Erzincan'ın tarihî ve kültürel zenginlikleri, yalnızca şehir merkezindeki anıtsal yapılarla sınırlı değil. Dağların eteklerinde, vadilerin arasında ve bugün küçük yerleşimler olarak varlığını sürdüren köylerde de geçmişin izlerini taşıyan önemli tarihî değerler bulunuyor. Bu yerleşimlerden biri olan Caferli köyü, coğrafi konumu, Türkmen cemaatleriyle bağlantılı tarihî kayıtları ve çevresindeki arkeolojik izlerle dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Tahir Erdoğan Şahin'in editörlüğünü yaptığı Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan adlı eserde ele alınan Caferli, Erzincan'ın tarihî geçmişine farklı dönemlerden bakılmasını sağlayan yerleşimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Caferli adı Osmanlı kayıtlarında cemaat olarak da geçiyor
Caferli'nin tarihî önemini artıran unsurlardan biri, adının yalnızca bir yerleşim yeri olarak değil, aynı zamanda bir cemaat adı olarak da tarihî kayıtlarda bulunması.
Eserde aktarılan bilgilere göre Caferli veya Caferlu adıyla anılan cemaatin Erzincan çevresinde toplulukları bulunurken Bozok, Adana, Tarsus, Niğde, Silistre ve Siroz gibi farklı coğrafyalarda da bu isimle anılan gruplara rastlanıyor.
Topluluğun boy bağlantıları konusunda ise Kıpçak ve Dodurga ile ilişkilendirilen grupların bulunduğu, ancak Döğer boyuna mensup toplulukların daha yaygın olduğu belirtiliyor. Harbendelü cemaatiyle bağlantılar da bu tarihî değerlendirmeler içerisinde yer alıyor.
Erzincan'daki Caferli Köyünün Kurna adıyla da anıldığı, Harbendelü ve Mamulu topluluklarıyla ilişkili olduğuna dair kayıtların bulunduğu aktarılıyor.
Caferli adının kökeni hakkında da farklı bir görüş bulunuyor. Adın başlangıçta “Caf” kökünden geldiği, zaman içerisinde İmam-ı Cafer ismiyle ilişkilendirilerek Caferli biçimine dönüştüğü ileri sürülüyor. Ancak bu açıklama kesinleşmiş bir etimolojik sonuç değil, kaynakta aktarılan bir değerlendirme niteliği taşıyor.
Akademik çalışmalarda da Caferli aşiretine rastlanıyor
Caferli adının tarihî topluluklarla ilişkisini incelemek açısından önemli kaynaklardan biri de 2016 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Erzincan Sempozyumu bildirileridir.
Sempozyumda yayımlanan ve Ali Kemali'nin 1932 tarihli Erzincan çalışmasını değerlendiren bildiride, Erzincan ve çevresindeki aşiret yapılanmaları ele alınıyor. Ali Kemali'nin Dersim aşiretleri arasında Caferli adını da kaydettiği görülüyor.
Bu bilgi, Caferli adının bölgenin tarihî aşiret ve toplumsal yapılanmasında da karşılığı bulunduğunu gösteriyor.
Ancak tarihî kayıtlardaki Caferli aşireti ile bugünkü köyün nüfusunun aynı topluluğun doğrudan devamı olduğu konusunda kesin bir sonuca ulaşmak için daha ayrıntılı arşiv ve şecere araştırmalarına ihtiyaç bulunuyor.
Muhittin Kalesi ve Gıyabek mevkii dikkat çekiyor
Caferli'nin tarihî önemini artıran en dikkat çekici alanlardan biri ise köyün yaklaşık 1,5 kilometre doğusunda bulunan Gıyabek mevkii.
Eserde Caferli ve Gelensi yerleşimlerinin kadim yerinin bu bölge olduğu belirtiliyor. Gıyabek'te zirve üzerinde bulunan Muhittin Kalesi, bölgenin tarihî savunma ve yerleşim geçmişine ilişkin önemli bir unsur olarak aktarılıyor.
Bugünkü Ergan Kayak Merkezi ile Caferli arasında kalan bölgede bulunduğu belirtilen kalenin çevresinde eski su ve altyapı sistemleriyle ilişkilendirilen künk izlerine de rastlandığı ifade ediliyor.
Künkler, tarihî yerleşimlerde suyun taşınması amacıyla kullanılan pişmiş toprak veya benzeri malzemelerden yapılmış boru sistemleridir. Bu izler, kalenin ve çevresindeki yerleşim alanlarının geçmişteki kullanım biçimlerine ilişkin araştırılması gereken önemli ipuçları arasında bulunuyor.
