldukça dikkat çekici.
12 Eylül sabahı: Erzincan 3. Ordu'nun sıkıyönetim bölgesindeydi
12 Eylül 1980'de Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyduğunda Erzincan, 3. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı'nın sorumluluk alanına dahil edildi.
Dönemin resmi düzenlemesine göre Erzincan'la birlikte Gümüşhane, Giresun, Trabzon, Rize, Ordu, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum ve Samsun ile Sinop da 3. Ordu Komutanlığı'nın sıkıyönetim bölgesindeydi. Komutanlığa Orgeneral Selahattin Demircioğlu getirildi. Bu dağılım 12 Eylül 1980 tarihli Resmî Gazete'ye dayanıyor.
İlk günlerde sokağa çıkma yasağı
Darbe sonrasında Erzincan'da da sokağa çıkma yasağı uygulandı.
Yerel gazetelere dayanan akademik araştırmaya göre ilk uygulamada yasak daha geniş saatleri kapsarken, 13 Eylül'den itibaren 05.00-18.00 saatleri arasında sokağa çıkılmasına izin verildi; gece yasağı ise sürdü. Daha sonra saatler yeniden düzenlendi ve 18 Eylül'den itibaren yasağın 24.00-05.00 arasında uygulanacağı duyuruldu.
Kamu çalışanlarının izinleri sınırlandırıldı, kamu düzenine ilişkin sıkıyönetim talimatları yayımlandı ve vatandaşların şikâyetlerini doğrudan Sıkıyönetim Komutanlığı'na iletmeleri istendi.
Erzincan'da belediye yönetimi de değişti
12 Eylül'ün Erzincan'daki en somut sonuçlarından biri yerel yönetimde yaşandı.
Milli Güvenlik Konseyi'nin belediyelere ilişkin düzenlemeleriyle belediye başkanları görevlerinden alındı. Erzincan'da mevcut Belediye Başkanı Adnan Ercan'ın görevinden ayrılmasının ardından, bir süre belediye başkanlığı görevini Vali Yücel Bölgen yürüttü.
Ardından Erzincanlı emekli Topçu Albay Nusret Çetinkaya, askeri yönetim tarafından Erzincan Belediye Başkanı olarak atandı ve 17 Ekim 1980'de görevine başladı. Erzincan Belediyesi'nin kendi resmi belgelerinde de Çetinkaya'nın 1980-1984 yılları arasında görev yaptığı ve 12 Eylül sonrasında askeri yönetim tarafından atandığı belirtiliyor.
Yerel basın da değişti
Belki de 12 Eylül'ün Erzincan'daki en çarpıcı izlerinden biri yerel basında görüldü.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nde Murat Yaşar Şengül tarafından hazırlanan yüksek lisans tezinde, 1980 yılına ait:
- Öz Erzincan
- Erzincan'ın Sesi
- Birlik
gazetelerinin toplam 776 sayısı incelendi. Araştırma, darbe öncesindeki 9 aylık dönem ile darbe sonrasındaki 3 aylık dönemi karşılaştırdı.
Çalışmanın en dikkat çekici tespitlerinden biri, 12 Eylül sonrasında yerel gazetelerin yayın dilinin ciddi biçimde değişmesi.
Darbe öncesinde siyasi tartışmalar, ekonomik problemler, grevler ve toplumsal olaylar gazetelerin gündemindeyken; darbe sonrasında sıkıyönetim bildirileri ve askeri yönetimin açıklamaları ağırlık kazandı. Akademik çalışma, basın üzerindeki sansür ve baskının yerel gazetelerin yayın politikalarını belirgin biçimde etkilediğini ortaya koyuyor.
Üç gazete ekonomik baskıya da dayanamadı
Darbe döneminin ekonomik sonuçları yerel basına da yansıdı.
Kâğıt fiyatlarındaki büyük artış ve ekonomik sorunların etkisiyle Birlik, Öz Erzincan ve Erzincan'ın Sesi gazeteleri Ekim 1980'de birleşti. Bundan sonra Öz Erzincan çatısı altında yayın devam ederken diğer iki gazete haftalık yayın çizgisine geçti.
Araştırmaya göre kâğıt fiyatları 1980 boyunca yaklaşık %354 oranında arttı. Aynı dönemde gazetelerin fiyatlarında da çok ciddi artışlar yaşandı.
