Gündem

TÜİK'e göre Türkiye'de kadın olmak

TÜİK’in "İstatistiklerle Kadın 2025" bülteni, eğitimden istihdama, şiddetten yapay zekaya kadar kadının toplumdaki yerini analiz etti. Veriler, kadınların daha uzun yaşadığını ancak daha az "sağlıklı" kaldığını, eğitim seviyesi artsa da iş hayatında hala erkeklerin gerisinde kaldığını gösteriyor.

Abone Ol

Türkiye nüfusunun %49,98'ini oluşturan 43 milyon 32 bin kadın için 2025 yılı verileri, hem umut verici ilerlemeleri hem de çarpıcı eşitsizlikleri barındırıyor. İşte 8 Mart öncesi Türkiye'nin kadın karnesi:

1. Ömür Uzun, Sağlık Kısa: Yaşam Süresi Paradoksu

Türkiye’de kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşıyor (Kadın: 80,7, Erkek: 75,5 yıl). Ancak bu uzun ömür, "sağlıklı" bir ömür anlamına gelmiyor. Günlük faaliyetleri kısıtlamayan "sağlıklı yaşam süresi" kadınlarda 56,3 yıl iken, erkeklerde 58,9 yıl. Yani kadınlar daha uzun yaşıyor ama hayatlarının son 24 yılını sağlık sorunlarıyla mücadele ederek geçiriyor.

2. Eğitimde Sıçrama: 4 Kadından Biri Üniversiteli

Eğitim verileri, son yılların en büyük başarı hikayesini yazıyor:

  • Ortalama Eğitim Süresi: 2011'de 6,4 yıl olan kadın eğitim süresi, 2024'te 8,8 yıla çıktı.

  • Yükseköğretim: 2008'de %7,1 olan üniversite mezunu kadın oranı, 2024'te %23,6'ya fırladı.

  • Annenin Gücü: Eğitimin kalıtsal olduğu kanıtlandı; annesi üniversite mezunu olan bireylerin %84,4'ü yükseköğretimi başarıyla tamamlıyor.

3. İstihdamda "Cam Tavan" ve Bakım Yükü

Eğitimdeki artış ne yazık ki iş gücüne aynı oranda yansımıyor.

  • Genel Katılım: Kadınların iş gücüne katılımı %36,8'de kalırken, erkeklerde bu oran %72.

  • Çocuk Engeli: Hanede 3 yaş altı çocuk olduğunda kadınların istihdam oranı %26,9'a düşüyor. Bu durum, bakım yükünün tamamen kadının omuzlarında olduğunu gösteriyor.

  • Bölgesel Fark: En yüksek kadın istihdamı %39,3 ile Antalya/Isparta/Burdur bölgesinde; en düşük ise %20,9 ile Van/Muş/Bitlis/Hakkari hattında.

4. Karar Mekanizmaları: Akademide Var, Meclis'te Az

Kadınların yönetimdeki temsili kademeli olarak artıyor:

  • Akademi: Kadın profesör oranı %34,9'a, doçent oranı ise %43,3'e yükseldi.

  • Bürokrasi: Kadın büyükelçi oranı 14 yılda %11,9'dan %28,4'e çıktı.

  • Siyaset: TBMM'deki 592 vekilden sadece 118'i kadın (%19,9). Bu rakam, temsil noktasında hala gidilecek çok yol olduğunu ispatlıyor.

5. Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Riski

Ekonomik veriler kadınların daha kırılgan olduğunu gösteriyor. Toplumun genelinde yoksulluk riski %27,9 iken, kadınlarda bu oran %30,1'e çıkıyor. Özellikle 18-64 yaş grubundaki kadınlarda yoksulluk riski erkeklerden yaklaşık %7 daha fazla.

6. Karanlık Tablo: Kadına Yönelik Şiddet

Şiddet araştırması, eğitimin şiddetin "türünü" değiştirdiğini ancak tamamen bitirmediğini gösteriyor:

  • Psikolojik Şiddet: Kadınların %28,2'si bu şiddet türüne maruz kalıyor.

  • Eğitim Farkı: Eğitim seviyesi arttıkça "ekonomik şiddet" azalırken, "ısrarlı takip" ve "dijital şiddet" oranları artış gösteriyor (Yükseköğretim mezunlarında dijital şiddet %13,4).

  • Fail Kim? Fiziksel ve cinsel şiddetin en büyük faili %56 ile eş veya eski eşler iken; dijital şiddet çoğunlukla yabancılar tarafından uygulanıyor.

7. Geleceğe Bakış: Yapay Zeka ve Beyin Göçü

Modern dünyada kadınlar teknolojiyi yakından takip ediyor:

  • Üretken Yapay Zeka: Kadınların %18,8'i yapay zeka kullanıyor. Genç kadınlarda (16-24 yaş) bu oran %40,5 ile erkek akranlarını geride bırakmış durumda.

  • Beyin Göçü: Yükseköğretim mezunu kadınlarda beyin göçü oranı %1,6 seviyesinde seyrediyor.