Erzincan’ın sert kışı, 29 yıl önce bugün sadece havayı, koca bir şehrin yüreğini de dondurmuştu. Takvim 21 Şubat 1997’yi gösterdiğinde, Ankara deplasmanına giden Erzincanspor kafilesinden gelen acı haber, Ergan Dağı’nın karından daha soğuk, daha yıkıcı bir acıyı şehre ulaştırdı.

Ankara – Kırıkkale yolu üzerinde meydana gelen o elim kaza, sadece bir spor kulübünün değil; bir şehrin umutlarını, heyecanını ve evlatlarını bizden kopardı.

Erzincanspor Kaza 1-1

Kaybettiğimiz Değerler: Unutulmayan İsimler

O karanlık günde, Erzincanspor’un başarısı için, yola çıkan, ter döken ve bu yolda son nefesini veren üç kıymetli isim, bugün hâlâ birer efsane olarak anılıyor:

· Vedat Çimen: Takım kaptanı, sahada lider, dışarıda beyefendi. Omuzlarında sadece pazubandını değil, koca bir şehrin sevdasını taşıyordu.

· Cumhur Alan: Gençliğinin baharında, hayalleri olan bir yetenek. Meşin yuvarlağın peşinde koşarken sonsuzluğa kanat açtı.

· Cengiz Özker: Kulübün cefakar yöneticisi. Takımı bir aile gibi bir arada tutan, o acı yolda evlatlarını yalnız bırakmayan bir ağabey.

Bir Şehrin Yas Günü

Kazada yaralanan 24 futbolcu, fiziksel yaralarını zamanla sarmış olsa da ruhlarındaki o derin izi unutulmadı. Erzincan’ın o gün, sadece üç ferdini toprağa vermedi; aynı zamanda futbolun sadece bir oyun olmadığını, bir şehrin kader birliği olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi.

Kırımızı - Siyahlı renkler o günden sonra bir süre karayla harmanlandı. Sokaklarda neşeli tezahüratların yerini, derin bir sessizlik ve dua aldı. Erzincanspor taraftarı için 21 Şubat, sadece bir tarih değil; vefanın ve hüznün yıl dönümüdür.

Erzincannet ailesi olarak, şehrimizin acısını paylaşıyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet ailelerine ve spor camiamıza başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.

Muhabir: Mehmet Yaşar Çiçek