Altıntepe’nin çevresi, Erzincan Ovası’nın yalnızca Urartu dönemine ait izler taşıyan bir bölge olmadığını gösteren önemli arkeolojik merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.
Mehmet Karaosmanoğlu, Mehmet Işıklı ve Eyüp Caner tarafından gerçekleştirilen “Erzincan-Altıntepe ve Çevresi Yüzey Araştırmaları” çalışması, bölgedeki yerleşim tarihinin sanılandan çok daha geriye gittiğine ilişkin önemli veriler ortaya koydu. Çalışma, Anadolu’nun Zirvesinde Türk Arkeolojisinin 40 Yılı adlı bilimsel yayında 505-514. sayfalar arasında yayımlandı.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri Küpesik Höyük’ün tespit edilmesi oldu.
6 metrelik kültür tabakası
Akademik çalışmalara göre Küpesik Höyük, Altıntepe’nin yaklaşık 500 metre ile 1 kilometre batısında, Altıntepe ile Saztepe arasındaki otlak ve sazlık alanda bulunuyor. Yaklaşık 140 x 200 metre ölçülerindeki höyük, doğu-batı yönünde uzanan yayvan bir görünüme sahip.
Höyüğün bugünkü görünümünün yanıltıcı olmasının nedeni ise bölgedeki yoğun alüvyal dolgu.
Erzincan Ovası’nın jeolojik yapısı nedeniyle dağlardan taşınan malzemenin zaman içerisinde ova tabanında birikmesi, eski yerleşimlerin önemli bölümünün toprak altında kalmasına yol açmış olabilir. Aram Kosyan da Erzincan Ovası üzerine yaptığı çalışmada, kalın alüvyal tabakaların arkeolojik alanların yüzeyde fark edilmesini güçleştirdiğini belirtiyor.
Küpesik Höyük'te kaçak kazı çukurlarının incelenmesi ise daha da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Araştırmacılar, höyükte en az yaklaşık 6 metrelik kültür dolgusu bulunduğunu tespit etti. Yüzeyden bakıldığında geniş ve fazla yükselmeyen bir tepe gibi görünen alanın altında, farklı dönemlere ait arkeolojik katmanların bulunduğu anlaşıldı.
Yerleşim Erken Tunç Çağı'na kadar gidiyor
Küpesik Höyük'ten ve çevresinden toplanan seramikler, yerleşimdeki yaşamın Erken Tunç Çağı'nda başladığına ve Demir Çağı boyunca devam ettiğine işaret ediyor.
Bu nokta özellikle önemli. Çünkü bilimsel literatürde Erzincan Ovası'nın arkeolojik geçmişinin uzun süre ağırlıklı olarak Urartu dönemi üzerinden ele alındığı, ancak son dönem yüzey araştırmalarının Kura-Araks kültürüyle ilişkilendirilen Erken Tunç Çağı merkezlerinin varlığını ortaya koyduğu belirtiliyor.
Kosyan'ın 2018 tarihli çalışmasında Küpesik Höyük, Altıntepe'nin yaklaşık 500 metre batısında bulunan, yaklaşık 200 x 100 metre ölçülerinde ve yaklaşık 6 metre kültür tabakasına sahip bir Erken Tunç Çağı merkezi olarak aktarılıyor. Aynı çalışmada Saztepe de Altıntepe'nin yaklaşık 2 kilometre batısında ayrı bir arkeolojik merkez olarak gösteriliyor.
Saztepe ise farklı bir hikâye anlatıyor
Burada önemli bir ayrım bulunuyor.
Küpesik Höyük ile Saztepe aynı höyük değil.
Saztepe, bilimsel yayınlarda “Saztepe (Cimintepe II)” adıyla da geçiyor. Mehmet Işıklı ve Mehmet Ali Özdemir'in 2019 yılında yayımlanan çalışmasının başlığı doğrudan “Erzincan, Saztepe (Cimintepe II): Akhaimenid Dönemi İçin Bölgesel Bir Merkez” şeklinde. Çalışma, Orta ve Doğu Anadolu Geç Demir Çağı: Post-Urartu, Med ve Akhaimenid İmparatorlukları adlı bilimsel eserin 351-382. sayfaları arasında yer alıyor.
