Raporda, şelalenin yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda jeolojik miras ve jeoturizm açısından taşıdığı eşsiz değer nedeniyle acil korunması gerektiği vurgulandı.
Çağlayan beldesi sınırlarında bulunan Girlevik Şelalesi'nin Hel Dağı'ndan beslenen karstik kaynak sularıyla oluştuğu belirtilen çalışmada, son yıllarda yağışların azalması ve Geli Deresi'nden hidroelektrik santraline fazla miktarda su tahsis edilmesi nedeniyle şelaleyi besleyen su miktarında ciddi düşüş yaşandığı ifade edildi. Rapora göre su debisinin azalması, tufa-traverten oluşumunu yavaşlatırken, traverten bloklarında çökmeler ve kopmaların da başlamasına neden oluyor.
Raporda, Girlevik Şelalesi'nin bulunduğu alanın bir bölümünün "Nitelikli Doğal Koruma Alanı", şelalenin ise "Kesin Korunacak Hassas Alan" ilan edildiği hatırlatılırken, batıdaki traverten taraçalarının koruma sınırları dışında bırakılmasının önemli bir risk oluşturduğu ifade edildi. Uzman görüşüne göre, jeolojik miras niteliğindeki bu alanın tamamının bilimsel kriterler esas alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
Dr. Atabey'in çalışmasında, Girlevik Şelalesi ve tufa-traverten oluşumlarının yalnızca Erzincan için değil, Türkiye'nin önemli jeolojik miras alanlarından biri olduğu vurgulanıyor. Raporda bu alanın jeoturizm açısından büyük potansiyel taşıdığı, korunmasının hem doğal mirasın devamlılığı hem de sürdürülebilir turizm açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık ise yapılaşma oldu. Traverten taraçaları üzerinde planlanan günübirlik tesisler, izinsiz yapılaşmalar, çevresel baskılar ve hidroelektrik santralinin su kullanımının doğal oluşumları tehdit ettiği ifade edilirken, nazım imar planı kapsamında yapılaşmanın Girlevik Şelalesi için en önemli risklerden biri olduğu kaydedildi.
Dr. Eşref Atabey, Girlevik Şelalesi'nin jeolojik yapısı, su kaynakları ve tufa-traverten oluşumlarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için koruma sınırlarının bilimsel esaslara göre yeniden belirlenmesi, su rejiminin doğal dengeyi koruyacak şekilde düzenlenmesi ve tüm jeolojik miras alanının bütüncül bir yaklaşımla korunması gerektiğini ifade ediyor. Raporda, gerekli önlemlerin alınmaması halinde Erzincan'ın en önemli doğal simgelerinden biri olan Girlevik Şelalesi'nin geri dönüşü zor kayıplarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuluyor.





