Alevi inanç geleneğinin önemli isimlerinden, Kureyşan Ocağı pirlerinden Baba Warway, bilinen adıyla “Yalın Ayak Hüseyin Dede”, hayatını kaybetti.

Baba Warway için İstanbul Bağcılar Cemevi’nde cenaze erkânı düzenlendi. Ailesi, yakınları, dostları, Kureşan Ocağı mensupları ve çok sayıda Alevi yurttaşın katıldığı erkânda yüzlerce kişi bir araya geldi.

Alevi inanç geleneğine uygun şekilde gerçekleştirilen cenaze erkânının ardından Baba Warway’ın cenazesi, Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Pınarlı köyüne götürülmek üzere uğurlandı.

Baba Warway’ın cenazesinin Pınarlı köyünde gerçekleştirilecek erkânın ardından toprağa sırlanacağı bildirildi.

Kureyşan Ocağı’nın inanç ve erkânını yaşattı

Baba Warway1

Alevi toplumu içerisinde “Yalın Ayak Hüseyin Dede” olarak tanınan Baba Warway, yaşamı boyunca Kureyşan Ocağı’nın inanç ve erkânını sürdüren pirlerden biri olarak biliniyordu.

Baba Warway, özellikle Hızır ayı, Hızır orucu, kurban ve cem erkânı gibi Alevi inanç geleneğinin önemli başlıkları üzerine değerlendirmelerde bulunmuş, kendi evinde cem yürüttüğünü ve inanç hizmetlerini sürdürdüğünü anlatmıştı.

Onun yaşamı, yalnızca bir inanç önderinin hayat hikâyesi değil, aynı zamanda bir geleneğin kuşaktan kuşağa aktarılmasının da hikâyesi olarak hafızalarda yer aldı.

Neden “Yalın Ayak Hüseyin Dede” olarak tanındı?

Baba Warway

Baba Warway’ın yaşamıyla özdeşleşen “Yalın Ayak” adı, gençlik yıllarında yaşadığı bir inanç deneyimine dayanıyor.

Baba Warway’ın aktardığına göre, gençlik yıllarında madende çalıştığı dönemde rüyasında Düzgün Baba’yı gördü. Rüyasında Düzgün Baba’nın kendisini yanına çağırdığını gören Warway, madendeki işini bırakarak baba evine döndü ve hazırlığını yaparak Düzgün Baba’ya gitmek üzere yola çıktı.

Türbede üç gün üç gece kaldı. Ancak beklediği işareti göremeden Erzincan’a geri döndü.

Aradan kısa bir süre geçtikten sonra, Hızır ayında yeniden Düzgün Baba’yı rüyasında gördüğünü anlatan Baba Warway, bu kez kış şartlarına rağmen Erzincan’dan yürüyerek Düzgün Baba’ya gitti.

Yine üç gün üç gece türbede kaldı. Bu kez üç gün boyunca yalvardı, yakardı, ağladı ve kendisine bir işaret gelmesini bekledi.

Karın içinde yalın ayak yürümeye başladı

Baba Warway’ın anlatımına göre üçüncü gün gördüğü rüyada kendisine çarıklarını ve çoraplarını çıkarması gerektiği söylendi.

Bu durum karşısında endişelendiğini anlatan Warway, kendisine yardım edileceğine dair aldığı manevi işaretin ardından çarıklarını ve çoraplarını çıkararak yalın ayak yürümeye başladı.

Baba Warway, o anları anlatırken karın içerisinde yalın ayak yürümeye başladığını ve bundan sonraki yaşamının bu deneyimle şekillendiğini ifade etmişti.

Bu olaydan sonra 1965'li yıllardan 1970'lere kadar birçok köyü yalın ayak dolaştı.

Bu süreçte Başköy’lü Hasan Efendi’nin yanına da birçok kez gittiğini, onun yanında bulunduğunu ve yol öğrendiğini anlatmıştı.

Baba Warway’ın yalın ayak dolaşması çevresindeki insanların farklı tepkileriyle karşılaşmasına da neden oldu.

Onu “deli” zannedenler olduğu gibi, karşılaştığında elini ve ayağını öpmek isteyenlerin de bulunduğunu anlatan Warway, yıllar içerisinde bu yaşam biçimiyle özdeşleşti.

Bu nedenle kendisine “Baba Warway” ve “Yalın Ayak Hüseyin” şeklinde hitap edilmeye başlandı.

Baba Warway, manevi yolculuğunda aldığı himmeti ise her fırsatta Seyyid Mahmud-i Hayrani’nin oğlu Sultan Düzgün’den aldığını dile getiriyordu.

Son yolculuğu memleketi Erzincan’a

İstanbul Bağcılar Cemevi’nde gerçekleştirilen cenaze erkânının ardından Baba Warway’ın cenazesi, doğup büyüdüğü topraklara, Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Pınarlı köyüne uğurlandı.

Baba Warway, Pınarlı köyünde gerçekleştirilecek erkânın ardından toprağa sırlanacak.

Kureşan Ocağı pirlerinden Baba Warway’ın Hakk’a yürümesi Alevi toplumunda üzüntü yarattı.

Geride ise yıllarca sürdürdüğü inanç hizmetleri, anlattığı hatıraları ve “Yalın Ayak Hüseyin Dede” adıyla hafızalara kazınan sıra dışı yaşam hikâyesi kaldı.

Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Muhabir: Haber Merkezi - SK