Kuzey Anadolu Fayı’nın en kritik sismik boşluklarından biri olarak gösterilen Yedisu segmenti, ikincil afet riskleri ve zemin özellikleri üzerinden yeniden masaya yatırıldı. Prof. Dr. Osman Bektaş, olası bir sarsıntının sadece fay hattı üzerinde değil, yüzlerce kilometre uzaktaki dolgu ve heyelan bölgelerinde de büyük risk barındırdığına dikkat çekti.

Deprem tartışmalarını sadece büyüklük ve tarih ekseninden çıkaran Bektaş; gerilim birikimini etkileyen jeolojik yapıları, "uzak alan etkisini" ve Doğu Karadeniz sahil şeridini bekleyen sismik riskleri paylaştı.

1. Uzak Olmak Güvence Değil: 1939 Erzincan ve 1999 İzmit Örneği

Büyük depremlerin sadece kırılmanın yaşandığı merkez üssünü yıkmadığını belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, "uzak alan etkisi" mekanizmasına dikkat çekti. Bu senaryonun tarihsel olarak yaşandığını hatırlatan Bektaş, şu iki kritik örneği verdi:

  • 1939 Büyük Erzincan Depremi: Merkez üssü Erzincan olmasına rağmen, yüzlerce kilometre uzaklıktaki Trabzon'da can ve mal kayıpları kayıtlara geçmişti.

  • 1999 İzmit Depremi: Depremin merkezinden yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta yer alan İstanbul Avcılar'da yaşanan ağır yıkım, zayıf zeminin deprem dalgalarını nasıl büyüüttüğünü kanıtlamıştı.

Bektaş, benzer bir mekanizmanın Yedisu segmentinde yaşanacak olası bir depremde Trabzon ve Rize kıyıları için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

2. Doğu Karadeniz’de Risk Şehre Göre Değişiyor

"Büyük deprem bazen en çok fayın üstünü değil, zayıf zemini etkiler" diyen Prof. Dr. Bektaş, ana kayada sönümlenerek ilerleyen deprem dalgalarının sahildeki gevşek alüvyon ve dolgu zeminlere ulaştığında şiddetini artırdığını (zemin büyütmesi) belirtti. Özellikle yüksek katlı binalarda oluşabilecek rezonans riskine değinen uzman isim, illere göre tehlikeleri şu şekilde sıraladı:

Şehirlere Göre İkincil Afet Riskleri

İl / Bölge Öne Çıkan Yapısal ve Jeolojik Risk Tetiklenebilecek İkincil Afetler
Trabzon Kıyıları Sahil dolgu alanları, zayıf alüvyon zemin ve yoğun kıyı yapılaşması Zemin sıvılaşması, dolgu çökmesi ve yüksek katlı bina rezonansı
Rize Çevresi Dik yamaçlar, istikrarsız zemin yapısı ve eski heyelan sahaları Şiddetli sarsıntı nedeniyle kaya düşmesi ve kitlesel heyelanlar

3. M7.4 Senaryosu İçin Yeni Yorum: "Büyüklük ve Zamanlama Değişebilir"

Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgenin ezberleri bozan derin jeolojik yapısına da dikkat çekti. Yedisu bölgesindeki yüksek ısı akışı, genç volkanik yapılar ve ince litosfer (yer kabuğu) özelliklerinin gerilim birikim şeklini doğrudan etkilediğini ifade etti.

"Üst Sınır Aşağı Çekilebilir"

Bektaş'a göre bu jeolojik faktörler, yer kabuğunun altındaki gerilimin tek bir noktada toplanmasını engelleyerek farklı alanlara yayılmasına yol açıyor olabilir. Bu durum, kamuoyunda endişeyle beklenen M7.4 büyüklüğündeki deprem senaryosunun zamanını öteleyebileceği gibi, olası depremin maksimum büyüklük üst sınırının daha düşük seviyelerde kalmasını da sağlayabilir.

Uzmanın Ortak Mesajı: Şehirleşmeye Dikkat!

Bu bilimsel verilerin riskin bittiği anlamına gelmediğini vurgulayan Bektaş, geçmiş yıllara oranla sahil şeritlerinde ve riskli yamaçlarda artan yoğun şehirleşmenin, olası ikincil afet senaryolarındaki tehlike boyutunu büyüttüğünü belirterek yerel yönetimleri uyardı.

Osman Bektaş Yedisu-1

Muhabir: Haber Merkezi - SK