Bugün Refahiye’ye bağlı sakin bir köy olarak bilinen Alapınar, geçmişte “Ofuz” adıyla çok daha hareketli bir tarihî coğrafyanın parçasıydı.

Köyün geçmişine ilişkin en dikkat çekici akademik çalışmalardan biri, Yusuf Babür’ün “Refahiye’deki Bazı Yerleşim Birimlerinin Eski ve Yeni Adları Üzerine Bir İnceleme” başlıklı araştırmasıdır. Çalışma, 14-15 Mart 2019’da düzenlenen Refahiye Araştırmaları Sempozyumu’nda sunulmuş ve Refahiye Araştırmaları Sempozyumu Tam Metin Bildiriler Kitabında yayımlanmıştır. Babür’ün çalışması, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ve Erzincan Valiliği yayınları arasında yer alan Erzincan Tarihi serisinin VIII. cildinde 315-334. sayfalarda bulunmaktadır.

Ofuz adı nereden geliyor?

Alapınar’ın eski adı kaynaklarda Ofuz şeklinde karşımıza çıkıyor.

Refahiye Kaymakamlığı da köyü bugün “Alapınar (Ofuz)” adıyla tanımlıyor ve köy adının “Oğuz” kelimesinden zaman içerisinde “Ofuz” biçimine dönüştüğü yönündeki yerel rivayeti aktarıyor. Aynı kaynakta köyün kuruluş tarihinin kesin olarak bilinmediği ve kurucularının Horasan erenlerinden olduğunun söylendiği belirtiliyor.

Ancak akademik açıdan burada bir ayrım yapmak gerekiyor.

“Ofuz kesinlikle Oğuz’dan gelmektedir” demek mümkün değil.

Babür’ün çalışmasında da bu görüş bir rivayet olarak aktarılıyor. Dolayısıyla köy adının Oğuz kelimesinden dönüşmüş olduğu, tarihî bir gerçeklik olarak değil, yerel hafızada yaşayan bir açıklama olarak değerlendirilmelidir.

Bu nokta Alapınar’ın adını daha da ilginç hale getiriyor. Çünkü yer adlarının zaman içerisinde farklı diller, idari kayıtlar ve yerel kullanım üzerinden değişime uğraması Refahiye'nin tarihî coğrafyasında oldukça yaygın bir durum.

16. yüzyılda Müslüman ve Hristiyan nüfus birlikte yaşıyordu

Alapınar'ın geçmişini ilginç kılan en önemli unsurlardan biri ise Osmanlı tahrir kayıtlarında görülüyor.

Babür'ün çalışmasında, 1530 tarihli tahrir kayıtlarına göre Ofuz'da Müslüman ve Hristiyan nüfusun birlikte yaşadığı belirtiliyor. Bu bilgi, köyün 16. yüzyılın ilk yarısında farklı dinî toplulukların aynı yerleşim içerisinde bulunduğu bir yapı taşıdığını gösteriyor.

Bu kayıt yalnızca nüfus açısından değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını anlamak açısından da önemli.

Çünkü Osmanlı tahrir defterleri, yalnızca köy isimlerini değil; hane sayılarını, üretim ve vergi yükümlülüklerini, bazı durumlarda dinî ve idari yapıları da takip etmeye imkân veren kaynaklar arasında bulunuyor.

Köyün tarihi yol üzerinde olması tesadüf değil

Alapınar'ın tarihini sıradan bir köy yerleşimi olarak okumak eksik kalıyor.

Refahiye Kaymakamlığı'nın köy hakkında verdiği bilgilerde, Cumhuriyet'ten önce doğu ile batıyı bağlayan yolun köyün bulunduğu vadiden geçtiği aktarılıyor.

Bu bilgi, akademik kaynaklarda ortaya çıkan daha geniş tarihî ulaşım ağıyla da örtüşüyor.

Erzincan Tarihi içerisinde yer alan çalışmalarda, özellikle 17-19. yüzyıllar arasında bölgede kullanılan bazı güzergâhların Trabzon-Diyarbakır yolu ile bağlantılı olduğu ve yol güvenliği ile bakımının sağlanması amacıyla bazı köy halklarının derbentçi, menzilci ve köprücü olarak görevlendirildiği belirtiliyor.

Bu kayıtlarda Ofuz Köyü doğrudan “köprücü” olarak gösteriliyor. Köylülerin bu hizmetleri karşılığında avarız-ı divaniye ve tekâlif-i örfiyye vergilerinden muaf tutulduğu kaydediliyor.

İşte Alapınar'ın tarihindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri burada ortaya çıkıyor.

Alapınar halkı köprücülük yapıyordu

Osmanlı döneminde ulaşım sadece yolların varlığıyla sağlanmıyordu.

Dağlık ve akarsularla parçalanmış coğrafyalarda köprülerin işler durumda tutulması, yol güvenliği kadar önemliydi. Bu nedenle bazı yerleşimlerin halkına köprücülük görevi veriliyordu.

Ofuz da bu köylerden biriydi.

Kaynaklarda Ofuz Köyü'nün köprücü olarak kaydedilmesi, köy halkının güzergâh üzerindeki bir köprünün bakım ve onarımıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu hizmet karşılığında vergi muafiyeti uygulanması da görevin sıradan bir iş olmadığını ortaya koyuyor.

