Erzincan’ın tarihî geçmişinde bugün geniş kitleler tarafından bilinmeyen toplumsal ve dinî hareketler bulunuyor. Bu hareketler arasında, Orta Çağ’da Doğu Anadolu ve Ermeni coğrafyasında etkili olan Pavlikyan ve Tondrak hareketleri de yer alıyor. Erzincan’ın doğusundaki Mans-Tercan yöresiyle ilişkilendirilen bu tarihî gelişmelerin dikkat çekici isimlerinden biri ise Kuhncik adlı kadın önder.

Tahir Erdoğan Şahin editörlüğünde hazırlanan Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan – Tarihî-Edebî Şahsiyetler ve Bilim Adamları adlı eserin 8. cildinde, “Direnişin Sesi: Kuhncik” başlığı altında bu şahsiyetin hikâyesine yer veriliyor. Eserde Kuhncik, Mans bölgesinin güneybatısındaki Tulaycıların önderlerinden biri olarak tanıtılıyor.

Şirinli Kalesi’nde konumlanan kadın önder

Eserde aktarılan bilgilere göre Mans-Tercan yöresinde tutunan Tulaycılar, bölgenin coğrafi koşullarından da yararlanarak faaliyetlerini sürdürdü. Mans bölgesinin kuzeybatısında Tolos köyü ve çevresi, güneybatısında ise Tivniko-Tohlistan olarak adlandırılan alan, Pavlikyanların ve daha sonraki Tulaycıların önemli merkezleri arasında gösteriliyor.

Tivniko-Tohlistan bölgesinin doğusunda bulunan Şirinli Kalesi de anlatının önemli noktalarından biri. Kaynakta, korunmaya elverişli kale-kentte konumlanan Kuhncik’in dinî eğitiminde, bölge dışından geldiği ve Albanya kökenli olduğu belirtilen bir din adamının da katkısının bulunduğu aktarılıyor.

Kuhncik’in önderliğinde yöre kadınlarının da katıldığı bir girişimden söz ediliyor. Buna göre kadınlar, Ermeni Kilisesi tarafından ele geçirildiği belirtilen Haçköy gibi eski Pavlikyan kiliselerini yeniden geri alma yönünde harekete geçmişti. Bu anlatı, dönemin dinî mücadelelerinde kadınların da örgütlü biçimde rol aldığına ilişkin dikkat çekici bir örnek sunuyor.

Tulaycı hareketin tarihî arka planı

Kuhncik’in hikâyesini anlamak için Pavlikyan ve Tondrak hareketlerinin tarihine bakmak gerekiyor. Canan Seyfeli’nin 2020 yılında yayımlanan “Bizans Pavlikyanları: İnanç ve Pratikler” başlıklı akademik makalesinde Pavlikyanlar, 7. ve 12. yüzyıllar arasında Bizans topraklarında etkili olmuş, farklı Hristiyanlık yorumlarına sahip yarı gizli bir hareket olarak ele alınıyor.

Araştırmada, Pavlikyanların resmî Bizans Kilisesi tarafından farklı inançları nedeniyle heretik kabul edildiği; bunun kovuşturmalar, idamlar ve göçler gibi sonuçlar doğurduğu belirtiliyor. Hareketin Anadolu’daki gücünü zaman içerisinde kaybetmesinde Bizans ve Ortodoks Kilisesi'nin baskılarının etkili olduğu ifade ediliyor.

Tondrak hareketi ise 9. yüzyıldan itibaren Ermeni coğrafyasında ortaya çıkan başka bir dinî hareket olarak biliniyor. Erzincan Külliyatı’nda Tulaycılık, Tondrak hareketinin yaygınlaşmış adı ve Pavlikyan mirasının devamı şeklinde yorumlanıyor. Eserde hareketin 10. yüzyılın ortalarından itibaren Mans bölgesinde etkili olduğu ve burada geniş bir taban bulduğu aktarılıyor.

Ancak akademik literatürde bu iki hareketin ilişkisi tartışmalı. Zaroui Pogossian’ın Central European University bünyesinde yayımlanan çalışmasında, Pavlikyanlar ile Tondraklıların tarihî, dinî ve toplumsal bakımdan ayrı hareketler olduğu savunuluyor. Pogossian, Tondrak hareketinin Pavlikyanlardan doğrudan türediği görüşünün tarihî kaynaklarla yeterince desteklenmediğini belirtiyor. Bu nedenle Tulaycılığı doğrudan Pavlikyanlığın devamı olarak nitelemek yerine, iki hareket arasındaki tarihî ilişkiyi tartışmalı bir konu olarak değerlendirmek daha doğru.

Mans-Tercan yöresinde baskılar ve çatışmalar

Erzincan Külliyatı’nda anlatıldığına göre Tulaycıların Mans-Tercan bölgesindeki faaliyetleri, dönemin kilise otoriteleriyle çatışmalara yol açtı. Mananaği (Mans) Episkoposu Samuel’in harekete karşı mücadele ettiği, Kaşen ve Agüson köylerinin tahrip ettirildiği ve yakalanan bazı hareket önderleri ile vaizlerin cezalandırıldığı aktarılıyor.

Aynı eserde, Tulaycı toplulukların 11. yüzyılda daha geniş bir coğrafyada baskılarla karşılaştığı, bazı yerleşimlerin yakılıp yıkıldığı ve insanların göçe zorlandığı belirtiliyor. Bu anlatım, dönemin dinî farklılıklarının siyasi ve toplumsal çatışmalarla iç içe geçtiğini gösteriyor.

Kuhncik’in hikâyesi, Erzincan’ın doğusundaki tarihî coğrafyada kadınların da dinî ve toplumsal hareketlerde önderlik üstlenmiş olabileceğini gösteren dikkat çekici bir anlatı. Şirinli Kalesi, Mans yöresi ve çevresindeki eski yerleşimler ise bu tarihî sürecin coğrafi izlerini araştırmak isteyenler için önemli bir inceleme alanı oluşturuyor.

Kuhncik’in yaşamına ilişkin bağımsız ve ayrıntılı bir biyografik kayıt henüz ortaya konulmuş değil. Bu nedenle onun hikâyesi, mevcut kaynaklarda aktarılan bilgiler ve tarihî hareketler üzerine yapılan akademik araştırmalar birlikte değerlendirilerek ele alınmalı.

Kaynaklar :

1. Tahir Erdoğan Şahin (Editör), Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, 8. Cilt, 2023

2. Canan Seyfeli (2020), “Bizans Pavlikyanları: İnanç ve Pratikler”, ULUM, Cilt 3, Sayı 1.

3. Zaroui Pogossian, “The Tondrakite Movement in Armenia and the Paulicians: A Comparative Study”.

4. Janet Hamilton, Bernard Hamilton ve Yuri Stoyanov (2010), Bizans Döneminde (650–1405) Hristiyan Düalist Heretikler.

Muhabir: Saliha Kara