Karanlıkdere Vadisi'nde kaya oyuntusu ve üç basamak
Caferli çevresindeki tarihî izler yalnızca kale kalıntılarıyla sınırlı değil.
Karanlıkdere Vadisi'nde doğal bir kaya oyuntusunun çevresinin duvarlarla kapatılarak bir ziyaret alanına dönüştürüldüğü aktarılıyor. Bu alanın içerisinde üç kaya basamağının bulunduğu belirtiliyor.
Doğal kaya oluşumlarının insan eliyle düzenlenerek ziyaret mekânına dönüştürülmesi, bölgedeki geleneksel inanç ve ziyaret kültürünün geçmişine ilişkin araştırmalar bakımından da önem taşıyor.
Ancak bu alanın hangi dönemde oluşturulduğu ve hangi inanç geleneğiyle bağlantılı olduğu konusunda kesin bir tarihlendirme bulunmuyor.
Caferli çevresinde MÖ 1000'li yıllara uzanan yerleşim izleri
Köyün tarihini daha eski dönemlere taşıyan en önemli bulgulardan biri ise çevresindeki höyük ve tepeciklerde tespit edilen yüzey seramikleri.
Eserde, Karanlık Vadi'nin güneyinde, Gelensi mezrasının karşısında bulunan bazı tepeciklerde yüzey keramiklerine rastlandığı ve bu malzemelerin MÖ 1000'li yılların sonlarına tarihlendirildiği belirtiliyor.
Bu değerlendirme, Caferli ve Venk yerleşimlerinin söz konusu eski yerleşim alanlarıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.
Yüzey seramikleri, arkeolojik araştırmalarda bir alanın geçmişte kullanılıp kullanılmadığını ve yaklaşık hangi dönemlerde iskân gördüğünü anlamak açısından önemli buluntular arasında yer alıyor. Bununla birlikte yüzey buluntuları tek başına kesintisiz bir yerleşim tarihini kanıtlamıyor.
Erzincan genelinde gerçekleştirilen arkeolojik yüzey araştırmaları da bölgenin çok eski dönemlerden itibaren farklı topluluklara ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor. İbrahim Üngör ve Rıdvan Torun'un 2021 yılında yayımlanan araştırmasında, Erzincan'ın Çayırlı ilçesindeki yerleşim izlerinin Kalkolitik Çağ'ın sonlarına kadar uzandığı, İlk Tunç Çağı ve Demir Çağı'nda yerleşimlerin çeşitlendiği belirtiliyor. Bu çalışma doğrudan Caferli'yi incelemese de Erzincan coğrafyasının arkeolojik zenginliğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor.
Caferli'nin kültürel geçmişine ilişkin dikkat çeken bir başka ayrıntı da köy mezarlığında daha önce bulunduğu belirtilen koç heykeli.
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tarihî mezarlıklarda karşılaşılan koç ve koyun biçimli mezar taşları, özellikle Orta Çağ ve sonraki dönemlerde görülen mezar geleneğinin önemli örnekleri arasında bulunuyor.
Eserde Caferli mezarlığında bulunan koç heykelinin zaman içerisinde yok edildiği aktarılıyor. Bu durum, köyün geçmişine ait taşınabilir kültür varlıklarının korunmasının önemini bir kez daha gündeme getiriyor.
Caferli'nin coğrafyası, tarihî cemaat kayıtları, Muhittin Kalesi, kaya oyuntuları ve eski yerleşim izleri birlikte değerlendirildiğinde, Erzincan'ın kırsal alanlarında henüz yeterince tanınmayan önemli bir tarihî mirasın bulunduğu görülüyor.
Küçük bir dağ köyü görünümündeki Caferli, geçmişten günümüze uzanan izleriyle Erzincan'ın tarihî ve arkeolojik envanterinde daha ayrıntılı araştırılmayı hak eden yerleşimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar:
1. Prof. Dr. Tahir Erdoğan Şahin (Editör), Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan,
2. Uluslararası Erzincan Sempozyumu, 28 Eylül-1 Ekim 2016, Bildiriler, Cilt 1.
3. Haluk Temiz (2004), “The Role of Thrust Ramp Reactivation in Pull-Apart Mechanism of the Erzincan Basin, North Anatolian Fault Zone, Turkey”, Geodinamica Acta, 17(3), 219-228.
4. İbrahim Üngör ve Rıdvan Torun (2021), “Erzincan İli Çayırlı İlçesinde Tespit Edilen Tarihi ve Arkeolojik Merkezlerin Değerlendirmesi”, MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, 10 (Özel Sayı), 95-112.
5. Ali Kemali (1932), Erzincan.





