Erzincan

Esence Dağları’nda Sessiz Tehlike: Serpantin Alanlar Kritik Eşikte

Erzincan’daki serpantin alanlar, nadir ve endemik bitkilere ev sahipliği yaparken madencilik baskısı nedeniyle hassas bir dengeyle karşı karşıya.

Abone Ol

Erzincan’ın kuzeyinde doğu-batı doğrultusunda uzanan Esence Dağları ve çevresindeki serpantin alanlar, ilin en dikkat çekici doğal bölgeleri arasında yer alıyor. Volkanik kökenli bir kaya türü olan serpantin, içerdiği ağır metaller ve dengesiz besin yapısı nedeniyle bitkiler için son derece zorlu bir yaşam alanı oluşturuyor.

Toprağın fakir, suyun sınırlı ve kimyasal yapının sert olduğu bu alanlarda, doğa kendine özgü bir uyum geliştirmiş durumda. Bu zorlu koşullar, sıradan bitkilerin yaşamasını engellerken yalnızca bu ortama adapte olabilmiş özel türlerin varlığını mümkün kılıyor.

Zor Şartlar, Nadir Türler

Serpantin bozkırlarında yalnızca bu toprağa uyum sağlamış bitkiler yaşayabiliyor. Bu nedenle bölgede görülen türlerin önemli bir bölümü nadir ve endemik özellik taşıyor.

Keşiş menekşesi, Fırat emceği ve bazı özel nakıl türleri gibi yalnızca belirli dağ yamaçlarında yetişebilen bitkiler bu alanlarda yaşam buluyor. Bu türlerin bazıları ise sadece birkaç kilometrelik dar bir alanda varlığını sürdürüyor.

Uzmanlara göre bu bitkilerin başka bir ortama taşınması çoğu zaman mümkün değil. Çünkü serpantin toprağın kimyasal yapısı değiştiğinde, bu hassas türler yaşamını sürdüremiyor.

Madencilik Baskısı Artıyor

Serpantin alanların bir diğer özelliği ise yer altı kaynakları açısından zengin olmaları. Bu durum, bölgeyi madencilik faaliyetleri açısından cazip hale getiriyor.

Uzmanlar, madenciliğin tamamen durdurulmasından ziyade, sürdürülebilir ve kontrollü yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Kontrolsüz kazı ve geniş alanlı tahribatın, endemik türlerin yaşam alanlarını geri dönüşü olmayan şekilde yok edebileceği ifade ediliyor.

Özellikle Ekşisu Sazlığı çevresi ile Esence Dağları hattı, hem bitki çeşitliliği hem de yer altı kaynakları bakımından hassas bölgeler arasında gösteriliyor.

İnce Bir Denge Meselesi

Erzincan’da konu, doğa ile ekonomik faaliyetler arasında bir tercih yapmak değil; bu iki alan arasında sağlıklı bir denge kurabilmek olarak öne çıkıyor.

Bir serpantin alanın tamamen kazılması, yalnızca bir kaya yapısının ortadan kaldırılması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda binlerce yılda oluşmuş özel bir ekosistemin de yok olması anlamına geliyor.

Uzmanlar, özellikle dar yayılışlı türlerin bulunduğu alanların önceden tespit edilmesi ve planlamaların bilimsel veriler doğrultusunda yapılması gerektiğini belirtiyor.

Sessiz Ama Kritik Bir Zenginlik

Serpantin bozkırları ilk bakışta dikkat çekici görünmeyebilir. Ancak taşıdığı biyolojik çeşitlilik, bu alanları son derece değerli kılıyor.

Erzincan’ın doğal mirası içinde bu bölgeler, en dayanıklı ama aynı zamanda en kırılgan ekosistemler arasında yer alıyor. Uzmanlara göre doğru planlama yapılmadan atılacak her adım, yalnızca bölgeyi değil, dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan türleri de tehdit edebilir.

Kaynak: Prof. Dr. Ali Kandemir, Prof. Dr. Mustafa Korkmaz, Cumhuriyetin 100. Yılında Erzincan, Cilt 2