Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi’nde düzenlenen programda Erzincan’ın kurtuluşunun 108. yılı anıldı, Prof. Dr. Köksal Papuççu “Bestelerin Hikâyesi” başlıklı sunumunda müziğin anlam dünyasını anlattı.

Türkiye Yazarlar Birliği Erzincan Şubesi’nde 13 Şubat Cuma akşamı düzenlenen kültür programında bu hafta “Bestelerin Hikâyesi” konusu ele alındı. Haftanın konuşmacısı Prof. Dr. Köksal Papuççu olurken, programda hem Erzincan’ın kurtuluşunun 108. yıl dönümü anıldı hem de bestelerin anlam dünyası üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı.

Programın açılış konuşmasını Şube Başkanı Halil İbrahim Özdemir gerçekleştirdi. 13 Şubat’ın Erzincan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Özdemir, katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Bugün Erzincan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü. Bu vesileyle ecdadımızı rahmetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.

Özdemir, özellikle Kötür bölgesinde Ruslarla yaşanan çetin çatışmalara değinerek dönemin ağır şartlarını hatıratlara dayalı örneklerle anlattı. Açlık, yokluk ve çaresizliğin had safhaya ulaştığı o yıllarda halkın büyük bir mücadele verdiğini belirten Özdemir, seferberlik döneminin sadece askeri değil, insani yönüyle de derin izler bıraktığını vurguladı. Mücadele yıllarındaki zorlukları çarpıcı ifadelerle aktaran Özdemir, konuşmasını teşekkür ederek tamamladı ve sözü Prof. Dr. Köksal Papuççu’ya bıraktı.

Kurtuluşun 108. Yıldönümü “Bestelerin Hikâyesi”

Bestelerin İki Yönlü Anlamı

Konuşmasına şehitlere rahmet dileyerek başlayan Prof. Dr. Köksal Papuççu, böylesine anlamlı bir günde bir araya gelmenin önemine dikkat çekti. Seferberlik yıllarının yalnızca tarihsel bir dönem değil, aynı zamanda derin insani tecrübeler barındırdığını ifade eden Papuççu, o yıllarda yaşanan göçleri, kayıpları, yoksulluğu ve geri dönmeyenleri hatırlattı.

Besteler konusuna geçmeden önce, seferberlik dönemine dair bir eser ortaya koyduklarını da belirten Papuççu, bu çalışmaya konuşmasının sonunda değineceğini söyledi.

Beste kavramını kavramsal bir çerçevede ele alan Papuççu, bestenin iki yönlü bir anlam taşıdığını ifade etti. Buna göre bestenin bir yönü kâinatı, diğer yönü ise insanı temsil ediyor. Bestelerin bu iki eksen üzerinde şekillendiğini vurgulayan Papuççu, bir eserin ortaya çıkış sürecinde niyet, muhatap ve anlam bütünlüğünün belirleyici olduğunu kaydetti.

Bestenin yalnızca notaların bir araya gelmesinden ibaret olmadığını dile getiren Papuççu, her bestenin bir hikâyesi, bir arka planı ve bir duygu dünyası bulunduğunu belirtti. Müziğin, yaşanmışlıkları ve toplumsal hafızayı taşıyan güçlü bir ifade biçimi olduğunu ifade eden Papuççu, özellikle seferberlik yıllarında ortaya çıkan eserlerin dönemin ruhunu yansıttığını söyledi.

Program, hem Erzincan’ın kurtuluş mücadelesinin hatırlandığı hem de müziğin anlam dünyasının derinlikli biçimde ele alındığı nitelikli bir kültür buluşması olarak tamamlandı. Katılımcılar, tarih bilinci ile sanatın estetik boyutunu bir arada sunan programdan memnuniyetle ayrıldı.

Muhabir: Mehmet Yaşar Çiçek