Erzincan

Mustafa Sarıgül: "Meclis’te Nöbetteyim, Şafak Söktü"

CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, TBMM’de emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler ve işsizler için “nöbet tuttuğunu” açıkladı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamayla dikkat çekti. Meclis Genel Kurulu salonunda konuşan Sarıgül, tuttuğu nöbeti hem kişisel geçmişine hem de toplumsal sorumluluk anlayışına dayandırarak, bu nöbeti “kutsal” olarak nitelendirdi.

Konuşmasına askerlik anısını anlatarak başlayan Sarıgül, Tokat Avcı Taburu’nda er olarak görev yaptığı günlerde yaşadığı heyecanı, bugün Meclis’te de aynı duygularla yaşadığını söyledi. Sarıgül, “Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde nöbetteyim. O gün nasıl heyecanlıysam, bugün de aynı heyecanı taşıyorum. Bu nöbeti de o nöbet kadar kutsal görüyorum” ifadelerini kullandı.

Sarıgül, Meclis’teki nöbetinin yalnızca sembolik olmadığını vurgulayarak, özellikle emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Emekliliğin soyut bir kavram olmadığını dile getiren Sarıgül, “Emekli kim biliyor musunuz? Emekli annemiz, emekli babamız, amcamız, dayımız, teyzemiz, halamız… Emekli komşumuz, arkadaşımızdır” sözleriyle emeklilerin toplumun tamamını ilgilendiren bir mesele olduğunu ifade etti.

Konuşmasında yalnızca emeklilerle sınırlı kalmayan Sarıgül, asgari ücretliler, çiftçiler, işsizler ve mutsuzlar için de nöbet tuttuğunu belirtti. Özellikle Erzincan vurgusu yapan Sarıgül, “Can Erzincan’daki bütün asgari ücretliler, bütün çiftçiler ve işsizler için de nöbetteyim” diyerek, seçmenine olan bağlılığını bir kez daha dile getirdi.

Sarıgül’ün konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri ise askerlikte sıkça kullanılan “şafak” benzetmesi oldu. “Askerlikte şafak kaç diye sorarlar” diyen Sarıgül, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Buradan bildiriyorum; çoğu gitti, azı kaldı. Gece bitti, şafak söktü… Gelen inşallah Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır.”

Sarıgül’ün Meclis’teki bu çıkışı, özellikle sosyal politikalar, emeklilerin yaşam koşulları ve gelir adaletsizliği tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendirildi.