İTÜ ve uluslararası ekiplerin yürüttüğü araştırma, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın sadece deprem değil, aynı zamanda magmayı yüzeye taşıyan dev bir "pompa" gibi çalıştığını ortaya koyarak yer bilimlerinde ezber bozdu.

Yerin 5 Kilometre Altında Devasa Magma Rezervuarları

Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAFZ) doğu ucu, yıllardır bilim dünyası tarafından sadece yıkıcı depremlerin merkezi olarak takip ediliyordu. Ancak Nature Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu hattın derinliklerinde çok daha karmaşık ve “sıcak” bir mekanizmanın işlediğini kanıtladı. İTÜ ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası ekip, yüksek çözünürlüklü sismik tomografi çekerek Erzincan ve Karlıova arasındaki bölgenin altında devasa magma rezervuarları tespit etti. Bu çalışma, bölgenin yalnızca bir deprem koridoru olmadığını, aynı zamanda magmanın depolandığı ve taşındığı dev bir “derin jeolojik altyapı” barındırdığını gösteriyor.

Fay Hattı Magmayı Yüzeye İten Bir Pompa Gibi Çalışıyor

Geleneksel görüşün aksine, volkanik bir patlama için magma odasında muazzam bir iç basınç birikmesi şart olmayabilir. Araştırmanın en sarsıcı bulgusu; fay hattındaki hareketin magmayı yüzeye taşımak için kendi başına yeterli olabileceğidir. Gelişmiş 3 boyutlu mekanik modeller, magma basıncı “sıfır” bile olsa, fayın sağ yanal kayma hareketinin yer altındaki sistemi bir “pompa” gibi çalıştırdığını gösteriyor. Fay üzerindeki stres, magma rezervuarlarının çevresindeki kayaları zorlayarak magmanın ilerleyebileceği çatlak sistemlerini adeta yırtarak açıyor. Bu durum, deprem ve volkanik riski birbirinden kopuk iki ayrı başlık olmaktan çıkarıp, aynı mekanik koridorun parçaları haline getiriyor.

Erzincan Havzası’ndaki “Sinsi” Sessizlik ve Yedisu’daki Hareketlilik

Sismik tomografi görüntüleri, yerin 5 ila 15 kilometre derinliğinde yaklaşık 48 kilometre uzunluğunda iki ayrı dev eriyik kütlesine işaret ediyor.

Erzincan Havzası’nın batı tarafında sismik bir sessizlik hâkim; ancak araştırmacılar bu sessizliğin bir güvenlik işareti olmadığını, aksine magmanın çok sıcak ve akışkan olması nedeniyle deprem üretemeyen “sinsi” bir ortamdan kaynaklandığını belirtiyor.

Erzincan Havzanın doğu tarafında, Yedisu hattında ise durum tam tersi; yoğun bir deprem etkinliği gözleniyor. Bu da magmanın daha soğuk ve kırılgan bir kabuk içinde sıkışmış olduğunu ve sistemin sismik olarak sürekli “çalıştığını” kanıtlıyor.

Afet Riskinde Yeni Bir Dönem: Deprem ve Volkan Bir Arada

Bu araştırma bir “tarih” vererek korku yaymayı değil, Türkiye’nin en kritik tektonik kavşaklarından birinde riskin nasıl “okunması” gerektiğini yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Doğu Anadolu’daki fay hatlarını sadece deprem üzerinden değerlendirmenin eksik kalacağı, magma yükselimlerinin de risk analizlerine dahil edilmesi gerektiği açıkça ortaya konuyor. Doğal bir laboratuvar niteliği taşıyan Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kısmında birbiriyle etkileşen “deprem-volkan” ikilisinin davranışları, bölgedeki doğal afet risklerini daha iyi anlamamıza ve gelecekteki tehlikelere karşı çok daha hazırlıklı olmamıza yardımcı olacak bir bilimsel kapı aralıyor.

Mağma Pompası

Muhabir: Haber Merkezi - SK