Sakaltutan Geçidi, Üzümlü ve çevresinde tekrarlanan bu felaketler, raporda vurgulanan şu yapısal sorunları yeniden gündeme taşıdı:
-
Tıkanan Tersip Bentleri Suyu Engelleyemiyor: Akarsu yatakları üzerine inşa edilen tersip bentlerinin zamanla rüsubat (taş, çamur ve kayaç) ile dolduğu; temizlenmeyen bu bentlerin suları tutmak yerine dere yataklarını genişleterek taşkınları daha da büyüttüğü belgelendi.
- Killi Arazi ve Erken Erimeler: Esence Dağları'nın killi yapısının (serpantin) su tutma kapasitesinin zayıf olması ve cılız bitki örtüsü, aniden bastıran sağanakların çamur akıntısına dönüşmesini tetikliyor.
- 1939 Sonrası Tahrip Edilen Dere Yatakları: Kentleşme süreciyle birlikte doğal yataklarından mahrum bırakılan ve yönü değiştirilen dereler, sağanak yağış anında eski akış hatlarına yönelerek ana arterleri ve bağlantı yollarını sular altında bırakıyor.
Kronikleşen Tehlike: Ulaşım Kopuyor, Köyler Ağır Hasar Alıyor
Son yaşanan ağustos ayı taşkınlarında da görüldüğü üzere, Sakaltutan Geçidi’nde yamaçlardan kopan çamur ve kayaçlar şehirler arası ulaşımı kilitlerken; Üzümlü ve çevre köylerde tarım arazileri ile meskenler büyük zarar gördü. Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle bu tür meteorolojik olayların sıklığının arttığını ve her defasında aynı felaketin yaşanmaması için acil adımlar atılması gerektiğini belirtiyor.

Uzmanlardan Acil Çözüm Çağrısı
- Taşkın Koruma ve Yüksek Kapasiteli Kanallar: Sakaltutan ve Üzümlü hattı dahil olmak üzere, derelerin ovaya ve yollara ulaştığı noktalarda yüksek kapasiteli tahliye kanalları inşa edilmeli.
- Bentlerin Düzenli Temizliği ve İstinat Duvarları: Mevcut tersip bentleri hızla temizlenmeli ve bent gerisindeki taşkın riski taşıyan sahalar muhkem istinat duvarları ile desteklenmeli.
- Erken Uyarı Sistemleri ve CBS: Yer gözlemleri ve uydu verileri kullanılarak anlık erken uyarı mekanizmaları kurulmalı, risk haritaları üzerinden müdahale planları güncellenmeli.
- Disiplinler Arası Islah Projeleri: Islah çalışmaları sadece yüzeysel mühendislik adımlarıyla değil; hidrologlar, coğrafyacılar ve inşaat mühendislerinin ortak bilimsel raporları doğrultusunda hayata geçirilmeli.
Kaynak: Dergi Park





