Erzincan İl Müftü Yardımcısı Medet Şahin, Organ Bağışı Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, organ bağışının dinî açıdan taşıdığı öneme dikkat çekerek vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulundu. Şahin, organ bağışının başka bir insana yeniden yaşama umudu verebileceğini vurguladı.
Erzincan İl Müftü Yardımcısı Medet Şahin, Organ Bağışı Haftası kapsamında kaleme aldığı değerlendirme yazısında, organ bağışını dinî, ahlaki ve insani yönleriyle ele aldı. İslam dininin insan hayatını korumaya büyük önem verdiğini belirten Şahin, organ bağışının da hayat kurtarmaya vesile olan önemli bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti.
İnsan hayatının Allah tarafından bahşedilen en büyük nimetlerden biri olduğuna işaret eden Şahin, hastalara şifa olmanın ve ihtiyaç sahiplerine destek vermenin dinimizin temel değerleri arasında yer aldığını kaydetti.
“BİR CANI KURTARMAK, BÜTÜN İNSANLIĞA UMUTTUR”
Değerlendirmesinde Kur'an-ı Kerim'in Mâide suresinin 32. ayetine dikkat çeken Şahin, bir insanın hayatını kurtarmanın dinimizde son derece önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Ayette yer alan hayat kurtarma ilkesinin organ bağışının dinî ve ahlaki açıdan değerlendirilmesinde önemli bir dayanak oluşturduğunu ifade eden Şahin, İslam'ın temel maksatlarından birinin de insan hayatını korumak olduğunu vurguladı.
DİYANET'TEN ORGAN BAĞIŞINA CAİZ AÇIKLAMASI
Organ bağışı konusunda toplumda zaman zaman dinî tereddütler yaşandığını belirten Şahin, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun organ ve doku nakline ilişkin kararına da değindi.
Kurulun 9 Nisan 2025 tarihli ve 31 sayılı kararına göre organ ve doku naklinin belirli şartlar altında dinen caiz olduğunu hatırlatan Şahin, bu işlemin tıbbi bir zorunluluk bulunması, nakilden başarı beklenmesi, bağışçı ve alıcının rızasının gözetilmesi, organ ticaretine izin verilmemesi ve naklin yetkili kurumların denetiminde gerçekleştirilmesi gibi şartlara bağlı olduğunu belirtti.
Şahin, organ bağışının insan bedenini değersiz görmek anlamına gelmediğini, aksine gerekli dinî ve tıbbi şartlara uyularak başka bir insanın hayatına katkı sunmak olduğunu ifade etti.
BİNLERCE HASTA NAKİL BEKLİYOR
Organ bağışının önemini ortaya koyan verilere de dikkat çeken Şahin, Sağlık Bakanlığının 2026 yılı bilgilendirmesinde Türkiye'de 30 bin 675 hastanın organ nakli beklediğinin belirtildiğini aktardı. Bu hastaların 26 bin 141'inin böbrek nakline ihtiyaç duyduğunu ifade eden Şahin, 2025 yılında ise organ nakli bekleyen 4 bin 769 hastanın hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Bu rakamların organ bağışının hayati önemini açıkça ortaya koyduğunu belirten Şahin, yapılacak bir bağışın yalnızca bir hastaya değil, o hastanın ailesine ve sevdiklerine de umut olabileceğini dile getirdi.
DİN GÖREVLİLERİNE DE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR
Organ bağışı konusunda toplumun doğru bilgilendirilmesinin önemine değinen Şahin, özellikle din görevlilerinin bu alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini kaydetti. Dinî konulardaki yanlış bilgilerin giderilmesi, organ bağışına ilişkin tereddütlerin doğru kaynaklarla açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Şahin, bağışın zorunluluk değil, bilinçli ve gönüllü bir tercih olduğunun altını çizdi.
“BİR BAĞIŞ, BİR HAYAT, BİR UMUT”
Değerlendirmesinin sonunda vatandaşlara anlamlı bir çağrıda bulunan Medet Şahin, herkesin bir gün kendisinin veya bir yakınının organ nakline ihtiyaç duyabileceğini hatırlattı.
Organ bağışının bir annenin evladına, bir çocuğun babasına, bir eşin hayat arkadaşına yeniden kavuşmasına vesile olabileceğini belirten Şahin, Organ Bağışı Haftası'nın toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlamasını temenni etti.
Şahin, mesajını şu anlamlı ifadeyle tamamladı:
“Bir insanın hayatına dokunmak, bazen bütün bir dünyayı değiştirmektir.”





