Erzincan’da düzenlenen dikkat çekici bir seminer, kütüphane ortamının sadece sessiz okumalarla sınırlı olmadığını bir kez daha ortaya koydu. “Okuyan Zihin, Konuşan İnsan” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar hitabetin inceliklerini öğrenirken aynı zamanda kendi seslerini keşfetme fırsatı buldu.

Diksiyon eğitmeni Eray Üzümcü tarafından verilen seminer, klasik bir eğitim anlayışının dışına çıkarak katılımcıların aktif rol aldığı interaktif bir yapıya dönüştü. Program boyunca mikrofonun yalnızca eğitmende değil, dinleyicilerde de olması; etkinliği bir anlatımdan çok karşılıklı bir deneyim haline getirdi.
Katılımcılar düşüncelerini dile getirirken, soru sorma ve yorum yapma fırsatı buldu. Bu yönüyle seminer, yalnızca bilgi edinilen değil; aynı zamanda pratiğin yapıldığı, özgüvenin geliştirildiği bir platforma dönüştü.

“Hitabet Sadece Konuşmak Değil”
Seminerde konuşmanın ötesine geçen hitabet kavramı detaylı şekilde ele alındı. Eray Üzümcü, etkili iletişimin yalnızca doğru kelimeleri seçmekten ibaret olmadığını; ses tonu, vurgu, beden dili ve hitap şeklinin de en az içerik kadar belirleyici olduğunu vurguladı.
Günlük hayatta ve özellikle sosyal medyada sıkça yapılan dil hatalarına da değinilen eğitimde, yanlış üslubun doğru bilgiyi bile etkisiz hale getirebileceğine dikkat çekildi. Katılımcılara, söylediklerinin yanı sıra nasıl söylediklerinin de önemli olduğu anlatıldı.
Okuma Alışkanlığı Konuşmayı Şekillendiriyor

Etkinlikte söz alan Kütüphane Müdürü Özgür Doğan ise okuma kültürünün bireyin ifade gücü üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çekti. Doğan, düzenlenen bu tür etkinliklerin özellikle gençlerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, kütüphanelerin artık sadece kitap okunan değil, aynı zamanda kendini geliştirme alanları haline geldiğini ifade etti.
Seminer boyunca okumanın, kelime dağarcığını zenginleştirdiği ve düşünceleri daha etkili ifade etme becerisi kazandırdığı vurgulandı.
“Sözlerinizi Sağlam Atın” Mesajı Öne Çıktı

Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de doğru telaffuz üzerine yapılan anlatımlar oldu. Günlük hayatta sıkça yanlış kullanılan kelimeler üzerinden örnekler verilirken, özellikle “mütevazı” kelimesinin hatalı kullanımı katılımcıların ilgisini çekti.
Seminerin en güçlü mesajlarından biri ise “Sözlerinizi sağlam atın” ifadesi oldu. Bu vurgu, iletişimde güvenilirliğin ve etkileyiciliğin temelinde doğru ve özenli konuşmanın yattığını ortaya koydu.
Ayrıca “İçerik sizi doğru yapabilir, ancak üslup sizi kabul ettirir” yaklaşımıyla, bilginin tek başına yeterli olmadığı; bu bilginin nasıl sunulduğunun da en az içerik kadar önemli olduğu ifade edildi.
Özgüven ve Kürsü Deneyimi Vurgusu
Seminerde özgüven konusu da geniş yer buldu. Bir kişinin hâkim olduğu bir konuda konuşurken gereksiz heyecan ve kaygı yaşamayacağı, bunun da etkili hitabetin temel taşlarından biri olduğu dile getirildi.
Kürsü deneyimlerinin paylaşıldığı bölümde ise dinleyiciyi etkilemenin yolları sade ve anlaşılır bir dille aktarıldı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek deneyimlerden yola çıkan örneklerle hitabet konusunda daha somut bir bakış açısı kazandı.
Gençlerden Yoğun İlgi ve Devam Talebi
Program sonunda söz alan öğrenciler, bu tür eğitimlerin kendileri için oldukça faydalı olduğunu belirterek benzer etkinliklerin devam etmesini istediklerini dile getirdi. Katılımcıların aktif rol aldığı seminer, hem öğretici hem de motive edici bir buluşma olarak hafızalarda yer etti.
Kütüphane ortamında gerçekleşen bu etkinlik, okuma, düşünme ve konuşma arasındaki güçlü bağı yeniden hatırlatırken; gençlerin kendilerini ifade edebildiği önemli bir platform sundu.
Kütüphaneye Teşekkür
Etkinliğin sonunda diksiyon eğitmeni Eray Üzümcü, programın gerçekleşmesine katkı sunan Kütüphane Müdürü Özgür Doğan ve kütüphane personeline teşekkür etti. “İyileştiren Kütüphane” anlayışıyla hayata geçirilen bu tür çalışmaların, toplumun kültürel ve bireysel gelişimine önemli katkılar sunduğu bir kez daha gözler önüne serildi.





