Erzincan’a komşu konumda bulunan ve bugün Bingöl’e bağlı olan Kiğı, sahip olduğu coğrafi özellikler nedeniyle tarih boyunca bölgenin en önemli geçiş noktalarından biri olarak öne çıktı. Yüksek dağlar ve derin vadiler arasında yer alan ilçe, Erzincan, Erzurum, Tunceli ve Elazığ arasında adeta doğal bir köprü görevi gördü.

Bölgenin bu stratejik önemi, yalnızca coğrafi yapısından değil, aynı zamanda tarihsel geçmişinden de kaynaklanıyor. Kiğı ilçe merkezinde, Peri Suyu’na hâkim sarp bir kaya üzerine kurulu ve Urartular dönemine kadar uzandığı düşünülen kale, bölgenin binlerce yıldır yerleşim alanı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

Tarih sahnesinde birçok medeniyetin hâkimiyetine giren Kiğı ve çevresi; Persler, Selevkoslar ve Romalıların ardından 395 yılında Bizans yönetimine geçti. Bizans döneminde “Koloberd” adıyla anılan bölge, Erzincan’dan başlayarak Malatya ve Diyarbakır’a uzanan yolların düğüm noktası olması nedeniyle askeri ve ticari açıdan büyük önem taşıdı.

İslam ordularının Anadolu’ya ilerleyişi sırasında, Hz. Ömer döneminde Halid bin Velid komutasındaki birlikler tarafından fethedilen Kiğı, bu tarihten sonra uzun süre Bizans ile Müslümanlar arasında sınır hattı olarak kaldı. Bu durum, bölgenin stratejik değerini daha da artırdı.

1071 Malazgirt Zaferi sonrası Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte Kiğı da Türk hâkimiyetine girdi. Erzincan, Kemah ve Divriği ile birlikte Mengücek Beyliği sınırlarında yer alan ilçe, daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti topraklarına katıldı.

Takip eden süreçte Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunlular gibi farklı güçlerin hâkimiyetine giren Kiğı, özellikle Akkoyunlu döneminde önemli bir yerleşim ve yönetim merkezi olarak varlığını sürdürdü. 16. yüzyılın başlarında ise Erzincan ile birlikte Osmanlı topraklarına katılarak yeni bir idari yapıya dahil edildi.

Osmanlı döneminde sancak statüsüne kavuşan Kiğı, Erzincan ile birlikte Doğu Anadolu’nun idari ve stratejik dengelerinde önemli rol oynadı. Bölge, hem askeri hareketlilik hem de ticaret yolları açısından kritik bir merkez olmayı sürdürdü.

Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Kiğı’nın bu çok katmanlı yapısı, Erzincan ve çevresinin tarihsel önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Günümüzde sakin bir ilçe görünümünde olsa da Kiğı, geçmişte üstlendiği rol ile Doğu Anadolu’nun en kritik noktalarından biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor.

Muhabir: Haber Merkezi - SK