Günlük yaşamın stresi, kaygı ve görünmeyen ruhsal yükler çoğu zaman fiziksel ağrılara dönüşüyor. Erzincan Ulalar Aile Sağlığı Merkezi'nden Aile Hekimi Dr. Mahmut Yılmaz, ruh sağlığını korumanın yollarını anlatarak önemli bir mesaj veriyor: "Kendi kendinizin psikoterapisti olmayı öğrenin, ancak gerektiğinde profesyonel destek almaktan da çekinmeyin."
Psikoterapi, ruhun kendi kendini iyileştirme sanatıdır. Elbette çok ağır, içinden çıkılmaz durumlarda bir uzmana gitmek şarttır; Tıpkı bedeniniz hastalandığında bana gelmeniz gerektiği gibi. Ancak günlük stresler, kaygılar ve bizi yoran düşünceler için evinizde, kendi başınıza uygulayabileceğiniz harika bir zihinsel ilk yardım çantası hazırlayabilirsiniz.
İşte zihninizi rahatlatmak için her gün kendi kendinize uygulayabileceğiniz o adımlar:
Düşüncelerinizi Bir Misafir Gibi Karşılayın (Farkındalık)
Çoğu zaman bizi üzen şey olayların kendisi değil, kafamızda kurduğumuz senaryolardır. Kaygılı veya üzgün hissettiğinizde durun ve zihninize bakın. Kendinize şu soruyu sorun: "Şu an aklımdan ne geçiyor?" O düşünceyi yakalayın ama onunla kavga etmeyin. Tıpkı kapınızı çalan bir misafir gibi... İçeri buyur edin, "Evet, şu an işimi kaybetmekten korkuyorum" ya da "Şu an değersiz hissediyorum" deyin. İsmini koyduğunuz şeyin gücü azalır.
Düşüncelerinizi Mahkemeye Çıkarın (Sorgulama)
Aklımıza gelen her düşünce doğru değildir; zihnimiz bazen bize yalan söyler. Kendinizi en karamsar hissettiğiniz anlarda o düşünceyi bir hakim gibi yargılayın:
Bu düşüncemin kesin bir kanıtı var mı?
En kötü ne olabilir ve ben bununla nasıl başa çıkabilirim?
Aynı dertten muzdarip bir dostum bana gelseydi, ona ne tavsiye ederdim?
Kendimize karşı genellikle çok acımasız, başkalarına karşı ise çok şefkatliyizdir. Kendinize bir yabancıya gösterdiğiniz şefkati göstermeyi öğrenmelisiniz.
"Şimdi ve Burada" Olmayı Seçin (Nefes ve Topraklanma)
Kaygı, gelecekte yaşar; depresyon ise geçmişte. Ruhun şifası ise sadece şu andadır. Kafanızın içi çok karıştığında, Ulalar'ın o güzel temiz havasını içinize çekerek derin bir nefes alın. Nefesinizi verirken etrafınıza bakın:
Gözünüzle görebileceğiniz 5 farklı nesne seçin.
Kulağınızla duyabileceğiniz 4 farklı ses yakalayın.
Teninizle hissettiğiniz 3 dokuyu (oturduğunuz koltuk, giysiniz) fark edin.
Koklayabildiğiniz 2 kokuyu ve tadabildiğiniz 1 lezzeti düşünün.
Bu basit egzersiz, beyninize "Şu an güvendesin" mesajı gönderir ve sizi geçmişin veya geleceğin hapishanesinden çıkarır.
1. Yazarak Hafifleyin (İç Dökme)
Her akşam temiz bir deftere o gün sizi yoran, üzen, kıran ne varsa sansürsüzce yazın. Yazmak, zihnin darmadağın odasını toplamaktır.
Kelimeler kağıda döküldükçe, kafanızın içindeki yükün hafiflediğini hissedeceksiniz. Yazdıktan sonra o sayfayı yırtıp atabilirsiniz bile; önemli olan o enerjinin içinizden çıkmasıdır.
Unutmayın: Kendi kendinize terapi yapmak, her gün mutlu olmak demek değildir. İnsan olmak; üzülmeyi, kaygılanmayı ve öfkelenmeyi de içerir. Amaç bu duyguları yok etmek değil, onlarla birlikte güvenle yürüyebilmektir.
Aynı fikre, anlayışa sahip güzel arkadaşlarınızla sohbet edin, fikir alışverişinde bulunun,
Size çok iyi gelecek emin olun.
Son olarak Dr Mahmut Yılmaz :"Kendinize zaman tanıyın, zihninize karşı sabırlı olun, Sağlık sadece bedende değil, ruhta başlar" dedi.





