Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, bazı otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin yeni düzenlemeler getirdi. Kararla Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü özelleştirme kapsam ve programına alındı.
Kararda söz konusu yolların bağlantıları ile bakım, işletme ve hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer ilgili varlıkların da kapsamda olduğu belirtildi. Özelleştirmede mülkiyet devri yapılmayacak; işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve benzeri yöntemler kullanılabilecek. Özelleştirme sözleşmelerinin süresi ise 30 yıl olarak belirlendi. İşlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanması öngörülüyor.
Dağhan Çakmak: “Mesele sadece yollar satılıyor mu meselesi değil”
Kararın ardından açıklama yapan İYİ Parti Erzincan İl Başkanı Dağhan Çakmak, tartışmanın yalnızca “yollar satılıyor mu?” sorusuyla sınırlı olmadığını ifade etti.
Çakmak, asıl tartışılması gereken konunun kamu kaynaklarıyla oluşturulan bu varlıkların işletme gelirlerinin nasıl değerlendirileceği ve vatandaşın bundan nasıl etkileneceği olduğunu savundu.
Çakmak açıklamasında;
“Bu yollar neden özelleştiriliyor? Bedeli ve ihale şartları ne olacak? Geçiş ücretleri hangi ölçüye göre belirlenecek? Şirketlere herhangi bir gelir ya da araç geçiş garantisi verilecek mi? Kamu ne kazanacak, vatandaş ne ödeyecek?”
sorularını yöneltti.
“30 yıllık sözleşmeler” vurgusu
İYİ Parti Erzincan İl Başkanı Çakmak, özelleştirme modelinin 30 yıllık sözleşmeler üzerinden uygulanacak olmasına da dikkat çekti.
Çakmak, devletin görevinin vatandaşların vergileriyle oluşturulan değerleri belirli çevrelerin kazanç kapısına dönüştürmek olmadığını belirterek, kamu yararının korunması ve sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu.
Öte yandan kararın kendisi, varlıkların mülkiyetinin devredilmesini değil; farklı hukuki yöntemlerle işletme ve kullanım haklarının özel sektöre verilmesini öngörüyor. Bu nedenle haber dilinde “otoyollar satıldı” yerine “özelleştirme kapsamına alındı” veya “30 yıllık işletme hakkı devrinin önü açıldı” ifadesini kullanmak daha doğru olacaktır.
“Şeffaflık ve hesap verebilirlik” çağrısı
Çakmak, İYİ Parti’nin özelleştirmeye kategorik olarak karşı olmadığını, ancak özelleştirme süreçlerinin şeffaflık, kamu yararı, hesap verebilirlik ve millî menfaatler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Çakmak, özellikle devletin stratejik kamu varlıklarının hangi gerekçelerle ve hangi şartlarla özel işletmelere bırakılacağının kamuoyundan saklanmaması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkenin yolları da köprüleri de geleceği de milletindir. Milletin malı üzerinde milletin bilgisi ve onayı olmadan tasarruf edilemez!”





