Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Fırat'ın milyonlarca yıl önce bugünkü rotasında akmadığını ve aslında Akdeniz'e dökülen iki dev nehir sisteminin birleşmesiyle oluştuğunu ortaya koydu.

Bu jeolojik dönüşüm sadece coğrafyayı değil; tarımın, ilk şehirlerin ve insanlık tarihinin seyrini de tamamen değiştirdi.

Karasu Fırat Öncesi

1. Akdeniz'e Akan İki Dev Antik Nehir Vardı

Bilim insanları sismik görüntüleme, uydu verileri ve yüzey haritalarını kullanarak Fırat'ın kökenini inceledi. Yaklaşık 5,5 milyon yıl önce bölgede, günümüzdeki kollarından isimlerini alan "Paleo-Karasu" ve "Paleo-Murat" adında iki devasa nehir bulunuyordu. Bu antik nehirlerin taşıdığı su miktarı günümüzdekilerle kıyaslanamayacak kadar büyüktü:

  • Paleo-Karasu: Taşıdığı su ve tortu miktarı bakımından günümüzdeki Nil Nehri'nden bile daha büyüktü.

  • Paleo-Murat: Modern Dicle ve Fırat nehirlerinin toplamından daha fazla su taşıyordu.

Messiniyen Tuzluluk Krizi ve Gizemli Tortular

Yaklaşık 5,3 ila 6 milyon yıl önce Akdeniz, Cebelitarık Boğazı'nın kapanmasıyla büyük ölçüde kurudu ve tabanında yer yer 4 kilometre kalınlığında dev tuz tabakaları oluştu. Araştırmacı Andrew Madof, Lübnan açıklarında bu tuz tabakalarının üzerinde sıra dışı nehir tortuları fark etti. Bilgisayar modellemeleri, bu iki dev nehrin Anadolu'dan taşıdıkları suları yaklaşık 120 bin yıl boyunca kurumuş olan Akdeniz Havzası'na boşalttığını kanıtladı.

Karasu Fırat Öncesi 3

2. Tektonik Hareketler ve "Bereketli Hilal"in Doğuşu

Yaklaşık 5 milyon yıl önce meydana gelen şiddetli tektonik hareketler (levha hareketleri), nehirlerin aşağı kesimlerinin Akdeniz'den uzaklaşmasına neden oldu. Zamanla yön değiştiren bu iki akarsu birleşerek, yaklaşık 1,6 milyon yıl önce bugünkü Fırat Nehri'nin temelini oluşturdu ve Basra Körfezi'ne doğru akmaya başladı.

Oxford Üniversitesi'nden levha tektoniği uzmanı Richard Walker, bu coğrafi kırılmanın önemini şu sözlerle özetliyor:

"Eğer Fırat'ın yatağı yeniden şekillenmeseydi ve Akdeniz yerine Basra Körfezi'ne yönelmeseydi, bölgenin çevresi ve dolayısıyla insanlık tarihinin önemli bir bölümü bugün çok farklı olabilirdi."

Fırat'ın taşıdığı verimli alüvyonlar, "Bereketli Hilal" olarak bilinen bölgeyi şekillendirerek tarımın gelişmesine ve ilk büyük medeniyetlerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Nehrin binlerce yıl içinde yatağını değiştirmeye devam etmesi de insan yerleşimlerini doğrudan etkiledi; hatta Eridu ve Ur gibi insanlığın ilk şehirleri, Fırat'ın yön değiştirmesi sonucu susuz kalarak terk edildi.

Karasu Fırat Öncesi 1

3. Bilimin Işığında İnanç Boyutu: Fırat'ın Altındaki Gizem

Fırat Nehri'nin jeolojik geçmişi ve kuruma/yön değiştirme potansiyeli bilim dünyasının gündemindeyken, bu durum İslam dünyasındaki bazı önemli rivayetleri ve hadis-i şerifleri de akıllara getiriyor. Hadis kaynaklarında, Fırat Nehri'nin sularının çekilmesi ve altından büyük bir hazinenin/altın dağının çıkması kıyamet alametleri arasında sayılıyor.

İşte Fırat Nehri ile ilgili kamuoyunun dikkatini çeken o köklü rivayetler:

"İhtimal, Fırat'ın suları çekilecek, kuruyacak. Ortaya altından bir hazine çıkacak, kim orada bulunursa, hiç bir şey almasın." (Buhari, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 30)

"Fırat nehrinin suları çekilerek altından bir dağ ortaya çıkacak, insanlar bunu almak için vuruşacak ve her yüz kişiden sadece biri hayatta kalacak. Bu zaman gelinceye kadar kıyamet kopmaz." (Müslim, Fiten, 29)

"Fırat'ın altın bir define üzerinden açılması yakındır. İmdi orada kim bulunursa ondan bir şey almasın." (Müslim, Fiten, 29)

Hem jeolojik araştırmaların ortaya koyduğu "sürekli değişen ve kuruyan nehir yatakları" gerçeği, hem de inanç dünyasındaki bu çarpıcı uyarılar, Fırat Nehri'nin insanlığın geçmişinde olduğu kadar geleceğinde de belirleyici bir rol oynamaya devam edeceğini gösteriyor.

Muhabir: Haber Merkezi - SK