Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), Erzincan Valiliği ve Erzincan Belediyesi iş birliğinde 18-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan “Uluslararası Katılımlı Erzincan’ın Jeolojik ve Kültürel Mirası Çalıştayı” öncesinde Erzincan Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıya çalıştayın düzenleme kurulunda yer alan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Akpınar ile aynı bölümde görev yapan Fiziki Coğrafya Uzmanı Doç. Dr. Pınar Polat katıldı. Bilim insanları, üç gün sürecek çalıştayın kapsamı, hedefleri ve Erzincan’ın sahip olduğu jeolojik, coğrafi, tarihi ve kültürel değerlerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Basın toplantısında Erzincan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, dünya ölçeğinde önem taşıyan jeolojik mirasıyla da dikkat çeken bir şehir olduğu vurgulanırken, uzun yıllardır sürdürülen bilimsel araştırmaların sonuçlarının ilk kez bu kadar kapsamlı bir organizasyonla kamuoyuna sunulacağı ifade edildi. Çalıştayın aynı zamanda Erzincan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne uzanan yolculuğunda önemli bir adım olması hedefleniyor.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden çok sayıda akademisyenin yanı sıra İtalya’dan bilim insanlarının da katılacağı çalıştayda, Erzincan’ın gölleri, kanyonları, şelaleleri, travertenleri, volkanik yapıları ve kültürel mirası bilimsel veriler ışığında ele alınacak. Program kapsamında saha incelemeleri gerçekleştirilecek, uzman sunumları yapılacak ve Erzincan’ın sahip olduğu potansiyelin sürdürülebilir turizm perspektifiyle değerlendirilmesi amaçlanacak.
Prof. Dr. Erdal Akpınar: “Erzincan, dünyanın en ilginç coğrafyalarından biri”
Toplantıda ilk sözü alan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Akpınar, çalıştayın EBYÜ, Erzincan Valiliği ve Erzincan Belediyesi iş birliğinde, üniversitenin Coğrafya Bölümü ile İstanbul Üniversitesi Jeoloji Bölümü öncülüğünde düzenlendiğini söyledi.
Çalıştayın yalnızca akademik bir etkinlik olmadığını, Erzincan’ın geleceğine yönelik önemli bir vizyonun parçası olduğunu belirten Akpınar, şehrin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin daha görünür hale getirilmesini amaçladıklarını ifade etti.
“Erzincan gerçekten sadece Türkiye'nin değil, dünyanın jeolojik ve morfolojik bakımından en ilginç özellikler taşıyan yörelerinden biridir. Bu özelliklerin bir kısmı son yıllarda özellikle doğa sporları ve turizm faaliyetleri sayesinde gündeme gelmeye başladı. Ancak bilimsel anlamda çok sayıda çalışma yürütülmesine rağmen bunların kamuoyuyla paylaşılması konusunda eksiklikler vardı. Bu çalıştay sayesinde Erzincan’ın doğa, jeolojik ve kültürel mirasını çok yönlü şekilde tanıtma fırsatı bulacağız.” dedi.
Akpınar, Erzincan’ın sahip olduğu potansiyelin uluslararası ölçekte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek uzun vadeli hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Nasıl ki Kemaliye, yıllar içerisinde yapılan bilimsel çalışmaların katkısıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındıysa, Tarihi Kentler Birliği’ne üye olduysa ve sakin şehir unvanı kazandıysa, benzer şekilde topyekûn Erzincan’ı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne taşıyabilmeyi hedefliyoruz. Nihai hedefimiz budur. Erzincan bu potansiyele fazlasıyla sahiptir.”
Coğrafya Bölümü olarak yıllardır sahada çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Akpınar, Otlukbeli Gölü’nden İliç Polat Gölü’ne kadar pek çok alanda yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarının çalıştayda ayrıntılı şekilde paylaşılacağını söyledi.
Doç. Dr. Pınar Polat: “Sadece Erzincan konuşulsun istedik”
Daha sonra söz alan EBYÜ Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Polat ise Erzincan’ın jeolojik, jeomorfolojik, kültürel ve tarihi açıdan son derece zengin bir şehir olduğunu belirterek çalıştayın ortaya çıkış sürecini anlattı.
Yıllardır Erzincan üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Polat, elde edilen bilgilerin yalnızca akademik çevrelerde kalmasını istemediklerini belirterek şunları söyledi:
“Birçok akademik çalışma yaptık. Ancak bunları yalnızca akademik camianın bilgisine sunmak yerine Erzincan’ın bilgisine sunmak istedik. Bunun en etkili yolunun da bir çalıştay düzenlemek olduğuna karar verdik. Sadece Erzincan konuşulsun istedik. Başka şehirler değil, sadece Erzincan. Erzincan’ı bilen, Erzincan’ı tanıyan ve Erzincan üzerine çalışmaları bulunan insanları burada toplamayı hedefledik.”
Çalıştayın uluslararası niteliğine de dikkat çeken Polat, İtalya’dan travertenler konusunda uzman Enrico Capuzzelli ile Salda Gölü ve jeolojik miras çalışmalarıyla tanınan Eser Taflı Yassıca’nın programa katılacağını açıkladı.
Ayrıca UNESCO Türkiye temsilcilerinden Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, Kemav Vakfı’ndan Eşref Ata, Kemaliye Doğa Tarihi Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Ali Demirsoy ve çok sayıda akademisyenin çalıştayda sunum yapacağını belirten Polat, Erzincan’ın doğal ve kültürel mirasının farklı yönleriyle ele alınacağını söyledi.
Konarlı Şelalesi, İliç Polat Gölü, Otlukbeli Gölü, Kemah Peri Bacaları, Girlevik Şelalesi, Aydınlık Kanyon ve Karanlık Kanyon gibi alanlarda sürdürülen çalışmalara değinen Polat, bu araştırmaların sonuçlarının da çalıştay kapsamında paylaşılacağını ifade etti.
Çalıştayın temel hedeflerinden birinin sürdürülebilir turizm anlayışına katkı sunmak olduğunu vurgulayan Polat, “Bu güzelliklerin dünya çapında tanınmasını istiyoruz. Ancak bunu yaparken koruma ve planlama ilkelerini göz ardı etmeden hareket etmek zorundayız. İnsanların Erzincan’a gelip bir gün değil, birkaç gün geçirebildiği, doğal ve kültürel değerleri deneyimleyebildiği bir turizm anlayışını geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.
18-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek çalıştay kapsamında yapılacak bilimsel sunumlar ve saha incelemeleriyle Erzincan’ın sahip olduğu doğal ve kültürel mirasın daha geniş kitlelere tanıtılması, şehrin ulusal ve uluslararası alandaki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.