Erzincan'a Vali Olarak Geldi. Ali Kemali Aksüt, Mekteb-i Mülkiye mezunuydu.
Kaymakamlık, mülkiye müfettişliği ve Ordu Valiliği görevlerinin ardından 24 Temmuz 1930'da Erzincan Valiliği'ne atandı. Yaklaşık iki yıl süren görevinde yalnızca idari işlerle ilgilenmedi; şehrin tarihini, coğrafyasını ve sosyal yapısını da sistemli biçimde incelemeye başladı.
Bir Vali Neden Kitap Yazar?
İşte Ali Kemali Aksüt'ü farklı yapan soru bu.
1932 yılında yayımlanan "Erzincan: Tarihî, Coğrafî, İçtimaî, Etnoğrafî, İdarî, İhsaî Tetkikat Tecrübesi" adlı eser, yalnızca bir tarih kitabı değildir.
Kitapta;
- Erzincan'ın tarihi,
- coğrafyası,
- nüfusu,
- ekonomisi,
- tarımı,
- eğitim kurumları,
- yolları,
- köprüleri,
- gelenekleri
tek tek ele alınır. Dönemi için son derece kapsamlı olan bu çalışma, aynı zamanda haritalar, grafikler ve fotoğraflar da içerir.
Bugün Hâlâ Neden Kaynak Gösteriliyor?
1930'ların Erzincan'ını merak eden bir araştırmacının ilk duraklarından biri hâlâ Ali Kemali Aksüt'ün kitabıdır.
Çünkü o eser, 1939 Büyük Erzincan Depremi'nden önceki şehri ayrıntılarıyla belgeleyen en kapsamlı çalışmalardan biridir.
Bugün artık yerinde olmayan birçok yapı, mahalle ve kamu kurumu hakkında bilgiye bu eser sayesinde ulaşılabiliyor.
Sadece Erzincan'ı Yazmadı
Ali Kemali Aksüt'in ilgisi yalnızca Erzincan'la sınırlı değildi.
Tarih, eğitim ve kamu yönetimi üzerine çok sayıda eser kaleme aldı.
Koçi Bey Risalesi'ni Latin harfleriyle yayımlayan ilk isimlerden biri oldu.
Fransızca, Rumca ve Arapça biliyor; tarih ve kültür alanındaki çevirileriyle de tanınıyordu.
Az Bilinen Bir Ayrıntı
Bugün birçok kişi onun adını yalnızca "Erzincan" kitabıyla biliyor.
Oysa emekli olduktan sonra Robert Koleji'nde edebiyat öğretmenliği yaptı ve hayatının son dönemine kadar yazmaya devam etti. Ünlü Türk musikisi sanatçısı Sadun Aksüt de onun oğludur.





