Kültür sanat

Orta Asya’dan Anadolu’ya İlmek İlmek Bir Miras: Kelkit Zilli Kilimi

Orta Asya’nın bozkırlarından başlayıp Selçukluların at sırtında Anadolu’ya taşıdığı, bin yılı aşkın bir kültürel gen haritası Zilli Kilim

Abone Ol

Kelkit ilçesiyle özdeşleşen bu sanat, ismini Farsça "kilim" anlamına gelen zilu kelimesinden alsa da, ruhunu Türklerin dokuma geleneğinden almıştır. 1058 yılında Selçuklu Türklerinin Erzurum, Erzincan ve Kelkit dolaylarına yerleşmesiyle bu topraklara kök salan zilli dokuma, o günden bugüne bir "Eminlik Nişanesi" gibi korunmaktadır.

Doğanın Kendi Renkleri: Kök Boyanın Gizemi

Zilli kilimi dünyadaki diğer dokumalardan ayıran en temel özellik, sanayiye ve kimyasala tamamen sırtını dönmüş olmasıdır. Bu kilimler, %100 saf koyun yününden imal edilir. İplikler, makinelerde değil, "iğ" adı verilen geleneksel aletlerle ellerde eğrilir. Renk paleti ise tamamen doğanın cömertliğinden gelir.

  • Doğal Eczane: Labada (evelik), nane, ceviz kabuğu, sığır kuyruğu ve kuşburnu gibi bölge bitkileri kaynatılarak elde edilen kök boyalar, ipliklere can verir.

  • Ömürlük Canlılık: Kimyasal madde içermediği için bu kilimler yıkandıkça solmaz, aksine renkleri zaman geçtikçe daha da oturur ve parlar.

Duyguların Geometrisi: Motiflerdeki Sessiz Diller

Kelkit’in genç kızları ve kadınları, tezgâh başına geçtiklerinde sadece ipi ipe bağlamazlar; sevinçlerini, hüzünlerini ve beklentilerini motiflere fısıldarlar. Her desenin bir adı, her adın bir hikâyesi vardır:

  • Kurbağacık ve Karanakış: Doğanın döngüsünü ve bereketini simgeler.

  • Beşfırlam ve Eğri Zincir: Yaşamın akışını ve aile bağlarını temsil eder.

  • Tek Yüzlü Dokuma: Zilli kilim, özel tekniği gereği tek taraflı dokunur. Bu, motiflerin bir kabartma gibi yüzeyde yükselmesini sağlayarak esere üç boyutlu bir sanat objesi kimliği kazandırır.

Unutulmaya Yüz Tutmuşken Gelen Diriliş

Bir dönem unutulmaya yüz tutan bu zanaat, Kelkit Kaymakamlığı’nın "Zilli Kilim Projesi" ile adeta küllerinden doğdu. Eskiden sadece büyük yaygılar ve çuvallar olarak dokunan bu desenler, günümüzde modern yaşama uyarlanarak; seccade, heybe, kırlent, duvar süsü ve nazarlık gibi geniş bir ürün yelpazesine dönüştü. Bugün Halk Eğitim Merkezlerinde ilmek atan her genç kız, aslında Selçuklu’dan kalma bir mirası yarınlara taşıyan birer kültür elçisidir.

Kültür Notu: Zilli kilim, Kelkit’in coğrafi işaretli değeridir. Eğer bir gün yolunuz Kelkit’e düşerse, o tezgâhların tıkırtısını dinlemek ve kök boyalı iplerin kokusunu içine çekmek, tarihte kısa bir yolculuğa çıkmak gibidir.