12 Eylül'ün gölgesi sadece siyasette kalmadı
Darbe sonrasında ruhsatsız silah ve patlayıcıların teslim edilmesine ilişkin düzenlemeler yürürlüğe konuldu. 3. Ordu ve Sıkıyönetim bölgesinde 12 Eylül-14 Ekim 1980 arasında toplam 2.668 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bu 2.668 sayısı yalnızca Erzincan'a ait değil; Erzincan'ın da içinde bulunduğu 12 illik 3. Ordu ve Sıkıyönetim bölgesinin toplamıdır. Bu nedenle rakamı Erzincan'daki gözaltı sayısı olarak vermek doğru olmaz.
Erzincan'ın 12 Eylül hikâyesi sadece siyasi bir hikâye değil
2025 yılında yayımlanan hakemli bir çalışma da 1980 Erzincan'ını yalnızca siyasi gelişmeler üzerinden değil, sosyal hayat açısından ele alıyor.
Çalışmanın ortaya koyduğu tablo oldukça dikkat çekici:
Akaryakıt yokluğu, elektrik ve su kesintileri, temel tüketim maddelerindeki kıtlık, artan fiyatlar, grevler, işsizlik ve göç...
Bütün bunlar 12 Eylül öncesinde Erzincan'da günlük yaşamın bir parçası haline gelmişti.
Darbe sonrasında ise bu tabloya sokağa çıkma yasakları, sıkıyönetim uygulamaları, siyasi faaliyetlerin durdurulması, yerel yönetimde değişiklik ve basın üzerindeki kontrol eklendi.
Bu nedenle Erzincan'ın 12 Eylül hikâyesini yalnızca “12 Eylül sabahı ne oldu?” sorusuyla anlatmak eksik kalıyor. Asıl hikâye, darbeye giden aylarda şehirde biriken ekonomik ve sosyal sorunlarla, darbe sonrasında günlük hayatın nasıl yeniden düzenlendiğinin birlikte okunmasında ortaya çıkıyor.
Erzincan açısından 12 Eylül'ün kısa kronolojisi
| Tarih | Erzincan'da öne çıkan gelişme |
|---|---|
| 26 Aralık 1978 | Erzincan'ın da aralarında bulunduğu 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. |
| 1980 başı | Akaryakıt, yakacak, elektrik, su ve temel tüketim maddelerinde ciddi sıkıntılar yaşandı. |
| 12 Eylül 1980 | Askeri yönetim başladı; Erzincan 3. Ordu Sıkıyönetim bölgesine dahil edildi. |
| 13 Eylül 1980 | Sokağa çıkma yasağında ilk saat düzenlemeleri yapıldı. |
| 18 Eylül 1980 | Gece sokağa çıkma yasağı 24.00-05.00 saatleri arasında uygulanmaya başladı. |
| Eylül 1980 | Kamu çalışanları ve kamu kurumları sıkıyönetim düzenlemelerine tabi tutuldu. |
| Ekim 1980 | Erzincan'ın üç yerel gazetesi ekonomik baskılar altında birleşti. |
| 17 Ekim 1980 | Emekli Topçu Albay Nusret Çetinkaya Erzincan Belediye Başkanlığı görevine başladı. |
| 1980 sonu | Sıkıyönetim, ekonomik sorunlar ve yeni yönetim anlayışı şehir hayatının belirleyici unsurları oldu. |
Kaynak notu: Haberin omurgası özellikle Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Murat Yaşar Şengül tarafından hazırlanan “12 Eylül 1980 Askeri Darbe Sürecinde Erzincan Yerel Basınına Yansıyan Siyasal Gelişmeler” yüksek lisans tezi ile Yusuf Ziya Keskin ve Murat Yaşar Şengül'ün 2025 tarihli hakemli “Erzincan Yerel Basını Özelinde 1980 Darbe Sürecinde Erzincan'daki Sosyal Gelişmeler” çalışmasına dayandırıldı. Ayrıca sıkıyönetim bölgesinin resmi dağılımı için Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun yayımladığı ve 12 Eylül 1980 tarihli Resmî Gazete, Sayı 17103 kaynak olarak kullanılmıştır..





