Anadolu Selçuklu Devleti’nin 13. yüzyıldaki çalkantılı dönemlerinden biri, saray entrikaları ve siyasi mücadelelerin yoğunlaştığı yıllar olarak biliniyor. Bu dönemin dikkat çeken isimlerinden biri de Erzincanlı devlet adamı Taceddin Pervane oldu. Selçuklu yönetiminde önemli görevler üstlenen Pervane’nin hayatı, saray içindeki güç mücadeleleri nedeniyle trajik bir şekilde sona erdi.
Taceddin Pervane, Erzincan kadısı Şerefeddin’in oğlu olarak tanınan ve Selçuklu devlet yönetiminde önemli görevler üstlenen bir devlet adamıydı. Eğitimli ve deneyimli bir yönetici olarak Selçuklu idaresinde çeşitli diplomatik ve idari görevlerde bulundu. Özellikle Sultan Alaeddin Keykubad döneminde devlet yönetiminde etkin rol oynayan isimler arasında yer aldı.
Alaeddin Keykubad’ın ölümünün ardından Selçuklu sarayında dengeler hızla değişti. Tahta geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in genç ve tecrübesiz olması, devlet yönetiminde bazı güçlü isimlerin öne çıkmasına neden oldu. Bu dönemde sarayda en etkili isimlerden biri Saadeddin Köpek oldu. Köpek, kısa sürede devlet yönetiminde büyük bir nüfuz elde ederek rakip gördüğü birçok devlet adamını saf dışı bırakmaya başladı.
Taceddin Pervane de bu güç mücadelesinin hedeflerinden biri haline geldi. Sarayda artan entrikalar ve siyasi hesaplaşmalar sonucunda Pervane hakkında çeşitli suçlamalar ortaya atıldı. Bu suçlamalar arasında ahlaki bir suç işlediği iddiası da yer aldı. Saadeddin Köpek, bu iddiaları gerekçe göstererek Pervane hakkında ölüm cezası verilmesini sağladı.
Kaynaklara göre Pervane’nin idamı için din adamlarından fetva alındı ve karar Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından da onaylandı. Bunun ardından Saadeddin Köpek, Ankara’ya giderek Taceddin Pervane’nin idam edilmesini sağladı. Pervane, taşlanarak öldürüldü ve tüm mallarına el konuldu.
Bu olay, Selçuklu tarihinin en dikkat çekici siyasi hesaplaşmalarından biri olarak kaydedildi. Taceddin Pervane’nin idamı, saray içindeki güç mücadelesinin ne kadar sert ve acımasız bir boyuta ulaştığını da ortaya koydu.
Tarihçiler, Erzincanlı Taceddin Pervane’nin ölümünü Selçuklu yönetimindeki siyasi istikrarsızlığın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriyor. Bu olaydan sonra Saadeddin Köpek’in gücü daha da artarken, Selçuklu devlet yönetiminde dengeler uzun süre sarsılmaya devam etti.
Erzincanlı bir devlet adamının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu dramatik olay, Anadolu Selçuklu tarihinin en çarpıcı siyasi entrikalarından biri olarak hafızalarda yer aldı.