Türkiye, sağlık teknolojilerinde bağımsızlık yolunda dev bir adım atarak, dünyada sayılı merkezde uygulanabilen CAR-T hücre tedavisini millileştiriyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun duyurduğu bu gelişme, özellikle geleneksel tedavilere yanıt vermeyen vakalar için yeni bir umut kapısı aralıyor.
Bağışıklık Sistemi Yeniden Programlanıyor
Bu yöntemi diğerlerinden ayıran en büyük özellik, tedavinin hastanın bizzat kendi savunma hücrelerinden (T hücreleri) üretilmesidir.
-
Hücre Toplama: Hastanın kanındaki savunma hücreleri özel bir işlemle toplanır.
-
Genetik Kodlama: Bu hücreler laboratuvarda kanseri tanıyacak şekilde yeniden programlanır.
-
Geri Yükleme: Güçlendirilen bu "avcı hücreler" hastaya geri verilerek kanser hücrelerini yok etmesi sağlanır.
Uzman Görüşü: "Tam İyileşme Sağlayabilir"
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, CAR-T hücre terapilerinin özellikle lenfoma ve lösemi gibi kan kanserlerinde umut verici sonuçlar gösterdiğini, bazı hastaların uzun yıllar kanserden tamamen arındığını belirtiyor. Ancak Doç. Dr. Abdullah Sakin, bu yöntemin her hastaya uygulanamayacağını, kemoterapi ve radyoterapinin bazı türlerde vazgeçilmez olmaya devam edeceğini vurguluyor.
2026 Hedefi ve Yerli Üretim Avantajı
TÜSEB öncülüğünde yürütülen projeyle, yerli üretim altyapısı tamamlandıktan sonra ilk hastaların 2026 yılında bu tedaviye erişmesi planlanıyor. Yerli üretim, yurt dışında milyon dolarları bulan bu maliyetli tedaviyi vatandaşlarımız için ulaşılabilir kılacak.