Saztepe'nin önemi özellikle Geç Demir Çağı seramikleriyle ortaya çıkıyor.
Araştırmalarda burada Triangle Ware olarak adlandırılan üçgen bezemeli seramiklerin yanı sıra Festoon Ware olarak bilinen bezemeli seramik gruplarının da bulunduğu belirtiliyor. Bu seramikler, Urartu sonrası Doğu Anadolu'nun kültürel değişimini anlamak açısından önemli kabul ediliyor.
Daha yeni akademik çalışmalarda da Saztepe, Erzincan Ovası'nın Geç Demir Çağı merkezleri arasında gösteriliyor. Hatta bazı araştırmacılar, bölgenin önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunması ve seramik buluntularının yoğunluğu nedeniyle Saztepe'nin bölgesel bir seramik üretim merkezi olabileceği ihtimalini tartışıyor. Bu ise kesinleşmiş bir sonuç değil, araştırmaya dayalı bir bilimsel öneri olarak görülmeli.
Altıntepe'nin “arka bahçesi” mi?
Küpesik ve Saztepe'nin asıl önemi, tek başlarına değerlendirilmemeleri.
Bölgenin merkezinde Altıntepe bulunuyor. Çevresinde ise Küçük Höyük, Küçüktepe, Saztepe, Küpesik Höyük ve başka yerleşimlerle birlikte oldukça yoğun bir arkeolojik peyzaj ortaya çıkıyor.
Araştırmacılar, bu alanların birbirleriyle olan ilişkilerinin daha kapsamlı kazılar ve sistematik araştırmalarla ortaya çıkarılabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Küpesik Höyük'te Urartu seramiklerinin diğer dönemlere kıyasla belirgin olması, yerleşimin Altıntepe ile ilişkisi konusunda yeni sorular doğuruyor.
Bu nedenle bugün yüzeyde yalnızca hafif bir yükselti olarak görülen bir höyük, aslında binlerce yıllık yerleşim katmanlarını saklıyor olabilir.
Erzincan Ovası neden bu kadar önemli?
Bölgenin coğrafyası da arkeolojik tabloyu anlamak açısından önemli.
Erzincan Ovası doğu ile batı arasında doğal bir geçiş koridoru üzerinde bulunuyor. Kosyan, bölgenin Kafkasya ile Yukarı Fırat ve Anadolu arasındaki bağlantılarda önemli bir geçiş alanı olduğunu belirtiyor. Çalışmasında ovanın en azından MÖ IV. binyıldan itibaren farklı hareketliliklere ve kültürel temaslara sahne olmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Dolayısıyla Küpesik, Saztepe ve Altıntepe'yi birbirinden bağımsız birkaç tepe olarak görmek yerine, Erzincan Ovası'nın doğusunda oluşmuş geniş bir tarihî yerleşim sistemi içerisinde değerlendirmek daha anlamlı görünüyor.
“Küpesik” adının anlamı kesin olarak biliniyor mu?
Burada da dikkatli olmak gerekiyor.
“Küpesük”, “Küpesik” ve benzeri biçimlerde kaydedilen yer adının kökeni konusunda erişebildiğim akademik arkeoloji yayınlarında kesinleşmiş bir etimoloji bulunmuyor.
Bu nedenle “Küpesik kesin olarak şu anlama gelir” şeklinde bir hüküm vermek doğru olmaz.
Bölgenin yerel tarih anlatılarında ve bazı derlemelerde kelimenin “küpe”, “küpeli” gibi Türkçe kelimelerle ilişkilendirildiği görülse de bu açıklamanın arkeolojik ve tarihî bir etimoloji olarak kanıtlandığını söylemek mümkün değil.
