Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Erzincan Şubesi, Azerbaycan’da okullarda yürürlüğe giren yeni kıyafet düzenlemesi ve beraberinde getirdiği başörtüsü kısıtlamalarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı, Gazeteci-Yazar Halil İbrahim Özdemir tarafından yapılan açıklamada, inanç özgürlüğü ve eğitim hakkının evrensel değerler olduğu vurgulanarak karardan bir an önce dönülmesi çağrısında bulunuldu.

"Nüfusu Müslüman Bir Bölgede Bu Uygulamayı Anlamakta Güçlük Çekiyoruz"

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir bölgede böyle bir kısıtlamanın hayata geçirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden TYB Erzincan Şube Başkanı Halil İbrahim Özdemir, uygulamanın toplumsal yapılara zarar verdiğini belirterek şunları söyledi:

"Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir coğrafyada böyle bir yasağın uygulanmasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu karar, yetenekli ve parlak zihinleri eğitim hayatının dışına itmekte ve toplumda silinmesi zor derin yaralar açmaktadır. İnanç özgürlüğü ile eğitim hakkı, hiçbir gerekçeyle pazarlık konusu edilemeyecek evrensel insan haklarıdır. Kıyafet düzenlemeleri veya benzer idari kararlar, bu temel hakların engellenmesine meşru bir zemin oluşturamaz."

"Eğitim Özgürlüğü İnsan Hakkının Esasıdır"

Azerbaycan’da 21 Eylül ve 6 Ekim tarihlerinde kabul edilen yeni kıyafet düzenlemelerinin hem öğrencileri hem de eğitimcileri mağdur ettiğine dikkat çeken Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğitim, her bireyin en doğal ve dokunulmaz hakkıdır. Bireylerin inançları veya kıyafet tercihleri nedeniyle eğitim imkânlarından mahrum bırakılması, insan hakları ve eğitim özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Okul kapılarında yaşanan mağduriyetler ve gençlerin eğitim hayallerinin ellerinden alınması derin bir üzüntü kaynağıdır."

"28 Şubat Türkiye’de Toplumsal Kutuplaşmaya ve Beyin Göçüne Yol Açmıştı"

Türkiye'nin geçmişte benzer süreçlerden geçtiğini ve bu kısıtlamaların ağır bedeller doğurduğunu hatırlatan Özdemir, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ülkemiz geçmişte '28 Şubat' zihniyetinin ürünü olan benzer acı tecrübeleri yaşamıştır. Bu anti-demokratik süreç; on binlerce gencimizin eğitim hayatını yarıda bırakmasına, nitelikli beyinlerin yurt dışına gitmek zorunda kalmasına, kamu görevlilerinin mesleklerinden edilmesine ve toplumda derin bir kutuplaşma ile güvensizlik ikliminin doğmasına sebep olmuştur. Ancak Türkiye; toplumsal uzlaşı, insan haklarına saygı ve eğitimde özgürlük anlayışını hakim kılarak bu acı badireleri atlatmış ve huzura kavuşmuştur. Bugün ülkemiz, inanç ve ifade özgürlüğünü teminat altına alarak güçlü bir toplumsal barış ortamı yakalamıştır. Kardeş ülke Azerbaycan’ın da aynı sağduyuyla hareket ederek bu tür tahribatların önüne geçeceğine inanıyoruz."

"Yol Yakınken Yanlıştan Dönülmelidir"

Uygulamanın doğurduğu mağduriyetlerin vakit kaybetmeksizin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Halil İbrahim Özdemir, açıklamasını şu temenniyle tamamladı:

"Toplumsal vicdanı yaralayan bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmesi, hem gençlerimizin geleceği hem de toplumsal huzur açısından hayati önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki zararın neresinden dönülürse kârdır. Kardeş Azerbaycan yetkililerinin, gençlerin eğitim hakkını güvence altına alacak ve bu mağduriyetleri giderecek adımları atacağına inanmak istiyoruz."

Muhabir: H. Sümeyra Turan