Dolayısıyla bugünkü Alapınar'ı yalnızca tarım ve kırsal yerleşim üzerinden değerlendirmek yerine, geçmişte ulaşım altyapısının bir parçası olan bir köy olarak da görmek mümkün.

Osmanlı belgelerinde Ofuz adı yaşamaya devam etti

Ofuz adına daha sonraki dönemlerde de rastlanıyor.

Araştırmalarda Osmanlı arşiv belgelerine dayalı olarak Ofuz Köyü'nün köprücü statüsüyle kaydedildiği görülüyor. Ayrıca bölgedeki bazı tarihî vakıf kayıtlarında da “Ofuz Köyü Seyyid Mehmed Camii” adına rastlanması, yerleşimin yalnızca ulaşım açısından değil, dinî ve sosyal hayat açısından da kurumsal bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Bu kayıt, Ofuz'un tarihî bir köy yerleşimi olduğunu gösteren başka bir önemli belge niteliğinde.

Alapınar'ın adı neden değişti?

Bugünkü Alapınar adının ise köyün su kaynaklarıyla ilişkili olduğu aktarılıyor.

Babür'ün çalışmasında, köyün sulak bir muhitte bulunmasının yeni adın verilmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Böylece eski “Ofuz” adı zaman içerisinde yerini coğrafi özellik çağrışımı taşıyan “Alapınar” adına bırakmış görünüyor.

Burada da dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu açıklama akademik bir etimolojik kesinlikten ziyade, kaynakta verilen yerel/coğrafi açıklamadır.

Köyün çevresindeki yol ağı neden önemli?

Alapınar'ın bulunduğu coğrafya, tarih boyunca doğu-batı yönlü ulaşım bakımından önem taşıyan güzergâhlarla bağlantılıydı.

Nitekim daha sonraki dönemlerde de bölgenin ulaşım sorunları devlet kayıtlarına yansıdı. 1986 yılında TBMM'ye sunulan bir belgede, Refahiye köylerini Şiran ilçesine bağlayacak yol güzergâhı kapsamında Alapınar'ın da bulunduğu çok sayıda köyün ulaşım bağlantısından söz ediliyor.

Bu durum, Alapınar'ın coğrafi konumunun yalnızca Osmanlı döneminde değil, modern dönemde de ulaşım tartışmaları açısından önemini koruduğunu gösteriyor.

Alapınar'ın hikâyesi aslında bir yol hikâyesi

Bugünkü görünümüyle küçük bir kırsal yerleşim olan Alapınar'ın tarihî kayıtları bir araya getirildiğinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Ofuz adı, en azından Osmanlı döneminden itibaren belgelerde izlenebiliyor.

16. yüzyılda Müslüman ve Hristiyan nüfusun birlikte yaşadığı bir yerleşim olarak karşımıza çıkıyor.

Daha sonraki dönemlerde köprücü köy olarak kayıtlara geçiyor ve ulaşım altyapısının sürdürülmesinde görev üstleniyor.

Üstelik bu hizmet karşılığında köy halkına vergi muafiyeti uygulanıyor.

Bu nedenle Alapınar'ın geçmişini yalnızca “eski adı Ofuz olan bir Refahiye köyü” şeklinde tanımlamak yetersiz kalıyor.

Köy, tarih boyunca yerleşim, ulaşım, su kaynakları ve devletin yol hizmetleri arasındaki ilişkinin küçük fakat dikkat çekici bir örneğini oluşturuyor.

Bugünkü Alapınar, geçmişteki Ofuz'un izlerini taşıyor

Refahiye Kaymakamlığı'nın güncel köy bilgilerinde de Alapınar'ın eski adının Ofuz olduğu, köyün doğu-batı ulaşım güzergâhı üzerinde bulunduğu ve sulak coğrafyasının tarımsal faaliyetlere imkân verdiği belirtiliyor.

Dolayısıyla bugün Alapınar adıyla yaşayan yerleşim, geçmişteki Ofuz'un tarihî hafızasını taşımaya devam ediyor.

Belki de bu köyün en dikkat çekici tarafı tam olarak burada yatıyor:

Bir köy adı değişmiş olabilir, yollar değişmiş olabilir, ulaşım araçları değişmiş olabilir; ancak yüzyıllar önce bir güzergâhın güvenliği ve geçişi için görev üstlenen Ofuz'un tarihî izi hâlâ belgelerde yaşamaya devam ediyor.

Kaynaklar

  • Yusuf Babür, “Refahiye’deki Bazı Yerleşim Birimlerinin Eski ve Yeni Adları Üzerine Bir İnceleme”, Refahiye Araştırmaları Sempozyumu Tam Metin Bildiriler Kitabı, 2019, s. 315-334.
  • Erzincan Tarihi, ilgili ciltte Osmanlı ulaşım güzergâhları, köprücü ve derbentçi köyleri; Ofuz'un köprücü olarak kaydı ve vergi muafiyetleri.
  • T.C. Refahiye Kaymakamlığı, “Köylerimiz – Alapınar (Ofuz)”.
  • T.C. Refahiye Belediyesi, “Köylerimiz – Alapınar (Ofuz)”.
  • Refahiye Araştırmaları Sempozyumu programı ve akademik çalışma künyeleri.

Muhabir: Haber Merkezi - SK