Erzincan’ın Kemah ilçesi, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra sıra dışı doğal oluşumlarıyla da dikkat çekiyor. Kapadokya’daki peribacalarını andıran görünümüyle öne çıkan Kemah peribacaları, bu kez üniversite öğrencileri ve akademisyenlerin bilimsel incelemesine ev sahipliği yaptı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Beşeri Coğrafya Anabilim Dalı’ndan Dr. Ozan Arif Kesik’in de katıldığı arazi çalışmasında, bölgenin dikkat çekici yer şekilleri ayrıntılı biçimde incelendi.

Çalışmada öğrenciler, coğrafi oluşumları yalnızca teorik bilgiler üzerinden değil, doğrudan sahada gözlemleme fırsatı buldu. Kaya sütunlarının biçimleri, çevredeki yamaçların yapısı ve farklı kayaç seviyelerinin aşınmaya verdiği tepkiler, arazi gözlemlerinin başlıca konuları arasında yer aldı.

Ozan Arif Kesik

Peribacalarının oluşumunda hangi süreçler etkili?

Kemah peribacaları sahasında gerçekleştirilen incelemelerde, farklı direnç özelliklerine sahip jeolojik birimlerin yer şekillerinin oluşumundaki rolü ele alındı. Özellikle üst bölümde şapka görevi gören daha dirençli kaya blokları ile bunların altında bulunan daha az dirençli sedimanter ve volkaniklastik seviyelerin farklı hızlarda aşınması üzerinde duruldu.

Diferansiyel aşınım olarak adlandırılan bu süreçte, kayaçların aşınmaya karşı gösterdiği direnç farklılıkları belirleyici oluyor. Daha dirençli bölümler altındaki zayıf seviyeleri kısmen korurken, çevredeki daha kolay aşınan malzemenin zamanla uzaklaşması belirgin kaya sütunlarının ortaya çıkmasına katkı sağlıyor.

Arazi çalışmasında yalnızca kayaçların yapısı değil, yüzeysel akış ve sel sularının etkisi, yamaç eğimi ve iklimsel süreçler de değerlendirildi. Yağışla birlikte gelişen yüzey akışı, eğimli arazilerde malzemenin taşınması ve yamaçların zaman içinde değişmesi, bu tür yer şekillerinin gelişimini etkileyen doğal süreçler arasında bulunuyor.

Bu gözlemler, Kemah peribacalarının yalnızca görsel açıdan ilgi çekici oluşumlar olmadığını, aynı zamanda yer şekillerinin nasıl geliştiğini anlamak için önemli bir doğal laboratuvar niteliği taşıdığını da ortaya koydu.

Kemah Peribacaları (1)

Akademisyenler ve Coğrafya Kulübü üyeleri sahadaydı

Arazi çalışmasının gerçekleştirilmesinde bölüm akademisyenleri ve Coğrafya Kulübü üyeleri de yer aldı. Çalışmaya katkı sunan Prof. Dr. Vedat Karadeniz, Doç. Dr. Pınar Polat, Dr. Öğr. Üyesi Samet Altınbilek, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Taş, Dr. Ali Ergen, Arş. Gör. Dr. Özgür Aydın Bekar ve Arş. Gör. Dr. Muhammet Enes Yanık’a teşekkür edildi.

Coğrafya Kulübü üyelerinin de katıldığı etkinlik, öğrencilerin arazi gözlemi yapma, doğal çevreyi analiz etme ve derslerde öğrendikleri bilgileri gerçek örnekler üzerinden değerlendirme becerilerine katkı sundu.

Çalışmaya ilişkin paylaşımda, coğrafyanın yerinde gözlem ve keşifle öğrenilmesinin önemine dikkat çekilerek, “Coğrafyayı yerinde yaşamaya ve keşfetmeye devam edeceğiz!” mesajı verildi.

Kemah Peribacaları (2)

“Kemadokya” adıyla yeni bir gezi rotası olabilir mi?

Kapadokya’yı hatırlatan kaya oluşumları nedeniyle Kemah peribacaları için kullanılan “Kemadokya” yakıştırması da bölgenin tanıtımı açısından ilgi çekiyor. Bu isim, Kemah’ın kendine özgü doğal güzelliklerini akılda kalıcı bir ifadeyle anlatma önerisi olarak öne çıkıyor.

Doğal oluşumları, farklı jeomorfolojik özellikleri ve fotoğraf çekimine elverişli manzaralarıyla Kemah peribacaları, doğa ve coğrafya meraklıları için dikkat çekici bir gezi noktası olma potansiyeli taşıyor. Bilimsel arazi çalışmalarının yanı sıra bölgenin doğal mirasının korunması ve tanıtılması da önem taşıyor.

Erzincan’ın turizm çeşitliliğine katkı sağlayabilecek bu tür alanların bilinçli biçimde ziyaret edilmesi, çevrenin korunması ve doğal yapıya zarar verilmemesi gerekiyor. Kemah’ın peribacaları, hem bilimsel gözlemler hem de doğa gezileri açısından Erzincan’ın keşfedilmeyi bekleyen değerleri arasında yer alıyor.

Muhabir: Saliha Kara