Erzincanspor’un önceki dönem yöneticilerinden Zeki Polat, 28 Haziran’da yapılması planlanan genel kurulda görüşülecek şirketleşme süreci hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Polat, kulübün bugün geçmiş yıllara göre daha güçlü bir finansal desteğe sahip olduğunu belirtirken, asıl önemli olanın bu kaynağın doğru ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi olduğunu söyledi.
Kulübün mali durumuna ilişkin konuşan Polat, görev yaptıkları dönemde Erzincanspor’un ciddi ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, görevi devrettikleri süreçte kulübün yaklaşık 118 milyon lira seviyesinde bir borç yükü bulunduğunu ifade etti.
Tahkim sürecinde sonuçlanan bazı dosyalar sayesinde kulübün lehine önemli kararlar çıktığını ve yaklaşık 10 milyon liralık bir yükten kurtulduğunu belirten Polat, o dönemde en büyük hedeflerinin transfer tahtasını açmak ve kulübün ligde yoluna devam etmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Yeni yönetimin göreve gelirken kulübün mevcut mali durumunu bildiğini ifade eden Polat, geçmiş dönemlerden kalan alacakların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.
Kulüpte görev yapmış yöneticilerin, çalışanların ve çeşitli kişi ile kurumların alacaklarının bulunduğunu belirten Polat, bu konuda iletişim eksikliği yaşandığını düşündüğünü söyledi.
“Bu insanlar kulübe emek vermiş kişiler, alacakları varsa bunlar kayıt altındadır ve hukuken de karşılığı vardır.
Kimsenin keyfi olarak ortaya çıkıp alacağım var deme şansı yoktur. Kulüp yöneticileri bu borçları bilerek göreve geldiler. Eğer alacaklı kişiler çağrılıp kendilerine bir ödeme planı sunulsaydı, bugün yaşanan birçok tartışma yaşanmazdı” dedi.
Kulübün şu anki en büyük avantajının güçlü sponsor desteği olduğunu belirten Polat, özellikle Hamdi Ulukaya’nın Erzincanspor’a verdiği desteğin kulübün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Ancak sadece para bulunmasının başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Polat, kulübün ekonomik disiplin içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“Para var diye rahat davranılamaz. Futbolda önemli olan bütçeyi doğru kullanabilmektir. Yanlış yapılan transferler, plansız harcamalar ve kontrolsüz bütçeler kulüpleri çok kısa sürede yeniden borç batağına sürükleyebilir.
Erzincanspor’un geçmişte yaşadığı sıkıntıların tekrar yaşanmaması gerekiyor” diye konuştu.
Yeni sezon hedeflerini de değerlendiren Polat, yönetimin şampiyonluk hedefi koymasının doğal olduğunu ancak kulübün ekonomik gerçeklerinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Futbol piyasasında maliyetlerin son derece yükseldiğini belirten Polat, geçtiğimiz sezon yaklaşık 55 milyon liralık bir bütçeyle takım kurduklarını, bugün ise birkaç futbolcunun maliyetinin bu rakamlara yaklaşabildiğini ifade etti.
Şampiyonluk hedeflerinin güzel olduğunu ancak futbolun sadece bütçeyle kazanılan bir oyun olmadığını söyleyen Polat, “Bazen rakibinizden çok daha iyi oynarsınız ama tek bir pozisyonda maç kaybedersiniz. Bu nedenle tüm planlamalar sadece şampiyonluk üzerine yapılmamalı. Şampiyonluk gelmezse kulübün ayakta kalabileceği bir ekonomik yapı oluşturulmalı” dedi.
Açıklamalarının en dikkat çeken bölümünde ise 28 Haziran’da yapılacak genel kurulda görüşülecek Sportif Anonim Şirket modeli yer aldı. Polat, Erzincanspor’un şirketleşmesine karşı olmadığını hatta kulübün geleceği açısından bunun gerekli olduğunu düşündüğünü ifade etti. Ancak şirketleşme sürecinin tüm detaylarıyla kamuoyuna anlatılması gerektiğini belirterek bazı kritik soruların cevaplanmasını istedi.
Polat, “Bu genel kurul Erzincanspor tarihinin kuruluşundan sonraki en önemli genel kurullarından biridir. Burada alınacak kararlar kulübü çok daha güçlü bir yapıya taşıyabileceği gibi yanlış kararlar kulübün geleceğini de riske atabilir. Bu nedenle herkesin süreci net olarak anlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sportif AŞ modelinde en önemli konunun hisse dağılımı olduğunu belirten Polat, kulübün kontrolünü kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Erzincanspor Kulübü’nün şirkette çoğunluk hisseye sahip olması gerektiğini savunan Polat, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Benim için en önemli konu yüzde 51 hisse meselesidir. Eğer Erzincanspor Kulübü’nün hissesi yüzde 51’in üzerinde olacaksa bu modelin doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak kulübün hissesi düşük tutulursa o zaman kulübün yönetim üzerindeki etkisi de ortadan kalkar. Bu şehir yıllardır Erzincanspor’a sahip çıkmıştır. Kulübün aidiyet duygusunun korunabilmesi için çoğunluk hissesi mutlaka kulüpte kalmalıdır.”
Yönetim kurulunun nasıl oluşacağı, şirket yöneticilerinin hangi kriterlerle belirleneceği ve karar alma süreçlerinin nasıl işleyeceği konusunda da açıklık sağlanması gerektiğini belirten Polat, genel kurul üyelerinin yeterince bilgilendirilmeden karar vermemesi gerektiğini söyledi.
Kulübün geleceğinin sadece birkaç kişinin omuzlarına bırakılmaması gerektiğini ifade eden Polat, Erzincanspor’un şehirle birlikte büyümesi gerektiğini vurguladı. Şeffaflığın önemine dikkat çeken Polat, yönetime eleştirilere açık olma çağrısında bulundu.
“Kimse yapılan eleştirileri düşmanlık olarak görmemeli. Herkesin ortak amacı Erzincanspor’un başarılı olmasıdır. Şeffaf olursanız insanlar size daha çok güvenir. Kulübün gerçeklerini paylaşın, alınacak kararları anlatın ve herkesi sürecin içine dahil edin” dedi.
Hamdi Ulukaya’nın desteğinin kulüp için büyük bir fırsat olduğunu da belirten Polat, bu desteğin doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Hamdi Bey bu desteği bir kişiye değil Erzincan’a ve Erzincanspor’a veriyor. Bunun kıymetini bilmek gerekiyor. Eğer birlik sağlanır, doğru adımlar atılır ve mali disiplin korunursa Erzincanspor çok daha güçlü bir geleceğe sahip olabilir” ifadelerini kullandı.
Polat açıklamalarını, “Bu şehir şampiyonlukları da hak ediyor, başarıları da hak ediyor.
Ancak bunlara ulaşmanın yolu birlikten, şeffaflıktan ve doğru yönetim anlayışından geçiyor. Erzincanspor’un geleceği için herkesin ortak akılla hareket etmesi gerekiyor” sözleriyle tamamladı.