Buna karşılık Küpesük/Saztepe adının Erzincan'ın yakın tarihindeki kullanımının da sürdüğü görülüyor. Örneğin Muhammed Beşir el-Erzincânî'nin biyografik kayıtlarında doğum yeri Küpesük (Saztepe) Köyü olarak veriliyor.
Koruma açısından dikkat çekici bir alan
Saztepe'nin arkeolojik önemi yalnızca akademik yayınlarda değil, koruma kayıtlarında da görülüyor.
TBMM'ye sunulan Kültür Envanteri belgelerinde “Saztepe Höyüğü”, Akyazı başlığı altında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak kaydedilmiş. Kayıtta alanın Saztepe ve Küçük Çakırman köyleriyle ilişkili olduğu ve karar tarihinin 12 Eylül 1991 olduğu belirtiliyor.
Bu kayıt, Saztepe'nin sıradan bir arazi yükseltisi değil, resmî koruma statüsüne konu olmuş bir arkeolojik alan olduğunu gösteriyor.
Asıl cevap kazılarda gizli
Bugünkü veriler önemli bir tablo ortaya koyuyor:
Küpesik Höyük, Erken Tunç Çağı'na kadar uzanan yerleşim izleri ve yaklaşık 6 metrelik kültür dolgusu nedeniyle Erzincan Ovası'nın erken dönem tarihi açısından büyük önem taşıyor.
Saztepe/Cimintepe II ise özellikle Urartu sonrası ve Akhaimenid dönemlerini anlamak için dikkat çekici bir merkez. Üçgen ve fisto bezemeli seramikleri, araştırmacıların bölgedeki kültürel dönüşümü takip etmesine imkân sağlıyor.
Ve bütün bu merkezlerin hemen yanında Altıntepe bulunuyor.
Bu nedenle Erzincan Ovası'nın doğusunda bugün sessiz görünen bu tepeler, aslında MÖ III. binyıldan Geç Demir Çağı'na, Urartu'dan Akhaimenid dönemine uzanan çok katmanlı bir tarihî coğrafyanın izlerini taşıyor.
Ancak mevcut çalışmaların önemli bölümü yüzey araştırmalarına dayanıyor. Küpesik ve Saztepe'nin birbirleriyle, Altıntepe'yle ve çevredeki diğer yerleşimlerle ilişkisini kesinleştirecek kapsamlı kazıların yapılması halinde Erzincan'ın eskiçağ tarihine ilişkin bugün cevaplanamayan birçok sorunun daha net hale gelmesi mümkün olabilir.
Akademik kaynaklar
- Karaosmanoğlu, Mehmet – Işıklı, Mehmet – Caner, Eyüp, “Erzincan-Altıntepe ve Çevresi Yüzey Araştırmaları”, Anadolu’nun Zirvesinde Türk Arkeolojisinin 40 Yılı, 2014, s. 505-514.
- Işıklı, Mehmet – Özdemir, Mehmet Ali, “Erzincan, Saztepe (Cimintepe II): Akhaimenid Dönemi İçin Bölgesel Bir Merkez”, Orta ve Doğu Anadolu Geç Demir Çağı: Post-Urartu, Med ve Akhaimenid İmparatorlukları, Ege Yayınları, 2019, s. 351-382.
- Kosyan, Aram, “The Plain of Erznka in the II-I Millenniums BC”, Fundamental Armenology, 2018. Çalışmada Küpesik Höyük ve Saztepe, Erzincan Ovası'nın erken dönem arkeolojisi içinde ayrı merkezler olarak ele alınıyor.
- Işıklı, Mehmet – Özdemir, Mehmet Ali, Saztepe'nin Geç Demir Çağı/Akhaimenid bağlamındaki değerlendirmeleri.
- Kültür Envanteri/Kültür Bakanlığı kayıtları: Saztepe Höyüğü 1. derece arkeolojik sit alanı olarak kayıtlı.





