Malatya’da meydana gelen sarsıntı sonrasında derinlik tartışmaları sürerken (Kandilli Rasathanesi 4.4 km, AFAD 7.3 km), deprem uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal bölgedeki tektonik risk haritasını yeniden yorumladı. Pampal, 2020 Elazığ ve 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgede çok ciddi bir stres (enerji) transferi yaşandığını vurguladı.

"Öncü Değil, 6 Şubat'ın Artçısı"

Battalgazi merkezli 5.6 büyüklüğündeki sarsıntıyı doğrudan bir "öncü deprem" olarak nitelendirmenin doğru olmadığını Halk TV programında belirten Pampal, bu durumun büyük depremlerden sonra görmeye alışık olunan devasa artçı aktivitesinin bir parçası olduğunu ifade etti.

Asıl Tehlike Erzincan-Karlıova Arasında: Yedisu Fayı

Açıklamasında Türkiye’nin sismik açıdan en riskli ve kilitlenmiş noktalarından birine dikkat çeken Prof. Dr. Pampal, Erzincan ile Bingöl-Karlıova arasında uzanan Yedisu Fayı için adeta zamanın dolduğunu belirtti:

"250 Yıllık Sismik Sessizlik: Yedisu segmenti en son 1784 yılında kırıldı ve o dönemde 7.4 büyüklüğünde çok şiddetli bir deprem üretti.

Periyot Doldu: Fayın enerji biriktirme ve deprem tekrarlanma süresinin ortalama 250 yıl olduğunu hatırlatan ünlü jeolog, bu sürenin aşağı yukarı tamamlandığını ve bu durumun kendilerini fazlasıyla kaygılandırdığını dile getirdi.

Bölgedeki Diğer Kırılmamış Hatlar: Malatya ve Ovacık Fayları

Malatya'nın hemen batısında, kuzey-güney doğrultusunda uzanan Malatya Fayı'nın aktif olmasına rağmen henüz kırılmadığını belirten Pampal, hemen onun kuzeyinden başlayan Ovacık Fayı'nın da benzer bir risk taşıdığını vurguladı. Ovacık Fayı'nın özellikle Tunceli, Malatya ve Erzincan üçgenini doğrudan etkileme potansiyeline sahip, aktif ve kırılmamış bir diğer sismik boşluk olarak beklediğini ifade eden uzman, bu parametreler nedeniyle bölgenin Türkiye'nin şu an en dikkat çekici yeri olduğunu söyledi.

  • Ovacık Fayı: Malatya fayının hemen kuzeyinden başlayan bu hat; Tunceli, Malatya ve Erzincan üçgenini doğrudan etkileme potansiyeline sahip, aktif ve kırılmamış bir diğer sismik boşluk olarak bekliyor.

Hatay İçin Uzun Vadeli Risk Sürüyor

Açıklamasının sonunda güneydeki fay hatlarına da değinen Prof. Dr. Süleyman Pampal, kırılma hareketinin güneye doğru Ölü Deniz fayı üzerinden Kızıldeniz'e kadar inmeye devam edeceğini belirtti. Bu sismik göç nedeniyle Hatay ve çevresinin gelecekte de çok büyük depremlere sahne olabileceğini hatırlatarak yapı stoklarının ve şehir planlamalarının bu gerçeğe göre yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Muhabir: Haber Merkezi - SK