Zaman geçtikçe, yeni teknolojiler ortaya çıktıkça kültür de değişir ve kültürdeki değişikliklere uyum sağlamak için ise insanlar eski alışkanlıklarını bir kenara bırakır. İnsanlar buna direnmeye çalışsa da bu değişim süreklidir çünkü dünyada hiçbir şey gerçekte yerinde durmaz. Ancak bu değişiklikler yeterince gerçekleştiğinde, bir zamanlar var olan şey neredeyse yabancı görünebilir. Peki, Y kuşağının eskiden kullandığı, şu an ise unutulmaya yüz tutmuş alışkanlıklar neler? İşte, detaylar...

Yksgblmz

ÇEVİRMELİ TELEFONLAR KULLANMAK

Akıllı telefonların, hayatımıza henüz girmediği yani yaklaşık 20 yıl öncesine kadar, çoğu insanın evinde çevirmeli döner telefon bulunuyordu. Bu ev telefonları ile, tuşlar tek tek döndürülerek aranmak istenen numara tuşlanıyordu.

KASET ONARMAK

Bir kaset kullanmak çok fazla beceri gerektirmezdi. Kaset ters olmadığı sürece, onu teybe yerleştirip "oynat" tuşuna basmak kadar basitti. Gerçek beceriler ise, o kasette bir sorun çıktığında ortaya çıkardı.

Makaraya sarılmamış, yırtılmış ya da sadece manuel olarak geri sarılmasının gerekip gerekmediğine bağlı olarak kurşun kalemden tornavidaya ve yapıştırma bandına kadar her şeyi içerebilecek bir süreç vardı. Ancak bir süre sonra kasetler yerini müzik çalara bırakınca unutulmaya başlandı.

MEKTUP POSTALAMAK

Genç kuşakların birçoğunun düşünceli bir mektup yazma konusunda iyi bir yeteneğe sahip olduğuna şüphe olmasa da, bunu artık postayla göndermiyorlar. Sevilen birinden gelecek yazışmaları beklemenin romantik, nostaljik bir geçmişi olsa da bu süreç artık çok daha hızlı ilerliyor. İnternetin gelişmesiyle birlikte, birinin iletmek istediği herhangi bir mesaj neredeyse anında hedeflenen alıcıya ulaşabiliyor bu yüzden artık mektup postalama alışkanlığı genel olarak yok oldu.

Yksgblmz2

Yeni araştırmaya göre giydiğiniz ayakkabı sizin kim olduğunuzu söylüyor Yeni araştırmaya göre giydiğiniz ayakkabı sizin kim olduğunuzu söylüyor

DİKİŞ DİKMEYİ BİLMEK

Bundan yaklaşık bir 30 yıl önce şu anda var olan ölçekte yaşanan seri üretim fikrini hayal etmek zordu. Bu kadar çok çeşit olmadığından ve giysiler de pahalı olduğundan dikiş bilmeyi bilmek neredeyse bir zorunluluktu. Bu yüzden Y kuşağındaki çoğu insan nasıl dikiş dikildiğini biliyor. Ayrıca, okullarda da ders olarak verildiğinden çoğu kişi dikişi öğreniyordu. Yeni nesil ise ilgi alanı değilse genelde dikiş dikmeyi bilmiyor.

DAKTİLODA YAZMAK

Modern klavyelerin çoğu, daktilolardan alınan ögelere dayandığından, hiç daktilo kullanmamış birinin bunu büyük ölçüde anlaması imkansız değildir. Ancak eski araçları seven bazı gençler kullanabilse de büyük ölçüde azınlıkta kalıyorlar. Yani bir kişinin yaşını, satırbaşının ne olduğunu bilip bilmediğine göre belirlemek genellikle zor değildir.

TARİF DEFTERİNE GÖRE YEMEK PİŞİRMEK

Bazı eski teknolojilerin ve becerilerin artık neden kullanılmadığını anlamak kolay olsa da, eski aile tarifleriyle dolu bir kutuya sahip olanlar bunları kesinlikle saklamayı düşünebilir. Çünkü internet üzerinden artık birçok tarife kolayca erişilse de oluşturulan tarif defterlerinde ya da gazetelerin dağıttığı yemek kitaplarında şu anda olmayan birçok özgün tarif bulunabilir.

RADYO DİNLEMEK

Her ne kadar arabalar hala standart karasal radyoyla donatılmış olsa da artık çoğu genç insanın dinlemeye değer bir şey bulmak için radyoyu açmadığı bir gerçek. Eskiden televizyonun bile olmadığı dönemlerde her şey radyodan dinlenirken şu anda arabalardaki radyolar bile unutulmaya yüz tutmuş eski bir alışkanlığa dönüştü.

ÇALAR SAAT AYARLAMAK

İnsanların uyanmak için alarma ihtiyaç duymaya son vermesi pek mümkün görünmese de çoğu kişi ya telefonlarında alarm kurmayı ya da dijital saatin ayarlarını kullanmayı tercih ediyor. Ancak çok uzak olmayan bir geçmişte analog bir çalar saat ayarlamak tamamen farklı bir beceri seti gerektiriyordu. Y kuşağı saati kurmak için, saatin arkasındaki düğmeyi, anahtarın dakika kolunu, saat kolunu ayarlaması gerektiğini biliyordu. Ayrıca, alarmın günde iki kez çalacağı gerçeğine hazırlıklıydılar.

HARİTA OKUMAK

Teknolojinin pek de gelişmediği dönemlerde, insanlar bir yere giderken kaybolmak istemediklerinde, basılı ve büyük yol haritalarını okuyorlardı. Bu haritalar kolayca yırtılsa da nereye gidileceğini gösterme konusunda oldukça ayrıntılılardı. Ancak artık bu haritaların gösterdiklerine telefonla erişilebildiğinden zamanla kullanılmamaya başlandı.

Kaynak: Past Factory

Editör: Haber Merkezi - SK